<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; erken boşalma</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/tag/erken-bosalma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Erkeklerin Seks hayatı: En Sık Görülen Cinsel Fonksiyon Bozuklukları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 14:14:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[geç boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[organik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Değişik iktidarsızlık tipleri. İktidarsızlığın organik sebepleri: Şeker, sinir hastalıkları, endokrin hastalıkları. Zehirlenmeyle ilgili olan sebepleri. Penisin ve dokularının sertleşmesi. Organik iktidarsızlık, psikolojik iktidarsızlıktan nasıl ayırt edilir. İktidarsızlığın psikolojik nedenleri.
Erkeklerin cinsî ilişkilerinde görülen fonksiyonel bozukluklarm en sık olanları hangileridir?
Bu rahatsızlıklar üç grupta toplanabilir: 1) İktidarsızlık, 2) erken boşalım (meni atımının çok çabuk gerçekleşmesi), 3) geç boşalım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Değişik iktidarsızlık tipleri. İktidarsızlığın organik sebepleri: Şeker, sinir hastalıkları, endokrin hastalıkları. Zehirlenmeyle ilgili olan sebepleri. Penisin ve dokularının sertleşmesi. Organik iktidarsızlık, psikolojik iktidarsızlıktan nasıl ayırt edilir. İktidarsızlığın psikolojik nedenleri.</strong></em></p>
<p><strong>Erkeklerin cinsî ilişkilerinde görülen fonksiyonel bozukluklarm en sık olanları hangileridir?</strong></p>
<p>Bu rahatsızlıklar üç grupta toplanabilir: 1) İktidarsızlık, 2) erken boşalım (meni atımının çok çabuk gerçekleşmesi), 3) geç boşalım (meni atımının çok güç veya hiç olamaması durumu).</p>
<p><strong>İktidarsızlık nedir?</strong></p>
<p>İktidarsızlık «ereksiyon» olayının (penisin kavernöz cisimlerine kan dolması ile sertleşmesi, dikilme) yetersiz şekilde olması veya hiç olmamasıdır. İktidarsızlıkla ilgili olarak bazı değişik sınıf-landırmalar yapılabilir: Birinci dereceden iktidarsızlık vakalarında hasta, seks ha-yatının başlangıcından beri bu durumdan şikâyet etmiştir ve etmeye devam etmektedir. İkinci dereceden iktidarsızlıklarda hastanın belirli bir zaman için tatmin olduğu, ancak sonradan bu dununla karşı karşıya kaldığı söylenebilir.</p>
<p><strong>Sadece bu iki tip iktidarsızlık olayı mı vardır?</strong></p>
<p>Bazen bu rahatsızlık belirli bir partnerler değil de bir başkasıyla sorun olabilir. Bazı durumlarda da iktidarsızlığın kısmi veya kesin özellik taşıdığı görülür.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>Bu rahatsızlık tek bir patolojik etkene bağlı değildir; tıp dünyasında iktidarsızlık bir semptom olarak kabul edilir. İktidarsızlık başta organik nedenlere ve psikolojik etkenlere bağlıdır.<br />
<strong><br />
Organik sebepler nelerdir?</strong></p>
<p>Organik, sebepler kendi aralarında gruplara ayrılır: Metabolik rahatsızlıklardan kaynaklanan organik nedenler, nörolojik rahatsızlıklardan kaynaklananlar.</p>
<p><strong>İktidarsızlık yapan metabolik rahatsızlıklar nelerdir?</strong></p>
<p>Şeker hastalığı iktidarsızlık   nedeni olabilir. Ancak şeker hastalarının sadece yarısının iktidarsız olması göz önünde tutulursa şekerden olan iktidarsızlık vakalarında psikolojik etkenlerin önemli bir rol oynadığını kabul etmek gerekir.</p>
<p><strong>Nörolojik ve endokrinolojik   nedenler hangileridir?</strong></p>
<p>Dokuların sertleşmesi ile ilgili hastalıkların dahil olduğu nörolojik   hastalıklar ve endokrinolojik rahatsızlıklar iktidarsızlık yapabilir.</p>
<p><strong>Zehirlenmeyle ilgili sebepler nelerdir</strong>?</p>
<p>İktidarsızlık yapan bazı kimyasal maddeler vardır: Çiçeksiz bitkilerle uğraşan çiftçilerde bazı iktidarsızlık vakalarına rastlanmıştır. Bundan başka sakinleştiriciler, tansiyon düşürücü ilaçlar ve ağrı dindirici   maddeler de iktidarsızlık nedeni olabilmektedir. Alkol ve tütünün ereksiyon üzerindeki etkisi olumsuzdur; bütün uyuşturucular da (hafif ve kuvvetli olanlar) cinsel kapasiteyi düşürmektedir.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın diğer organik sebepleri neler olabilir?</strong></p>
<p>Spesifik özellik taşıyan bir hastalık «penis induratyo»sudur. Penisin ve kavernöz cisimlerin sertleşmesi   anlamına gelir. Cinsel ilişkiye imkân veren organ sertleştiği zaman ereksiyon imkânsız hâle girebilir. Mide ameliyatı geçiren kişilerde de iktidarsızlık olabilir.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın öncelikle organik veya psikolojik kökenli olduğu nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Bazı iktidarsızlıklarda arzu hâlâ mevcut iken bazı durumlarda arzu ve istek kaybolur.<br />
Arzu ve istek hâlâ mevcut olduğu zamanlarda organik rahatsızlıklar daha ağır basar, ancak arzu kaybolduğu zaman psikolojik bir neden söz konusu olabilir.</p>
<p><strong>İtktidarsızlığın başlıca psikolojik nedenleri hangileridir?</strong></p>
<p>İktidarsızlığın başlıca psikolojik nedenleri kişinin içinde yatan psikolojik dengesizliklerdir ve bunların kökeni çocuklukta kalmış olabilir: Bunlar da kişiler arasında olan dengesizlikler, cinsel terbiyenin kötü şekilde verilmiş olması yüzünden ortaya çıkan dengesizlikler ve sosyal dengesizlikler şeklinde olabilir.</p>
<p><strong>Ruhsal dengesizliklerin başlıcaları nelerdir?</strong></p>
<p>Bu dengesizliğin sonucu olarak cinsiyet ve seks eziyet yeren bir kavram olarak kabul edilmiş olabilir: Kadının va-ginası erkeğin penisini dişleyecek bir tuzak imajı verebilir.</p>
<p><strong>Sosyal düzeyde olan kişiler arası dengesizlikler nelerdir?</strong></p>
<p>Grupları ilgilendiren bütün dengesizlikler, evlilik ve aile dengesizlikleri iktidarsızlık yapabilir. Seksle ilgili yanlış bilgiler de (tatmin olabilmek için jenital organların belirli boyutlarda olması gerektiği gibi) iktidarsızlık nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Kişi ilk rahatsızlık işaretleri belirdiği zaman ne yapar?</strong></p>
<p>İktidarsız kişi son derece huzursuz ve kuşkulu bir kişidir ve bu yüzden bu konuyu bir ölüm kalım sorunu hâline getirir.</p>
<p><strong>İktidarsızlık vakalarında uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>
<p>Birçok neden söz konusu olduğu için uygulanan tedavi yöntemleri de birden fazladır; hastalığa sebep olan organik neden yok edilse bile iktidarsızlık geçmeye-bilir, çünkü bu organik rahatsızlık psikolojik düzeyde birçok rahatsızlık doğurmuştur; işte bunların da birer birer tedavi edilmesi gerekir.<strong></p>
<p>Ejakülasyon prekos (erken boşalım) nedir?.</strong></p>
<p>Meninin cinsi münasebetin hemen ba-şında akmasıdır. Penisin kadının jenital organlarına temasını mümkün kılmayan<br />
ejakülasyon prekos durumu olduğu gibi, uzun bir zaman sonra olan ama, buna rağmen kişiyi tatmin etmeyen ejakülasyon prekos durumu da söz konusu olabilir. Bu kişi de çok huzursuzdur. Erken boşalım vakalarında organik nedenler çok ender olarak karşımıza çıkar, önde gelen nedenler psikolojik değer taşır ve kadın-dan korkma şeklinde dahi olabilir.</p>
<p><strong>Ejakülasyon prekos durumu nasıl tedavi edilebilir?</strong></p>
<p>Eğer varsa organik nedenler tedavi edilmelidir. Psikolojik kökenli rahatsızlıklarda depresyonu önleyen maddeler kullanılır. Bu maddeler boşalım refikinin biyokimyasal kontrolünü sağlar. Ayrıca eşin iş birliği ile hâstanın vücudu-nun en duyarlı kısımları tespit edilmeli ve zevk veren uyarıların neler olduğu açığa konmalıdır.</p>
<p><strong>Geç boşalım veya imkansız boşalım nedir?</strong></p>
<p>Bu, uzun zamandan beri bilinen bir rahatsızlıktır ama, şimdi çok az görülmektedir. Bu geç boşalan kişilerin çok kuvvetli oldukları zannediliyordu ama, asılında bu kişilerin zevk dereceleri çok düşüktür.<br />
Bu durumda da rahatsızlık değişik derecelerde olabilir. Bazıları geç boşalır, bazıları hiç boşalamaz veya ancak erotik rüyalar sonucu tatmin olabilir. Bu hastalığın nedenleri kesin olarak bilinmiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Seks Hayatı: İçgüdü ve Arzu</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 11:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[geç boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[İçgüdü ve arzu arasındaki fark nedir. İçgüdü hangi köklere dayanır. Bütün embriyonlar altıncı haftaya kadar dişidir, Erkek cinsiyeti içgüdüsünün yavaş yavaş terbiye edilmesi. Uyarı ve ereksiyon. Ereksiyon ne zaman azalır veya tamamen yok olur. Orgazm ve meni atımı. Cevap vermeyen ve etkisiz kalan devre nedir.
Erkekte seksüel tahrik nasıl açıklanabilir?
Erkekte seksüel tahrik organik ve psikolojik unsurların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İçgüdü ve arzu arasındaki fark nedir. İçgüdü hangi köklere dayanır. Bütün embriyonlar altıncı haftaya kadar dişidir, Erkek cinsiyeti içgüdüsünün yavaş yavaş terbiye edilmesi. Uyarı ve ereksiyon. Ereksiyon ne zaman azalır veya tamamen yok olur. Orgazm ve meni atımı. Cevap vermeyen ve etkisiz kalan devre nedir.</strong></em></p>
<p><strong>Erkekte seksüel tahrik nasıl açıklanabilir?</strong></p>
<p>Erkekte seksüel tahrik organik ve psikolojik unsurların katıldığı karmaşık bir olaydır. Bu olayın organik kökeninde psikolojik durum, hormon salgılanması ve kan dolaşımım görmek mümkündür. Bu organik birleşime içgüdü adı verilir; bu birleşimin genetik ve vücut yapışma ait özellikler taşıdığını söyleyebiliriz. Erkekte seksüel tahrikin etkili olmasına katkıda bulunan psikolojik öğeler de kişinin hayatı, kültür derecesi, içinde bulunduğu anla ilgili psikolojik ve heyecan verici, his etkenleridir. Bu etkenlerin bütününe «arzu» diyoruz.</p>
<p><strong>Erkekte seksüel tahrikin ortaya çıkmasında içgüdü ve arzu kendi başlarına mı, yoksa birlikte mi rol oynar?</strong></p>
<p>İçgüdü ve arzu her zaman birbirinden kopmayan iki etken olarak kabul edilmiştir. Ancak bu iki etkenden birinin daha üstün ve öncelikli olması doğal sayılabilir. Bazı belirli durumlarda içgüdü daha evvel harekete geçer.</p>
<p><strong>Meselâ ne zaman?</strong></p>
<p>Meselâ uzun süren bir seksüel tatminsizlik devresinden sonra, tahrik kuvvetinin ortaya çıkması, en başta içgüdünün ritmik ve tekrarlı faaliyetine bağlıdır.</p>
<p><strong>O halde bu durumda içgüdü organizma-nın bir ihtiyacı olarak kabul edilebilir mi?</strong></p>
<p>Evet, içgüdü için ihtiyaç kelimesini kullanabiliriz. Bu da içgüdü ve arzu arasındaki farkı daha bariz şekilde ortaya koyacaktır: Arzu hiçbir zaman kişi tarafından şiddetle istenen bir unsur olmamıştır.</p>
<p><strong>Tahrikte o arzu hangi şartlarda öncelik kazanır?</strong><br />
Çiftli ilişkilerde içgüdü serbest bir seçim yolu olarak kalırken arzu öncelik kazanır.</p>
<p><strong>Erkekte İçgüdü ve arzudan meydana gelen tahrik hangi köklere dayanır?</strong></p>
<p>Kişinin büyümesi sırasında içgüdü ve arzu eşit adımlarla ilerler, ama bu sorunun daha açık bir şekilde görülmesi için tahrik kuvvetinin esas kökenine inmek gerekir. Uzun süre beraber yaşamak, ço cuk sahibi olmak ve özellikle erkek çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftin arzusunda zaten sonradan yeni doğanın cinsel tahrik kuvvetini oluşturacak ilk tohum bulunmaktadır. Eğer gebe kalan kadın bu erkek arzusunun üzerinde giderse erkekte seksüel tahrikin ilk menşelerini burada bulmak mümkün olabilir. Günümüzde biyoloji, bu varsayıma birçok şey eklemiştir.</p>
<p><strong>Biyoloji bu konuda neler söylüyor?</strong></p>
<p>Bugün biyologların hemfikir oldukları bir konu vardır: Anne kanundaki fetüsün cinsiyeti bir zamanlar düşünüldüğü gibi nötr değil ama, dişidir. Altıncı haftadan sonra bu fetüs bazı hormonal etkenler yüzünden erkeğe dönüşebilir.</p>
<p><strong>Bu konu erkekteki seksüel arzunun kökenlerine nasıl bağlanabilir?</strong></p>
<p>Geleceğin erkeği muhakkak ki annenin rahmi içinde geçen hayatını hatırlamaz ama, yine de kendisinde bu dişilik durumundan kurtulmak ve kesin erkeklik kavramına girmek için derin bir biyolojik reaksiyon oluşabilir: Şiddetlilik, yırtıcılık, saldırganlık, sertlik gibi kavramlar tabii sonradan, yılların geçmesiyle ortaya çıkacak etkenlerdir. Erkekte var olan tahrik kuvveti ve arzu saldırganlığına ve sertliğine karışacak, kuvvetlilik esasına dayanan psikolojik öğeler bir yerde erkek cinsiyetinin itici kuvvetinin kesin bir anlam kazanmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Dış dünya ve kültür, erkeklik arzusunu yönlendirir mi?</strong></p>
<p>Freud ve ondan sonraki psikanalistlerin aynı fikirde oldukları bir konu da şudur: Erkek çocuklar önce annelerin istekleriyle doldurulduğu ve başarıya itildikleri halde, sonradan kendilerini daha erkeksi hissetmeleri için cinsiyet gelişimlerinin içinde yalnız bırakılmışlar ve kendilerini hemen çiftli ilişkiler içinde bulmuşlardır. Bu konuda kültür ve çevre şartlarının önemi büyüktür.</p>
<p><strong>Arzunun gelişmesine katkıda bulunan diğer şartlar nelerdir?</strong></p>
<p>Her şeyden evvel erkeğin jenital organı; gözle görünen, elle dokunulabilen ve gerçek olmasının kanıtı olarak erkek tarafından her an yanında taşınan bir elemandır. Bu organ, bütün bu özellikleriyle erkeğin arzusunun ortaya çıkmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Bu arzu erkeğin tek yanlı bir ifadesi olarak kabul edilebilir mi?</strong></p>
<p>Hayır, bu arzu erkeğin tek yanlı bir ifadesi sayılamaz; arzunun erkeğin eşinin arzusu tarafından kabul edilmesi, desteklenmesi gerekir. Eşinin kendisini arzu etmemesini anlaması sonucu erkeğin arzusu bloke olabilir veya tamamen yok olur.</p>
<p><strong>Kişinin gelişimi sırasında içgüdü tabii bir gelişim izliyor denir. Bu doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet, içgüdü gelişen cinsiyetin gelişimi ile birlikte büyür.</p>
<p><strong>Tahrikin ortaya çıkmasıyla başlayan, erkeğe ait seksüel cevap nasıl bir yol izler?</strong></p>
<p>Bugün bütün dünya tarafından kabul edilen Masters ve Johnson&#8217;un laboratuvar araştırmalarından sonra cinsiyet cevabının devresi üç bölüme ayrılmaktadır: İlk dönemde tahrikin meydana çıkması söz konusudur; ikincisinde arzu ve uyan artmakta; üçüncü dönem içinde ise orgazm devresi başlamaktadır. Orgazm devresi meni atılımının gerçekleştiği zamandır. Bu verilere dayanarak orgazm ve meni atımının, uyarı ve ereksiyonun (penisin kavemöz cisimlerine kan dolması ve penisin sertleşmesi) aynı şey olduğunu söylemek mümkündür.</p>
<p><strong>Uyarı ve heyecanlanmanın artması her zaman ereksiyona yol açar mı?</strong></p>
<p>Patolojik vakaları hariç tutsak bile (ki bu vakalarda uyan ve ereksiyon hiçbir zaman aynı anda olmamaktadır) normal kabul edilen bazı durumlar vardır ki bu gibi hallerde çok şiddetli arzu ve uyarı olsa dahi ereksiyon olmayabilir. Bu gibi durumlarda ereksiyon bazı değişik şartlarla, meselâ jenital organları uzun süre okşamak yoluyla elde edilebilir.<br />
<strong><br />
Arzuyla meydana gelen ereksiyon anatomik ve fizyolojik bir mekanizmaya mı dayanır?</strong></p>
<p>Ereksiyon olayının fizyolojik mekanizması penisin kavernöz cisimlerine kan dolması ile ilgilidir ama, bu mekanizmada organik öğeyi teşkil eden içgüdü ile psikolojik öğeyi teşkil eden arzunun rollerini tespit etmek kolay değildir. Hareket nedeniyle veya geceleri olan âni erek-siyonlarda içgüdünün öncelik ettiği söylenebilir.</p>
<p><strong>Cinsel faaliyet sırasında ereksiyon olayını olumsuz yönde etkileyecek veya tamamen yok edebilecek şey ne olabilir?</strong></p>
<p>Ereksiyon olayında arzunun yeri büyüktür. İkaro kompleksi yani uçuş korkusu denen teoride kalkan bir şeyin uçtuğu kadar düşme ihtimali de vardır denir; bu ifade ereksiyon olayında çok basit olarak görülebilir. Her cinsel cevap vakasında ereksiyon kendine has ve değişik bir hikâye yaşar: Bir eşle çok ba-şarılı olan bir ereksiyon olayı diğer bir eşle aynı cevabı veremeyebilir.</p>
<p><strong>Orgazma ve meni atımına varmanın yolları nelerdir?</strong></p>
<p>Uyarı en son derecesine vardığı zaman (Masters ve Johnson dakikası) orgazm devresi yaklaşıyor demektir. Uyarı zirveye gelince meni atımı gerçekleşir.</p>
<p><strong><br />
Orgazm ve meni atımı nasıl olur?</strong></p>
<p>Erkeklere ait orgazm olayı kişiden kişiye göre değişen nitelik, tatmin ve akım şiddeti özellikleri gösterir. Süresi kesin saptanmış bir süre değildir. Sperm, meni sırasında ritmik kasılma &#8211; çekilme hareketiyle vücuttan dışarı çıkmaktadır; bu ritmik hareketler ilk başta 0,8 saniyelik, sonra daha uzun süren aralıklarla tekrarlanmaktadır.</p>
<p><strong>Psikolojik görüş açısından, erkek, orgazm ve meni atımı olaylarını nasıl yaşar?</strong></p>
<p>Meni atımı arzunun yerine getirildiğinin bir kanıtıdır. Aynı zamanda orgz-mın olduğunu ve cinsel cevabın da tamamlandığını gösterir. Ama Batılılar için geçerli olan bir fikir vardır. Uyarının gelişmesiyle biriken ve ortaya çıkan enerji, sonunda orgazm ve meni atımı olaylarıyla vücuttan dışarı atılmalıdır; bu yüzden orgazm aynı zamanda bir serbest kalma durumu olarak da görülmektedir.</p>
<p><strong>Orgazm olduktan sonra erkekte cinsel cevap dönemi tamamlanmış olur mu?</strong></p>
<p>Sperm atıldıktan ve orgazm olduktan sonra erkek kendini çok yorgun hisseder ve çoğunlukla uyur. Bu, kadının yakındığı konudur. Masters, orgazmdan sonra uyuyan bir çifti incelemiş ve uyuyan kadının uykusunda bile erkeğine karşı enerji dolu olduğunu, erkeğin de orgazmdan kesin tatmin olmuş şekilde hareketsiz uyuduğunu görmüştür. Erkek o sırada cevap vermeyen ve etkisiz olan bir devreye girmiş sayılır.</p>
<p><strong>Bu cevap vermeyen etkisiz devre ne kadar sürer?</strong></p>
<p>Bu süre bazen çok kısa bir devre olarak görülür ve erkek ikinci bir temasa girebilir. Ama üçüncü temas ondan daha zor, daha sonrakiler de çok daha zor olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

