<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; kalp</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/tag/kalp/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Clavis Panax</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/clavis-panax-2.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/clavis-panax-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2010 23:27:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel fonksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel performans]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel performans arttırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[clavis]]></category>
		<category><![CDATA[clavis panax]]></category>
		<category><![CDATA[clavispanax]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[damar tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[dr. mustafa eraslan]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar açıcı]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa eraslan]]></category>
		<category><![CDATA[panax]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlama problemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Dr. Mustafa Eraslan’a  ait olan Clavis Panax adlı bitkisel ürün, kalp ve damar açıcı bir ürün olarak dikkat çekiyor.Ayrıca Clavis Panax adlı ürünün kas gücünü, vücut dayanıklılığını ve fiziksel performansı arttırcı (özellikle yoğun egzersiz yapan sporcularda) bir özelliği olduğuda belirtiliyor. Clavis Panax adlı ürünün diğer özellikleri ise Vücut enerjisinin ve dayanıklılığının arttırılması, fiziksel, zihinsel, duygusal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Mustafa Eraslan’a  ait olan <a title="Clavis Panax" href="http://www.clavispanax.com">Clavis Panax</a> adlı bitkisel ürün, <strong>kalp ve damar açıcı bir ürün olarak dikkat çekiyor.Ayrıca Clavis Panax adlı ürünün </strong><strong>k</strong>as gücünü, vücut dayanıklılığını ve fiziksel performansı arttırcı (<em>özellikle yoğun egzersiz yapan sporcularda</em>) bir özelliği olduğuda belirtiliyor. <a title="Clavis Panax" href="http://www.clavispanax.com/">Clavis Panax</a> adlı ürünün diğer özellikleri ise <strong>V</strong>ücut enerjisinin ve dayanıklılığının arttırılması,<strong> f</strong>iziksel, zihinsel, duygusal dinçlik ve kuvvet verici,<strong> e</strong>rkeklerde testesteronu arttırıcı, dengeleyici ve normal seviyesini koruyucu,<strong> e</strong>rkek menopozu (<em>andropoz</em>) semptomlarını azaltıcı,<strong> E</strong>rkeklerde sperm sayısı, miktarı ve hareketliliğinin arttırılması,<strong> C</strong>insel fonksiyonları düzenleyici,<strong> E</strong>rkeklerde iktidarsızlık, sertleşme (<em>ereksiyon</em>), kadınlarda yumurtlama problemlerine karşı yardımcı,<strong> H</strong>er iki cinste de cinsel istek ve libido arttırıcı olmasıdır.<a title="Clavis Panax" href="http://www.clavispanax.com/"> Clavis Panax</a> adlı bitkisel ürünün faydaları saymakla bitmiyor.Clavis Panax adlı ürün www.clavispanax.com da bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/clavis-panax-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp-Dolaşım sistemi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 23:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[damarlar]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşım sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs aortu]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp dolaşım sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kapakçığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kulakçığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[Bir insan vücudu açılıp bütün olarak kalp-dolaşım sistemine bakılabilse, biri bütün vücuda yayılmış ; daha küçük olan diğeri ise doğrudan doğruya ciğerlere bağlı, iç içe iki çemberin bulunduğu görülür. Tam kesiştikleri merkezde öne doğru eğik bir kütle olan kalp yer alır. İki çember, karşılıklı olarak büyük ve küçük kan dolaşımını temsil eder. Görevleri, kanı vücudumuzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_305" class="wp-caption alignleft" style="width: 388px"><img class="size-full wp-image-305" title="Kalp Dolaşım Sistemi" src="http://www.yuzoniki.net/wp-content/uploads/2009/12/Untitled1-1.png" alt="kalp" width="378" height="311" /><p class="wp-caption-text">kalp</p></div>
<p>Bir insan vücudu açılıp bütün olarak kalp-dolaşım sistemine bakılabilse, biri bütün vücuda yayılmış ; daha küçük olan diğeri ise doğrudan doğruya ciğerlere bağlı, iç içe iki çemberin bulunduğu görülür. Tam kesiştikleri merkezde öne doğru eğik bir kütle olan kalp yer alır. İki çember, karşılıklı olarak büyük ve küçük kan dolaşımını temsil eder. Görevleri, kanı vücudumuzun her köşesine ulaştırmaktır.</p>
<p>Bu sistemin çeşitli kısımlarını görelim. Kalp: Yaklaşık 300 gram ağırlığında, yumruk büyüklüğünde (boyutları vücudun iriliği ve ağırlığı ile belli bir orandadır) ve piramit şeklindedir. Dış yüzeyi düz bir görünüştedir. İç bölünmeyi yansıtan biri dikey diğeri yatay iki derin çizgi dış yüzey üzerinde yer alır. Kalbin beslenmesini sağlayan koroner damarlar da buradadır. Dıştan içe doğru gidilince sıra ile üç tabaka karşımıza çıkar:<br />
a) Bir cins koruyucu kese görevini yapan perikard;<br />
b) kalbin hareketlerini sağlayacak yetenekte olan kalbin kas dokusu, miyokard;<br />
c) kalp kapakçıkları içine girmesi nedeniyle özel önem taşıyan endokard (ya da iç tabaka).</p>
<p>Kalbi ortadan ikiye açacak olursak dört boşluğa ayrıldığını görürüz. Bu boşlukların ikisi üstte, ikisi alttadır. Üsttekilere kulakçıklar «atrium = atriyum», alttakilere karıncıklar «ventrikulum=vantrikül» adı verilir. Üst kulakçık, kendisiyle aynı tarafta bulunan karıncıkla bağlantılıdır ve öbür yandaki karıncık veya kulakçıkla ilişkisi yoktur. Bu durumda sağ kulakçık ve karıncıktan oluşan bir sağ kalp, bir de sol kulakçık ve karıncıktan oluşan sol kalp vardır. Kalbin bu iki kısmı, kalın bir duvarla birbirinden ayrılmıştır. Ayrıca sağ ve sol kalbin kulakçıklarıyla karıncıkları da kastan yapılma birer duvarla birbirlerinden ayrılmıştır. Kulakçıklar hizasındaki bu bölmelere atriyum septumu, karıncıklar düzeyindekine de vantrikül septumu adı verilir. Üstteki kulakçıklarla alttaki karıncıklar arasında ulaşım, en dar kısmında iki kapakçık bulunan bir çeşit boru aracılığıyla sağlanır. Sağ kalpteki kapakçığa üçlü kapakçık, sol kalpteki kapakçığa ikili kapakçık veya mitral  kapak  adı  verilir. Kapakçıklar örümcek ağım andıran bir kas sistemiyle kalbin duvarlarına bağlıdır. Bunlara Papiller (ipliksi) kaslar denir. Sağ kulakçığa iki toplardamar ulaşır. Ana toplardamarlar&#8217; adı verilen bu damarlardan üstteki 6-8 cm uzunluğunda, alttaki ise 22-26 cm uzunluğundadır. Sol karıncıktan 2-3 cm uzunluğunda çok kısa ve kalın bir damar olan akciğer atardamarı çıkar.</p>
<p>Akciğerden çıkan akciğer toplardamarları sol kulakçığa ulaşırken, sol karıncıktan da organizmanın ana atardamarı olan aort çıkar. Bu damar, «çıkan aort», «inen aort» olmak üzere ikiye ayrılır. İnen aort&#8221; adı verilen aort yayından başa ve kollara giden bütün atardamarlar; göğüs aortu, karın aortu çıkar. Karın aortu, daha sonra kanı vücudun arka kısmına<br />
ve bacaklara götüren iç ve dış iliak atardamarlarına ayrılır.</p>
<p>Atardamarlar, toplardamarla, çapları milimetrenin 50-200 binde biri kadar olan son derece sık bir ağ oluşturan kılcal damarlar aracılığıyla birleşirler. Kılcal damarlar ağı toplam 100 000 kilometrelik bir uzunluğa ve toplam 6 000 metrekarelik bir alana ulaşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Yetmezliği ve Yetersizliği Nedir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklari/kalp-yetmezligi-ve-yetersizligi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklari/kalp-yetmezligi-ve-yetersizligi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 17:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşım yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[gizli yetmezlik]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp debisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Miyokard yetersizliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Çok yaygın iki hastalığın kaynakları ve özellikleri. Kan toplanması. Kalp hipertrofisi ve gizli yetmezlik.
Dolaşım yetersizliği nedir?
Kalp ve damarların, normal bir kan dolaşımını sağlayamaması ve dolayısıyla beslenme ve artık maddelerin (karbon dioksit ve yararsız hâle gelmiş birtakım maddeler) yok edilmesi görevini yerine getirememesi hâlidir.
Dolaşım yetersizliği ne şekilde sınıflandırılır?
Dolaşım yetersizliği, kalp düzeyinde ya da periferik kan damarları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Çok yaygın iki hastalığın kaynakları ve özellikleri. Kan toplanması. Kalp hipertrofisi ve gizli yetmezlik.</strong></em></p>
<p><strong>Dolaşım yetersizliği nedir?</strong></p>
<p>Kalp ve damarların, normal bir kan dolaşımını sağlayamaması ve dolayısıyla beslenme ve artık maddelerin (karbon dioksit ve yararsız hâle gelmiş birtakım maddeler) yok edilmesi görevini yerine getirememesi hâlidir.</p>
<p><strong>Dolaşım yetersizliği ne şekilde sınıflandırılır?</strong></p>
<p>Dolaşım yetersizliği, kalp düzeyinde ya da periferik kan damarları düzeyinde ortaya çıkışma göre kalp yetersizliği ve kalple ilgili olmayan periferik dolaşım yetersizliği şeklinde sınıflandırılır.<br />
<strong><br />
Periferik dolaşım yetersizliği ne zaman ortaya çıkar?<br />
</strong><br />
Periferik dolaşım yetersizliği, kalbe dönen kan miktarında bir azalma olduğu takdirde ortaya çıkar. Meselâ: Kanama durumunda kan kütlesinde azalma, dokulardan su kaybı, belirli ödemler, ya da periferik damar kapasitesinde bir artış veya periferik damar hastalıkları.<strong></p>
<p>Kan toplanması (veya hücumu) nedir?</strong></p>
<p>Kan toplanması veya hücumu, vücudun bir kısmında kan akışında kaydedilen bir artış (aktif konjestiyon) veya bir durgunlaşmadır (pasif konjestiyon). Kalple ilgili olmayan nedenler sonucunda da meydana gelebilir. Ancak bu nedenlerin içinde de ikinci derecede bir kalp yetersizliği söz konusu olabilir. Kan hücumu iki ayrı mekanizmadan hareket ederek ortaya çıkar: 1) Kan kütlesinde gerçek bir artış, yani hiperhidratasyon (dokularda aşırı miktarda su bulunması), organizmamıza giren eriyik miktarında artış, akut böbrek yetersizliği, kortizonlu ilaçlarla uzun süreli tedavi gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak, kandaki su ve tuz (meselâ sodyum) miktarında bir birikim. 2) Atar ve toplardamar fistülleri, ağır anemi vakaları ve ağır sirozlarda olduğu gibi kalbe gelen toplardamar kanında bir artma ve çevre damarlarının dirençlerinde bir azalma kaydedildiği durumlarda.</p>
<p><strong>Kalp yetersizliği nedir?</strong></p>
<p>Kalp yetersizliği veya kalp yetmezliğiyle anlatılmak istenen, kalbin, organizmanın hayatî ihtiyaçlarım karşılayacak miktarda kan pompalayamaması hâlidir.</p>
<p><strong>Kalp yetersizliği ne gibi sınıflara ayrılabilir?</strong></p>
<p>Kalp yetersizliği, ortaya çıkış nedenine bağlı olarak üç değişik sınıfa ayrılabilir: Kalp kası ya da miyokardm görevini yapmak için yeterli enerjiye sahip olmadığı zaman ortaya çıkan miyokard yetersizliği; kalp kasılma ve gevşeme hareketlerini yapamaz hâle geldiği zaman sözünü ettiğimiz mekanik anomalilerle beliren bir yetersizlik; kalbe dönen kan miktarındaki değişmelere bağlı yetersizlik.</p>
<p><strong>Miyokard yetersizliğine yol açabilecek mekanik anomaliler nelerdir?</strong></p>
<p>En bilinen mekanik anomaliler şunlardır: Arter yüksek tansiyonu, damar sertliği veya kapakçık ve aort stenozu gibi durumlarda olduğu şekilde kalın damarların dirençlerindeki bir artma nedeniyle kanın sol karıncıktan dışarı itilmesinde bir güçlük; bir kapakçık (mitral, aort, pulmoner) yetersizliği veya kalp duvarlarındaki doğuştan iletişim bozukluklarına bağlı olarak kanın kalpten akciğere, akciğerden kalbe geçtiği yerde, kan akımının karışmasına sebep olan delik nedeniyle kalpten çıkarak periferik damarlara giden kan miktarında bir azalma; özellikle kalp boşluklarındaki gevşeme olmak üzere kalbin sadece mekanik etkinliğinde kendini gösteren perikarditte olduğu gibi perikard zorlanması ya da perikard boşaltması veya kalbin sıkışması durumu; karıncık duvarı düzeyinde hemodinamik bakımdan ölü sayılan durgunlaşmış kan nedeniyle, kalpten çıkıp periferik damarlara giden kan miktarında normale oranla bir azalmanın kaydedildiği vantriküler anevrizma.<strong></p>
<p>Gerçek miyokard yetersizliğinden, diğer bir deyişle müsküler (kasla ilgili) pompa yetersizliğnden ne zaman söz edilir?</strong></p>
<p>Gerçek miyokard yetersizliği, diğer bir deyişle kalp pompasının kasılma görevini yapamaması hâli, birincil nedenlere, yani kalp kası yapısıyla ilgili nedenlere bağlıdır. Bunların hepsi miyokard hastalıklarıdır: Miyokard liflerinin bazı maddeleri kullanamama hâli (metabolik yanılgılar), miyokardın kaslı kütlesinde birincil bir hipertrofi (az gelişme). Bundan başka miyokardın dinamik yetersizliğine yol açan ikinci derecede kalp yetersizlikleri, yani kalp liflerinin esnekliğini kaybetmesi nedeniyle kalp boşluklarında bir genişlemeden söz edilebilir.</p>
<p><strong>Ritim rahatsızlıkları, neden kalp yetersizliğine yol açabilmektedir?</strong></p>
<p>Atriyal fibrilasyon, atriyal flater, ekstrasistol gibi ritim rahatsızlıkları kalbin dinamik fonksiyonunu değiştirmeleri nedeniyle bir kalp yetersizliğine yol açabilirler. Meselâ atriyal fibrilasyon, atriyumda etkisiz bir kasılma nedeniyle, periferik damarlara gönderilen kan miktarında yaklaşık % 20 kadar bir azalmaya neden olur. Değişebilen bir süre boyunca atriyovantriküler faaliyetin olmadığı kalp durması ve vantriküler mekanik bir faaliyetin görülmediği vantriküler fibrilasyon daha ağır bir tablo oluşturur. Buna bağlı olarak, kalp frekansının artması veya azalmasında aşın uçlar görülür. Bir yandan dakikada 180 vuruşa çıkarken, diğer taraftan 40 vuruşa inebilir.<br />
<strong><br />
Normal şartlarda kalp nasıl hareket eder?</strong></p>
<p>Normal faaliyet şartları içinde kalp, sistol adı verilen dönemde kasılır, diyastol adı verilen dönemde ise gevşer. Sistol sırasında, yani kasılma sırasında sol karıncık, kalın damarlar aracılığıyla arter kanını dolaşıma yollar. Diyastol, yani gevşeme sırasında kalp boşlukları kanla dolar. Sağ kulakçık ve sağ karıncık, üst ve alt ana toplardamarlar (vena cava superior-vena cava inferior) aracılığıyla dolaşımdan gelen kanı; sol kulakçık ve sol karıncık ise pulmoner damarlardan gelen kam alır.</p>
<p><strong>Sistolik atış ve kalp debisi ne anlama gelir?</strong></p>
<p>Sistolik atış, normal bir kimsede kalp boşluklarının her kasılmasında (sistol) dışarı atılan kan miktarıdır. Bu miktar 40 ile 70 sm3 arasında değişir. Buna karşılık kalp debisi, bir dakika içindeki sistol sayısına, yani kasılmalara göre sistolik atış ürünü anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle kalp debisi, bir dakika içinde kalp boşluklarında dolaşan kan miktarıdır. Sağlıklı bir kimsede debi, dakikada 3-3,5 ile 6 litre arasında değişir. Meselâ dakikada 60 vuruşluk bir kalp frekansı ve cinsiyet, yaş ve ağırlığa göre değerlendirilmiş yaklaşık 70 sm3 dolaylarında bir sistolik atış kaydedilmişse, dakikadaki kalp debisi 4 litre dolaylarındadır.</p>
<p><strong>Normal bir insanda belli bir efor karşısında kalp ne tür hareket eder?</strong></p>
<p>Bir efor karşısında sağlıklı bir kalbin gerek frekansında, gerekse kasılma kuvvetinde bir artış kaydedilir. Bir başka deyişle daha hızlı çarpar; sistolik atış ve kalp debisinde bir artma olur. Belli sınırlar içinde eforun artmasıyla birlikte karıncık boşluğu diyastol sırasında çok genişler, müsküler lifler daha enerjik bir şekilde kasılarak cevap verirler ve bunun sonucunda sistolik atış artar ve kalp boşluklarının tümüyle boşalması olayı ortaya çıkar. Buna paralel olarak solunum frekansında da bir artış görülür.</p>
<p><strong>Kalp yetmezliği ya da kalp yetersizliğinde ne oluyor?</strong></p>
<p>Kalp, vücut için gerekli olan kam yeterli miktarda pompalayamaz hâle geldiği zaman kalp yetmezliği ortaya çıkar Bu durum, tamamen miyokardla ilgili bir hastalık olabileceği gibi, yüksek tansiyon ve aort ya da akciğer stenozunda olduğu gibi normal dışı bir dirençle kalbe fazla iş yüklenmesiyle de ilgili olabilir. Hattâ aort, triküspid, mitral kapakçık yetersizliklerinde olduğu gibi, sistol hacmi, ya da sistolik atışın artması gerekliliği veya ağır bir anemi ya da tirotoksikozis (tiroid bezinin aşın hormon salgılaması sonucunda zehirlenme) krizinde görüldüğü gibi çok yoğun bir kan oluşumu ihtiyacı oluşumuyla bağlantılıdır. Başlıca veri, ilgili karıncığın, sistol sırasında yeter derecede kasılmamasıdır. Bunun sonucunda vantriküler boşlukta tamamlanmamış bir boşaltma meydana gelir. Böylece artık kan, karıncıkta bir genişlemeye yol açarak diyastol sırasında, yeniden doldurma basıncında bir artışa sebep olur. Bu durum, bir kapakçık stenozunda ortaya çıkabilir. Bir kapakçık yetersizliği, değişikliğe uğramış kapağın tepesinde ve eteğinde bir boşluk genişlemesine yol açar. Aynı anda büyük kan hacmi, kalbi zorlar ve kalp yeterli bir kan akışım sağlamak için daha kuvvetli çalışmak zorunda kalır. Bu telâfi mekanizmaları er ya da geç yetersiz hâle gelir ve kalp vücudun ihtiyacım tam anlamıyla karşılayamaz.</p>
<p><strong>Bu durumda kalbin yararlandığı telâfi mekanizması ya da yedek mekanizmalar nelerdir?</strong></p>
<p>Kalp, birdenbire tehlikeli bir durumla karşılaştığı zaman üç yedek mekanizmadan yararlanır: Birinci mekanizma taşikardi (frekans artışı); ikinci mekanizma damar duvarının gerginliğinde (tonüsünde) bir artma; üçüncü mekanizma organizmada su tutulmasıdır. Şayet güç durum zamanla devam edecek olursa kalbin yararlanacağı yedek mekanizmalar, kalp boşluklarının genişlemesindeki bir artışla belirlenir. Kasılma faaliyeti azalır, periferiye yollanacak kan miktarı artar. Bu durumda bir hipertrofi ortaya çıkar. Daha açıkçası kalbin kas liflerinin hacminde bir artış kaydedilir.</p>
<p><strong>Kalp hipertrofisi nedir?</strong></p>
<p>Kalp hipertrofisi, tek miyokard liflerinin hacminde bir artış sonucunda kalbin kas kütlesinde artma ile kendini gösteren bir telâfi mekanizmasıdır. Kalp ve dolaşım yetmezliği durumuna göre miyokard hipertrofisinin derecesi değişiklik gösterir. Bu hipertrofi, genellikle yetmezliğin kronikliği ve süresiyle aynı doğrultuda artma eğilimindedir. Miyokard, doğrudan doğruya lezyonun etkisinde bulunmadığı takdirde işin karıncığa fazla yüklendiği bir hipertrofiye yol açar. İdyopatik (kendiliğinden olan, kaynağı bilinmeyen miyokard) hipertrofisi veya yüksek tansiyonlu kalp hastalığında görüldüğü gibi tamamen miyokardla ilglii bir lezyon olduğu zaman hipertrofi çok daha belirgindir. Kalp-dolaşım yetmezliğinin, koro-ner damarlarla ilgili iskemik bir hastalığa bağlı olduğu durumda miyokard, hi-pertrofik olmaktan ziyade gevşek bir hal alabilir veya epeyce incelir ve enfarktüslerin oluştuğu bölgelerde kabuksu bir dokuya dönüşür.<strong></p>
<p>Kalp yetersizliği sık görülür mü?</strong></p>
<p>Evet. Kalp yetersizliğinin görülme oranı, hastanın yaşıyla birlikte artar. Genel olarak % 25 dolayındayken 60 yaşından sonra % 50&#8242;yi bulan bir seviyeye yükselir. Bu çok yaygın hastalık karşısında doktorun görevi çok geniş ve önemlidir.<strong></p>
<p>Akut kalp yetmezliği veya yetersizliğinden ne zaman söz edilir?</strong></p>
<p>Birdenbire ortaya çıkan periferik düzeyde bir kan üretimi eksikliği veya pul-moner konjestiyon (kan hücumu) hâlinde kalbin çalışmasını tehlikeye sokan bütün patolojik hallerde akut kalp yetersizliğinden bahsedilir. Meselâ yaygın bir mi-yokard enfarktüsü, bir yüksek tansiyon krizi, bir tirotoksikozis, aort ya da mitral kapakçık rahatsızlıktan, bir kalp sıkışıklığı, perikardit ve atriyal tümörlerde olduğu gibi.</p>
<p><strong>Latent (gizil) yetmezlik nedir?</strong></p>
<p>Hasta dinlenme halindeyken belirti vermeyen, fakat fizik bir çaba, ateş, sistemik hastalıklar, heyecanlar, gebelik gibi özel gerilim hallerinde ortaya çıkan yetersizlik durumunda latent yetersizlik, latent yetmezlik veya çaba yetmezliğinden söz edilir.</p>
<p><strong>Ne zaman kronik yetmezlikten söz edilir?</strong></p>
<p>Kalp rahatsızlıkları, her zaman, hattâ dinlenme sırasında da olduğu takdirde kronik bir kalp yetersizliği söz konusudur. Bu durumu, konjenital kalp hastalıkları, kapakçık bozuklukları, dejeneratif kalp hastalıkları, kronik perikardit gibi daha önceki yulara ait bir kalp hastalığı sonucunda ortaya çıkan bir miyokard zayıflığının son hâli şeklinde tanımlayabiliriz.<strong></p>
<p>Hangi durumda sol yetmezlikten söz edilir?</strong></p>
<p>Sol karıncığın mekanik kasılma görevi tehlikeye girince, yani karıncık artık normal kasılmıyorsa sol yetersizlik, ya da sol kalp yetmezliğinden söz edilir. Bunun sonucunda sistolik atışta bir azalma, pul-moner kılcal damarlar basıncında bir artma ve bir pulmoner konjestiyon ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Hangi durumda sağ yetmezlikten   söz edilir?</strong></p>
<p>Öncelikle sağ boşluğun kasılma görevi tehlikeye girdiği takdirde sağ kalp yetmezliğinden söz edilir. Bunun sonucunda sağ karıncığın sistolik atışında bir azalma; merkezî damar basıncında bir yükselmeye yol açan sağ kulakçık düzeyinde bir basınç artışı ve bazı organlarda çok belli olan dolaşımla ilgili staz (bir engel yüzünden karan damarlarda dolaşmasının güçleşmesi, birikme) ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklari/kalp-yetmezligi-ve-yetersizligi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Hastalıklarında Cerrahi Tedavi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklarinda-cerrahi-tedavi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklarinda-cerrahi-tedavi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:36:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok kalp hastalığı bugün cerrahi yoldan tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviye imkân bulunmadığı hâllerde, sebepler, hastanın genel şartlarında ve hastalık prosesinin agırlığında aranmalıdır. Ameliyatlar, çeşitli kalp hastalıklarına göre iki büyük gruba ayrılabilir: Açık kalp ameliyatları ve kapalı kalp ameliyatları. Bu son grupta kalp faaliyetinin kesilmesini gerektirmeyen ameliyatlar yer alır. Birinci durumda ise ameliyatı yapmak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok kalp hastalığı bugün cerrahi yoldan tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviye imkân bulunmadığı hâllerde, sebepler, hastanın genel şartlarında ve hastalık prosesinin agırlığında aranmalıdır. Ameliyatlar, çeşitli kalp hastalıklarına göre iki büyük gruba ayrılabilir: Açık kalp ameliyatları ve kapalı kalp ameliyatları. Bu son grupta kalp faaliyetinin kesilmesini gerektirmeyen ameliyatlar yer alır. Birinci durumda ise ameliyatı yapmak için yeterli bir süre boyunca kalp dolaşımı, zaman sorunları ve ameliyat güçlükleri nedeniyle yavaşlatılmalı veya durdurulmalıdır. İzole hipotermi (gittikçe daha az kullanılmaktadır), kişinin soğutulması yoluyla elde edilir ve bir su ve buz banyosu ya da soğutucu bir aygıtla yapılır. Bunun içinde devamlı olarak alınan ve tekrar dolaşıma sokulan kan soğutulur. Halbuki vücut dışı dolaşım tekniği, fizyolojik fonksiyonun simi hâle getirilerek tam olarak durdurulmasından ibarettir. Açık kalp   cerrahisi   özellikle konjenital kardiyopatilerde, yani doğuştan beri var olan kalp anomalilerinde uygulanır. Sonradan olma kalp hastalıkları da cerrahi yoldan tedavi edilebilir. Koroner damar hastalıklarında çok defa hastayı korkunç ağrılardan kurtarmak için uygulanan ameliyatlar (aort-koroner by-pass&#8217;ı), daha yakın zamanlara rastlar. Pace-maker, kalbin elektrik kontrolü yerine geçer.<br />
Kısmi ve total suni kalp nakilleri de kalp cerrahisine dahildir.<br />
Kısmi suni kalpler için iki tip ayırt etmekteyiz: Seri halde ve paralel halde. Birincisi De Bakey&#8217;in sistemine; ikincisi ise yine Amerikalı Kantrowitz&#8217;in sistemine aittir. Bu kalpler, dış basınç pompasına kumanda etmek için özel bir elektrokar-diyogram dalgasından yararlanan bir elektronik mekinazma aracılığıyla hastanın kalp atışma uydurulur. Tam kalp naklinde ise yeni kalp tamamen hastanın kalbinin yerini alır.<br />
Aşağıda bir kalp transplantasyonu görülmektedir. Alıcının kalbinin bir kısmı ana kısımlarıyla korunmuştur. Alıcı kalp hazırlanmaktadır: A) Vücut dışı dolaşıma uygulanmakta, siyahla gösterilen ensizyon çizgileri boyunca griyle görünen kısım çıkarılmaktadır. B) Alıcı kalbin kısmı yerinde kalmaktadır. C) Kalbin transplantasyon sonrasındaki durumu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-hastaliklarinda-cerrahi-tedavi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damar Hastalıkları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/damar-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/damar-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[damarlar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Dünya nüfusunun yaklaşık % 35&#8242;i (çoğunluğu kadın) bu rahatsızlıktan, kan damarlarının genişlemesinden şikâyetçidir. Bunlara varisli damarlar adı verilir. Varisin en çok görüldüğü yerler bacaklar ve ayaklardır. Ancak özofagusta (yemek borusu) ya da rektumda (kalın bağırsağın son kısmı) da görülebilirler.
Varislerin en sık meydana geldiği iki damar vardır: İç ve dış saf en toplardamarları (bacakta). Varislerin oluşmasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya nüfusunun yaklaşık % 35&#8242;i (çoğunluğu kadın) bu rahatsızlıktan, kan damarlarının genişlemesinden şikâyetçidir. Bunlara varisli damarlar adı verilir. Varisin en çok görüldüğü yerler bacaklar ve ayaklardır. Ancak özofagusta (yemek borusu) ya da rektumda (kalın bağırsağın son kısmı) da görülebilirler.<br />
Varislerin en sık meydana geldiği iki damar vardır: İç ve dış saf en toplardamarları (bacakta). Varislerin oluşmasında rol oynayan nedenler çeşitlidir. Bir flebit sonrasında ortaya çıkan damar genişlemelerine postfIebit (flebit sonrası) varisleri denir. Damarlarda doğuştan olan bozukluklar nedeniyle çocukluktan itibaren ortaya çıkabilir, ya da hamileliğin son aylarında belirebilirler. En önemli varis sınıfı (tüm varislerin % 90&#8242;ı böyledir) nedeni belli olmayan varislerdir. Bunların bu şekilde adlandırılmalarının sebebi herhangi bir hastalık sonucunda ortaya çıkmamalarıdır.<br />
Nedbeleştirici tedaviden (tıkanmaya yol açacak kimyasal bir eriyiğin ilgili damara verilmesi) sonra kanın kendine bir yol açması ve varisli durumu yeniden iyileştirmesi imkânı vardır. Şekilde de görüldüğü gibi işlem derin dolaşımı ilgilendirebilir. İlerlemiş durumda, normal kan dolaşımını sağlayacak yetenekte toplardamar bulunmaması nedeniyle yüzeydeki damarda bir kırışıklık belirir. Bununla birlikte yetersizdir. Kan, derin damarda hâlâ bir delik aramak zorundadır. Bu durumda gücünü kaybeden toplardamar, varis faaliyetinin merkezi hâline gelir. Sağda, &#8220;safen&#8221;in çıkarılması görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/damar-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Yetersizliği &#8211; Kalp Yetmezliği</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-yetersizligi-kalp-yetmezligi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-yetersizligi-kalp-yetmezligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:32:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Bazı hastalıkların sık rastlanan ve çok defa kötü sonuçlanan komplikasyonudur: Başlıca sebepler romatizma sonucu ortaya çıkan stenoz (darlık), aort yetersizliği ve mitral kapak yetersizliğidir. Zamanla kalbin pompa işlemi değişikliğe uğrar ve sol karıncıkta gittikçe daha fazla miktarda kan birikir. Bunun sonucunda tüm akciğer dolaşımında bir yavaşlama başlar. Bu dönemde akut tipte gelişmeler ortaya çıkar.
Aşağıda yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı hastalıkların sık rastlanan ve çok defa kötü sonuçlanan komplikasyonudur: Başlıca sebepler romatizma sonucu ortaya çıkan stenoz (darlık), aort yetersizliği ve mitral kapak yetersizliğidir. Zamanla kalbin pompa işlemi değişikliğe uğrar ve sol karıncıkta gittikçe daha fazla miktarda kan birikir. Bunun sonucunda tüm akciğer dolaşımında bir yavaşlama başlar. Bu dönemde akut tipte gelişmeler ortaya çıkar.</p>
<p>Aşağıda yer alan şemada sol karıncığın akut yetersizliği hâlinde akciğer dolaşımında ne olacağı gösterilmektedir: Artık, kalbin bütün kanı aorta itmek için yeterli kuvveti yoktur. Kalp astımı olarak bilinen dispne krizleri ile birlikte akciğerlerde (siyah oklar) bir zayıflık başgösterir.</p>
<p>Aşağıda, solda normal kalp ve sistol (kırmızı çizgi) ve diyastol (mavi çizgi) sırasında meydana gelen hacim değişik-<br />
likleri görülmektedir. Ortada, birinci telâfi mekanizması taşikardidir; ikincisi ise. büyük bir karşı koyma tepkisi gösteren kas liflerinin büyümesine (hipertrofi) bağlı olarak ortaya çıkan kalp boşluklarının genişlemesidir. Sağdaki şemada yetersizlik dönemi başlamaktadır: Kalp lezyonları çok yaygın olur ve telâfi mekanizmaları yetersiz kalırsa kalp bütün kanı dışarı atmayı ve tamamen boşaltmayı başaramaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-yetersizligi-kalp-yetmezligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/dogustan-gelen-kalp-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/dogustan-gelen-kalp-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalıklar ana rahminde veya doğumdan hemen sonra kalpte ve büyük damarlarda ortaya çıkan hastalıklardır. Dünya çocuk nüfusunun yaklaşık % 3&#8242;ünü kapsar. Hastalıkların nedenleri çok çeşitli olup bazı nedenler de henüz tam bir açıklık kazanmış değildir. Annenin yaşı, kızamık, parotis bezi iltihabı (kabakulak), grip gibi hastalıklara yol açabilecek mikrobik&#8217; faktörler ve farmakolojik etkenler  bu  hastalıklara  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hastalıklar ana rahminde veya doğumdan hemen sonra kalpte ve büyük damarlarda ortaya çıkan hastalıklardır. Dünya çocuk nüfusunun yaklaşık % 3&#8242;ünü kapsar. Hastalıkların nedenleri çok çeşitli olup bazı nedenler de henüz tam bir açıklık kazanmış değildir. Annenin yaşı, kızamık, parotis bezi iltihabı (kabakulak), grip gibi hastalıklara yol açabilecek mikrobik&#8217; faktörler ve farmakolojik etkenler  bu  hastalıklara  sebep  olabilir.</p>
<p>Kalp bölgesinde oluşmuş bir kusur, hayatın ilk ayında anlaşılabilir. Siyanoz (cildin ve mukozaların morarması), dispne (nefes darlığı), taşikardi, kalpten gelen hırıltılı sesler bu bozukluğun belirtileridir. Hastalık klinik olarak ele alınınca az ya da çok belirgin siyanozla anlaşılabileceği gibi, bir göğüs radyografisi veya elektrokardiyogramda behren işaretlerle de anlaşılabilir. Elektrokardiyogram, sol ya da sağ karıncıkta veya her iki karıncıkta bir hipertrofi (aşırı irileşme) ortaya çıkarabilir. Bir göğüs radyografisinde ise, büyümüş ya da küçülmüş normal bir akciğer damarlanmasının belirtileri görülebilir. Bu tür durumlarda (çok ince bir borunun bir damardan sokulup kalbe kadar yollanması) ve kalp-damar radyografisinden yararlanılmaktadır. Aşağıda yer alan dokuz şemada, kulakçıklar ya da karıncıklar içinde doğuştan gelen en önemli kalp hastalıkları görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/dogustan-gelen-kalp-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Endokardit, miyokardit, perikardit</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/endokardit-miyokardit-perikardit.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/endokardit-miyokardit-perikardit.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:27:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Endokardit]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[miyokardit]]></category>
		<category><![CDATA[perikardit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalıklar kalbin normal çalışmasını bozar. Ancak tedavi edildikleri takdirde hiçbir komplikasyon bırakmadan zamanla iyileşmeleri mümkündür. Bu bakımdan hastalığın belirtilerini, nedenlerini ve gelişmesini iyi bilmek gerekir. Pratik olarak ele alınınca bu tür hastalıklar kalbin içinde başlamaz. Bir başka bölgede meydana gelmiş ve daha sonra kan aracılığıyla yayılmış bir hastalığın kalpte yerleşmesi sonunda ortaya çıkar. Hastalık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hastalıklar kalbin normal çalışmasını bozar. Ancak tedavi edildikleri takdirde hiçbir komplikasyon bırakmadan zamanla iyileşmeleri mümkündür. Bu bakımdan hastalığın belirtilerini, nedenlerini ve gelişmesini iyi bilmek gerekir. Pratik olarak ele alınınca bu tür hastalıklar kalbin içinde başlamaz. Bir başka bölgede meydana gelmiş ve daha sonra kan aracılığıyla yayılmış bir hastalığın kalpte yerleşmesi sonunda ortaya çıkar. Hastalık doğrudan doğruya da olabilir. Bu durumda bakteriler veya virüsler kalbe gelir ve yerleşir. Diğer durumlarda mikroplar yerleştikleri yerde hareketsiz dururlar. Ancak bu sırada kas liflerine zarar veren zehirli bir maddenin dolaşıma girmesine neden olurlar. Bu iltihaplanmalara yol açan üçüncü bir sebep de romatizmal kaynaklıdır. Kalp seslerinin boğuklaşması ve elektrokardiyogramda görülen ritim bozuklukları ile kendini belli eden miyokardit çoğunlukla iyileşebilir. Miyokarditin en sık rastlanan bir şekli, iyileşebilirliği ile de büyük önem taşıyan iskemik miyokard hastalığıdır. Bu hastalığın sebebi çok defa koroner damarları bozan damar sertliğidir.</p>
<p>Kalp boşluklarının iç kısmına zarar veren endokardit, her zaman için çok ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. En-dokarditte mikropların öldürücü etkisi vardır. Hastalığın başlıca belirtileri yüksek ateş, titreme, terleme, şiddetli baş ağrısı, kusma ve ishaldir. Bu arada kapakçıklar üzerine yerleşen bakteriler yaraların oluşmasına neden olurlar ve kapakçıklara zarar verirler. Bu durumda hasta, kalp ağrıları da çekmeye başlar. Zarar gören kapakçıklar bölgesinde, içlerinde alyuvarlar, akyuvarlar ve bakteriler bulunan küçük fibrin yığınları, pıhtılaşmalar oluşur. Dolaşım sırasında bu yığınlara devamlı olarak çarpan kan, birkaç parçayı koparabilir. Kanla birlikte sürüklenen bu parçacıklar, organizmanın bir bölümüne doğru yönelecektir. Bu durumda lezyonun ağırlığı, tıkacın büyüklüğünden başka, yerleştiği bölgenin önemine de bağlı olacaktır.</p>
<p>Perikardit, diğer adıyla &#8220;perikard iltihabı&#8221; kalp kasını örten dış zarın iltihaplanmasıdır. Tüberküloz ya da romatizma enfeksiyonlarına bağlı olarak ortaya çıkar. Diğer iltihaplanmalar gibi perikard iltihaplanmaları da akut (had) veya kronik (müzmin, süreğen) olabilir. Sol tarafta, kalbin bir bölümünün kesitini verdik. Küçük şekilde yarım ay biçimindeki normal kapakçıklar görülüyor. Büyütülmüş resimde ise endokard iltihaplanmasına uğramış kapakçıkların durumu açıkça dikkati çekmektedir. Sol alt köşede kuru perikarditi gösteren bir kalp yer almaktadır: Perikardın iki kısmı arasında, kan akışını engelleyen yapışıklıklar oluşmuştur. Sağda miyokard iltihaplanması sonucu değişen miyokard belirgindir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/endokardit-miyokardit-perikardit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Ritmindeki Değişiklikler</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-ritmindeki-degisiklikler.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-ritmindeki-degisiklikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ritmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Aritmiler (kalp ve nabız ritminin bozukluğu) kalp ritmindeki âni değişiklikler sonucu ortaya çıkar. Bundan başka bilinen ritim kontrol merkezlerinden kaynaklanmayan uyarıların kaybolmasına bağlı aritmiler de vardır. Bunlardan birincisi sinüse (kalpte bir uyarı bölgesi) bağlı olarak ortaya çıkar. İkinci tip aritmiler ise heterotopiktir (uyarının olmaması gereken yerde belirmesi). Sinüzal taşikardilerde (kalp atışının hızlanması) dakikada 100-140 çarpışlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aritmiler (kalp ve nabız ritminin bozukluğu) kalp ritmindeki âni değişiklikler sonucu ortaya çıkar. Bundan başka bilinen ritim kontrol merkezlerinden kaynaklanmayan uyarıların kaybolmasına bağlı aritmiler de vardır. Bunlardan birincisi sinüse (kalpte bir uyarı bölgesi) bağlı olarak ortaya çıkar. İkinci tip aritmiler ise heterotopiktir (uyarının olmaması gereken yerde belirmesi). Sinüzal taşikardilerde (kalp atışının hızlanması) dakikada 100-140 çarpışlı bir kalp frekansı kaydedilir; sinüzal bradikardide (kalbin dakikadaki vuruş sayısının azalması) kalp ritminde dakikada 60 vuruşun altında bir yavaşlama görülür. Ritim bozukluklarının önemlileri şunlardır: Atriyal ritim bozukluğunda, dakikada 250-400 kasılma gösteren çok hızlı bir atriyal ritim kaydedilir; atriyal fibrilasyonda ise kulakçıklar çok daha sık kasılır (dakikada ortalama 450 kasılma). Bu durum çalışma açısından yetersizdir; çünkü karıncıklara çok az miktarda kan itebilirler. En sık görülen aritmilerden biri de nöbetle gelen aritmidir. Diğer heterotopik aritmiler ise şunlardır: Ekstrasistol (normal sistol ritmine sonradan eklenen sistol), paroksismal (hastalık belirtilerinin nöbetler hâlinde birden artması) taşikardi, ağır değişikliklere yol açan vantriküler (karıncıkla ilgili) flater ve vantriküler fibrilasyon. Özel aritmiler, kalp faaliyetinin tamamen durması ile beliren kalp bloku, beyne giden kan miktarındaki azalmayla ortaya çıkan Morgagni — Adams — Stokes sendromu, kalp alışındaki âni hızlanma ile belirlenen dal blokunun söz konusu olduğu Wolif — Parkinson — White sendromudur. Burada uyarılar &#8220;His&#8221; demetinin sağ veya sol dalından geçmez. Kalpte bir değişiklik söz konusudur. Uyarının kesilmesi aym &#8220;His* demetinin sağ ya da sol dalı üzerinde münavebeh olarak meydana gelir. Şemada kalbin kesiti ile belli başlı aritmilerin meydana geldiği noktalar belirlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kalp-ritmindeki-degisiklikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hipertansiyon</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hipertansiyon.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hipertansiyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 17:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Yetişkin kimselerde dolaşım sistemindeki bozukluklar, yüksek tansiyona (hipertansiyon) yol açan nedenlerin başında gelir. Hipertansiyonun başlı başına bir hastalık oluşturduğu durumlar vardır. Bundan başka ikincil hipertansiyonlardan da söz edilir. Böyle hallerde arter basıncındaki artma, temel bir hastalığın belirtisidir. Hastalığın nedenleri, zamanında ele alınıp tedaviye gidilirse, hipertansiyon, tam olarak değilse bile, kısmen engellenebilir. Damarlar eskiyip canlılık ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yetişkin kimselerde dolaşım sistemindeki bozukluklar, yüksek tansiyona (hipertansiyon) yol açan nedenlerin başında gelir. Hipertansiyonun başlı başına bir hastalık oluşturduğu durumlar vardır. Bundan başka ikincil hipertansiyonlardan da söz edilir. Böyle hallerde arter basıncındaki artma, temel bir hastalığın belirtisidir. Hastalığın nedenleri, zamanında ele alınıp tedaviye gidilirse, hipertansiyon, tam olarak değilse bile, kısmen engellenebilir. Damarlar eskiyip canlılık ve esnekliklerini kaybettikleri, kırılabilecek ya da pıhtıların oluşmasına yol açacak hâle geldikleri zaman durum değiştirilemeyecek derecede kesin bir görünüş almış demektir. Bu olay kalp ve beyin damarlarında meydana gelmişse çok ağır komplikasyonlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>İkincil hipertansiyonun en sık rastlanan şekli, böbrek hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkar. Bu durumda arter basıncını düzenli bir şekilde ölçmelidir.</p>
<p>Şekilde ölçme işleminin nasıl yapıldığı gösterilmektedir: Aletin manşonu kola sarılıp hava verilerek basınç uygulanır. Bu basınç damarlardan geçen kan akımını durduruncaya kadar, yani sistolik kan basıncından daha fazla oluncaya kadar tatbik edilir (A). Daha sonra özel düğmesi aracılığıyla yavaş yavaş hava bırakılıp basınç azaltılmaya başlanır (B). Basınç düşünce damardan kan geçmeye başlar ve dinleme aletinden ilk nabız sesi duyulur. İşte bu ses sistolik basıncı göstermektedir ve o sırada &#8216;büyük&#8221; tansiyon ölçülür. Bu arada basınç azaltılmaya devam edilir (C). Kan hiçbir ses çıkarmadan geçer (D). Bu da diyastolik basıncı gösterir ve küçük tansiyon ölçülür. Solda normal arter boşluğu ve böbreğe bağlı olarak ortaya çıkan hipertansiyondaki arter boşluğu görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hipertansiyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

