<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; çocuk hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/tag/cocuk-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BRONŞİOLİT</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bronsiolit.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bronsiolit.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 11:38:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşiolit]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşiolit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Bronşiolit virüslerin neden olduğu bir akciğer enfeksiyonudur. İki yaşından küçük çocuklarda kışın ve erken ilkbahar mevsiminde görülür. Genellikle bir hafta içinde tam iyileşme ile sonuçlanır. Çocukta 2-3 gün süren burun akıntısı ve hafif ateş görülür. Bundan sonra öksürük, solunum sayısında hızlanma ve hışırtılı solunum ortaya çıkar. Çocuğunuz bronşiolit olduğunda yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Çocuğunuzun bol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bronşiolit virüslerin neden olduğu bir akciğer enfeksiyonudur. İki yaşından küçük çocuklarda kışın ve erken ilkbahar mevsiminde görülür. Genellikle bir hafta içinde tam iyileşme ile sonuçlanır. Çocukta 2-3 gün süren burun akıntısı ve hafif ateş görülür. Bundan sonra öksürük, solunum sayısında hızlanma ve hışırtılı solunum ortaya çıkar. Çocuğunuz bronşiolit olduğunda yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Çocuğunuzun bol sıvı almasını uyurken odada buhar bulunmasını sağlayınız. Bu özel cihazlar yardımıyla yapılabilir veya sıcak su ya da radyatör üzerine konacak su kapları ile de kısmen sağlanabilir. Banyoda sıcak suyu açarak odanın buharlanmasını sağlayınız. Çocuğunuzun kuvvetli öksürük veya solunum sıkıntısı varsa çocuğunuzla birlikte bir süre bu odada kalmanız yararlı olabilir. Ateşi varsa parasetamol veriniz.</p>
<p>Eğer aşağıdaki durumlardan birisi varsa doktorunuza başvurunuz:</p>
<p><img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/logo1.gif" alt="" width="8" height="8" align="bottom" /> Kusma varsa ve sıvı gıdaları bile midesinde tutamıyorsa.<br />
<img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/logo1.gif" alt="" width="8" height="8" align="bottom" /> Çocuğunuz çok hızlı soluk alıp veriyorsa (dakikada 40&#8242;tan fazla).<br />
<img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/logo1.gif" alt="" width="8" height="8" align="bottom" /> Çocuğunuz her nefes aldığında kaburga kemikleri arasındaki boşlukta içeri doğru çekilme varsa veya nefes alabilmek için oturmak zorunda kalıyorsa.<br />
<img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/logo1.gif" alt="" width="8" height="8" align="bottom" /> Burun kanatları solunum ile birlikte hareket ediyorsa.<br />
<img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/logo1.gif" alt="" width="8" height="8" align="bottom" /> Çocuğunuzun bir kalp rahatsızlığı varsa ya da erken doğmuşsa.</p>
<p>Doktorunuz çocuğunuzu dehidratasyon (su kaybı) bulguları açısından değerlendirir. Aynı zamanda yeterli oksijen alıp almadığını ve pnömoni (zatürre) olup olmadığını kontrol eder. Gerekirse ilaç verir ve 24 saat içinde tekrar kontrol etmek isteyebilir.</p>
<p>Eğer solunum güçlüğü ciddi boyutlarda ise çocuğunuzu hastaneye yatırmak gerekebilir. Çocuğunuza hastanede oksijen ve gerekirse su kaybını önlemek için damardan sıvı verilebilir. Bronşiolit soğuk algınlığı gibi ağız ve burun salgılarıyla yakın temasla bulaşır fakat daha büyük çocuklarda genellikle bu hastalık görülmez. Bu hastalığın yayılmasını önlemek için hasta çocuğu öksürük kaybolana kadar evde tutmak gerekir. Hasta çocuğunuzla temastan sonra ve diğer çocuğunuzla temastan önce ellerinizi iyice yıkayınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bronsiolit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YALANCI KRUP Nedir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/yalanci-krup-nedir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/yalanci-krup-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 11:35:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı krup]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı krup nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Yalancı Krupp genellikle 1 ila 6 yaşları arasında görülen soğuk algınlıği, grip gibi virütik üst solunum yolları enfeksiyonları kapsamında bazı çocuklarda görülen bir hastalıktır. Aniden hava (veya hava basıncı ) değisiklerinde daha sık görülür. Bazı çocuklarda bu virus enfeksiyonlarının başlangıcında, boğazda soluk borusunun (ses tellerinin) üst kısmında şişme (daralma) sonucu nefes darlığı ve sert bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yalancı Krupp genellikle 1 ila 6 yaşları arasında görülen soğuk algınlıği, grip gibi virütik üst solunum yolları enfeksiyonları kapsamında bazı çocuklarda görülen bir hastalıktır. Aniden hava (veya hava basıncı ) değisiklerinde daha sık görülür. Bazı çocuklarda bu virus enfeksiyonlarının başlangıcında, boğazda soluk borusunun (ses tellerinin) üst kısmında şişme (daralma) sonucu nefes darlığı ve sert bir öksürük olur. Çocuk nefes alırken içine çekercesine ses çıkarır. Öksürük çok sert sanki bir at veya köpek öksürüğüne benzer.</p>
<p>Tecrübeli Doktarlar buna göre yalancı Krupu telefonda bile teşhis edebilirler.</p>
<p>Sadece Allerji veya Bronşite eğilimli çocuklarda 6. yaştan sonrada görüldüğü olmaktadır.</p>
<p>Etraftaki hava kirliliği ve sigara dumanı kötüleştirme nedeni olarak görülmektedir.</p>
<p>İlk yapılacak iş çocuğu yataktan kaldırmak, dik tutmak, sakinleştirmektir, pencereyi açıp temiz havaya tutmak çabuk bir rahatlama sağlar. Sonra havayı nemlendirmek işe yarar.<br />
Genelde bu nefes darlığı şikayetleri 2. gece azalır.</p>
<p>Sadece ağır vakalarda hastaneye gitmek gerekebilir (tahminen %5 vakada). Eğer nefes darlığı artar, dudakta morarma olursa hastahane tedavisi gerekir.</p>
<p>Teşhiste yapilabilecek en büyük hata yalancı krupu Epiglotit denilen hastalıkla karıştırmaktır. Bu hastalık bakteriyel bir hastalık olup, şişlik daha asağıda olur. Epiglottit acilen antibiyotik tedavisi gerektirir. Bu hastalıkta nefes alma zorluğu yanısıra, şiddetli boğaz agrısı, ateş, ses kısıklığı vardır. Genel durum kötü dür. Çocuk sanki bir şey yutmuş gibi kısık sesle konusur.</p>
<p>Hemen tedavi edilmesse cok tehlikelidir. Şüphe halinde acilen doktor muayenesi gerekir. Hemofilus aşısı sayesinde bu hastalığın önüne geçilmektedir.</p>
<p>Hakiki Krup, yani Difteri  hastalığı bakteryel bir enfeksiyon olup tehlikeli bir hastalıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/yalanci-krup-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PNÖMONİ (ZATÜRRE) Nedir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/pnomoni-zaturre-nedir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/pnomoni-zaturre-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 11:33:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[pnömoni]]></category>
		<category><![CDATA[zatüre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Pnömokok adlı bir bakteri tarafından oluşturulan zatürre, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Bu mikrop, damlacık enfeksiyonu şeklinde aksırık ve hapşırıkla hasta insanlardan sağlam kişi ve çocuklara bulaşmakta ve öncelikle akciğerlere yerleşmekte ve zatürreye neden olmaktadır. Hastalık yüksek ateş, öksürük, halsizlik ve solunum yetmezliği oluşturmakta ve bundan da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pnömokok adlı bir bakteri tarafından oluşturulan zatürre, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Bu mikrop, damlacık enfeksiyonu şeklinde aksırık ve hapşırıkla hasta insanlardan sağlam kişi ve çocuklara bulaşmakta ve öncelikle akciğerlere yerleşmekte ve zatürreye neden olmaktadır. Hastalık yüksek ateş, öksürük, halsizlik ve solunum yetmezliği oluşturmakta ve bundan da öte vücuda giren mikrobun kan yoluyla yayılması sonucunda menenjite neden olabilmektedir. Etkin tedavi edilemeyen bebekler ve çocuklar bu hastalık nedeniyle hayatlarını kaybedebilmektedir. Özellikle yetişkinlerde görülen menenjitlerin % 60-70 nedeni pnömokok adı verilen bu mikroptur. Son zamanlarda oldukça artan bilinçsiz ve doktor kontrolsüz antibiyotik kullanımı bu mikrobun ilaçlara karşı direncini arttırmış ve sonuçta bir çok antibiyotik bu mikroba karşı etkisiz kalmıştır. Bu nedenle zatürre ve mikroba bağlı beyin iltihaplarından korunmada tek ve en güvenilir yol kişilerin aşılanmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/pnomoni-zaturre-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hepatit B Nedir, Çocuklardaki Etkisi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hepatit-b-nedir-cocuklardaki-etkisi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hepatit-b-nedir-cocuklardaki-etkisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 11:31:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit b]]></category>
		<category><![CDATA[hepatit b nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Hepatit B hastalığı karaciğerin iltihabına neden olan viral bir hastalık olup, hastalık bu virüsü taşıyan anneden bebeğe doğum esnasında bulaşabilmekte ve bebekte müzmin hepatit adı verilen karaciğerin iltihaplanmasına, karaciğer yetmezliğine, siroz ve daha sonra karaciğer kanserine yol açmaktadır. Hepatit B virüsinün daha farklı bulaşma yolları da mevcut olup bunlar, kan ve kan ürünleri yoluyla (hastalığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.deu.net.tr/%7Eeremdora/ezgidora/images/hastalik/hastalik12.gif" alt="" width="100" height="100" align="left" />Hepatit B hastalığı karaciğerin iltihabına neden olan viral bir hastalık olup, hastalık bu virüsü taşıyan anneden bebeğe doğum esnasında bulaşabilmekte ve bebekte müzmin hepatit adı verilen karaciğerin iltihaplanmasına, karaciğer yetmezliğine, siroz ve daha sonra karaciğer kanserine yol açmaktadır. Hepatit B virüsinün daha farklı bulaşma yolları da mevcut olup bunlar, kan ve kan ürünleri yoluyla (hastalığı taşıyan kişiye uygulanan bir iğnenin sağlam kişiye batması, kan nakli ile), tükürük dahil tüm vücut salgılarıyla, cinsel ilişki ile de olabilmektedir. Hepatit B hastalığının yayılmasında aile içi geçiş ve kreş , okul gibi toplu yaşanan yerlerde görülen bulaşma oranı önemli bir rol oynamaktadır.</p>
<p>Ülkemizde Hepatit B konusunda yapılan araştırmalar sonucunda yaklaşık 3 milyon kişinin bu hastalığı taşıdığı ve her yıl 160.000 bebeğin bu virüsü taşıyan annelerden doğduğunu ortaya koymaktadır. Bebek,bu virüs ile doğum esnasında göbek kordonu kesilirken temas etmekte ve bu bebeklerin %90&#8242;ı kronik (müzmün) taşıyıcı olmaktadırlar. Hepatit B mikrobu taşıyıcısı olan her yüz bebekten onunun siroz ya da karaciğer kanseri olacağı dikkate alındığında tedavisi olmayan bu hastalığın boyutları korkutucu ollmaktadır. Hastalığı taşıyan bireylerin önemli bir bulgu vermemesi bu hastalığın yayılımını kolaylaştırmıştır. O nedenle, tüm anne adaylarının Hepatit B yönünden bir kan testi yaptırmaları, doğacak bebekleri açısından son derece önemlidir. Bu test sonucunda, anne Hepatit B taşıyıcısı çıkarsa bebeğin koruma altına alınması gerekmektedir. Geç kalındığında ise bu hastalığın tedavisi olmadığından yapılabilecek pek fazla bir şey kalmamaktadır. Anne adayları, Hepatit B yönünden taşıyıcı çıkmasa bile, bu hastalığın toplumumuzdaki sıklığı düşünüldüğünde bebek ve diğer aile bireylerinin mutlaka aşılanması gerçeği ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, çok ciddi boyutları olan Hepatit B hastalığına karşı aşılamayı 1997 yılı başından itibaren tüm ülkelerde zorunlu hale getirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/hepatit-b-nedir-cocuklardaki-etkisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Difteri Nedir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/difteri-nedir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/difteri-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 16:27:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[difteri]]></category>
		<category><![CDATA[difteri nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Difteri çok ağır bir hastalıktır, fakat küçük yaşlarda yapılan aşılarla önlenebilir. Hastalık genel bir bitkinlik, boğaz ağrısı ve ateşle (38.5-39 derece) başlar. Bademcikler üzerinde ve çevresinde kirli beyaz lekeler ortaya çıkar. Hastalık larynx&#8217;e geçerse krup hastalığına yol açar. Hasta köpek havlaması gibi boğuk bir şekilde öksürür. Solunum güçleşir. Ateşi olan ve boğaz ağrısından şikayet eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Difteri" src="http://4.bp.blogspot.com/_PMDs8zp-rQk/R38tCeCxccI/AAAAAAAAALc/7SpiHDyqZLY/s320/bebek%2Basi.jpg" alt="" width="270" height="320" />Difteri çok ağır bir hastalıktır, fakat küçük yaşlarda yapılan aşılarla önlenebilir. Hastalık genel bir bitkinlik, boğaz ağrısı ve ateşle (38.5-39 derece) başlar. Bademcikler üzerinde ve çevresinde kirli beyaz lekeler ortaya çıkar. Hastalık larynx&#8217;e geçerse krup hastalığına yol açar. Hasta köpek havlaması gibi boğuk bir şekilde öksürür. Solunum güçleşir. Ateşi olan ve boğaz ağrısından şikayet eden çocuklarda krup belirtilerinden de farkederseniz doktora göstermekte gecikmeyin.</p>
<p>Difteri hastalığın bulaşmasından bir hafta sonra ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/difteri-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızıl Hastalığı</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizil-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizil-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 16:21:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalık boğaz ağrısı, baş ağrısı, kusma ve ateşle ya da belirtilerin bazıları ile başlar. Hastalığın döküntüleri birinci ya da ikinci günde görülmeyebilir. Genellikle kasıklarda başlayan, kol ve boyunda yoğunlaşan kızıl renkte döküntülerle kendini gösterir. Hastanın dil rengi frambuaza yakındır. Biraz uzaktan bakınca vücut baştan aşağıya kıpkırmızı olmuş gibi görünür. Daha yakından bakıldığında ise bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hastalık boğaz ağrısı, baş ağrısı, kusma ve ateşle ya da belirtilerin bazıları ile başlar. Hastalığın döküntüleri birinci ya da ikinci günde görülmeyebilir. Genellikle kasıklarda başlayan, kol ve boyunda yoğunlaşan kızıl renkte döküntülerle kendini gösterir. Hastanın dil rengi frambuaza yakındır. Biraz uzaktan bakınca vücut baştan aşağıya kıpkırmızı olmuş gibi görünür. Daha yakından bakıldığında ise bu lekelerin minik kabarcıklardan oluştuğunu fark edersiniz. Bu kabarcıklar bütün vücuda yayılır fakat ağız etrafında görülmez. Boğaz da kızarmıştır. Çocuk bazen boğaz ağrısından da şikayet eder. Bir süre sonra dilde uç kısmından başlayarak kızarır.</p>
<p>Kızıla neden olan mikrop anjin, adenit ve kabakulak iltihabındaki gibi bir streptokoktur. Doktor kontrolünde verilen antibiyotikler kızılın eskisi kadar tehlikeli bir hastalık sayılmamasına neden olmaktadır. Kızıl olan bir çocuk tamamanen iyileşmemişse yataktan çıkmamalıdır. Çocuğun durumunda fark edilecek en ufak bir değişiklik, özellikle kulak ağrısı, idrarın miktarı ve görünüşündeki değişiklik, eklem ağrıları ve yüksek ateş durumunda derhal doktora haber verilmelidir. Hastalığın erken komplikasyonları arasında; sinüzit ile ortakulak iltihabı sayılabilir. Ancak kızıl tedavi edilmediğinde; kalp romatizması ya da böbrek iltihabı gibi daha ciddi hastalıklarla karşılaşmak kaçınılmazdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizil-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BOĞMACA</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bogmaca.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bogmaca.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 16:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[boğmaca nedir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=188</guid>
		<description><![CDATA[Boğmaca tıpkı nezle gibi burun akması ve kuru bir öksürükle başlar. İlk hafta çocuk basit bir nezle manzarası gösterir ve başka bir hastalığa tutulmuş olabileceği hiç akla gelmez. Boğmacanın diğer belirtileri ikinci haftada kendini göstermeye başlar. Çocuk geceleri uzun öksürük nöbetlerine tutulur ve bir solunum süresi içinde sekiz on kere öksürür. Bir gece uzun uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boğmaca tıpkı nezle gibi burun akması ve kuru bir öksürükle başlar. İlk hafta çocuk basit bir nezle manzarası gösterir ve başka bir hastalığa tutulmuş olabileceği hiç akla gelmez. Boğmacanın diğer belirtileri ikinci haftada kendini göstermeye başlar. Çocuk geceleri uzun öksürük nöbetlerine tutulur ve bir solunum süresi içinde sekiz on kere öksürür. Bir gece uzun uzun öksürdükten sonra kusmaya başlar. Her öksürük dizisinden sonra nefes almaya çalışan çocuk , ağzından derin bir nefes alıken horoz ötüşüne benzer uzun bir ses çıkarır. Boğmaca öksürüğünün karakteristtiği işte bu horoz ötüşünü andıran soluklardır. Hafif vakalarda bu belirti görülmeyebilir. Hatta kusma da olmaz. Bu bakımdan doktor daha ziyade ikinci haftada başlayan öksürüğün şekline ve çevrede boğmaca salgını olup olmadığına bakar.</p>
<p>Orta şiddette bir boğmaca hastalığı dört hafta sürer. Daha ciddi vakalarda ise iki üç ay sürdüğü görülmüştür.</p>
<p>Boğmaca iki yaşından küçük çocuklarda çok tehlikeli bir hastalıktır.</p>
<p>Öksürük için verilen ilaçların hastayı pek fazla rahatlattığı görülmemiştir. Boğmacalı çocukların çoğu, gece ve gündüz soğuk havada kendilerini daha rahat hissederler.</p>
<p>Boğmacanın kuluçka dönemi beş ile ondört gün arasında değişir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/bogmaca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su Çiçeği Hastalığı</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/su-cicegi-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/su-cicegi-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 16:07:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[su çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[su çiçeği nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[Suçiçeğinin ilk belirtisi malum kabarcıklardır. Bunlardan bazılarının tepesinde içi sarı bir sıvı ile dolu keseler bulunur. Kabarcığın dip tarafı ve etrafını çeviren deri kızarmıştır. Kesecikler bir kaç saat içerisinde patlar ve yerleri kabuk tutar. Sıçiçeğinin döküntüsü üç dört gün devam eder.
Büyükçe çocuklar ya da çocukluğunda bu hastalığa yakalanmamış yetişkinler, vücutta döküntü başlamadan önce kendlerini rahatsız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suçiçeğinin ilk belirtisi malum kabarcıklardır. Bunlardan bazılarının tepesinde içi sarı bir sıvı ile dolu keseler bulunur. Kabarcığın dip tarafı ve etrafını çeviren deri kızarmıştır. Kesecikler bir kaç saat içerisinde patlar ve yerleri kabuk tutar. Sıçiçeğinin döküntüsü üç dört gün devam eder.</p>
<p>Büyükçe çocuklar ya da çocukluğunda bu hastalığa yakalanmamış yetişkinler, vücutta döküntü başlamadan önce kendlerini rahatsız hissederler; özellikle başları ağırır. Fakat küçük bir çocukta böyle bir rahatsızlık görülmez. Hastalığın başlangıcında ateş önemsizdir. Sonraki iki günde ise süratle yükselir. Suçiçeğini hafif geçirenler hiç bir rahatsızlık duymazlar, ateşleri de en fazla 38 derece olur. Döküntü ile beraber kaşıntıda başgösterir. Döküntülü dönemde doktor çağırılmalı , hastalığın suçiçeği olup olmadığını doktor söylemelidir. Üstelik çocuğun ateşi fazla yükselir, kendisi halsiz ve hasta görünürse doktora başvurmakta gecikilmemelidir. Sizin suçiçeği zannettiğiniz hastalığın çiçek olması da mümkündür.</p>
<p>Suçiçeği geçiren çocuk hastalığın döküntü döneminde yataktan kalkmamalıdır. Kaşıntının rahatsızlığını azaltmak için çocuk, içinde bicarbonate soda eritilmiş sıcak bir banyoya sokulabilir. Keseciklerin patlamasından sonra meydana gelen kabukları yerinden oynatmayın. Eğer kabuklar koparsa meydana gelen çıbanın yeri sonradan kaybolmaz. Hastalığın tek sakıncalı yanı da budur zaten.</p>
<p>Su çiçeğinin kuluçka dönemi onbir ile ondokuz gün arasında değişir. Çocuğu, hastalığın başlangıcından üç hafta sonra okula gönderebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/su-cicegi-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızamıkçık Hastalığı</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizamikcik-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizamikcik-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 16:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kızamıkçık]]></category>
		<category><![CDATA[kızamıkçık nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalığın lekelerine kızamığınkine çok benzer. Oysa bu iki hastalık da birbirinden tamamen farklıdır. Kızamıkçıkta nezle ve öksürük görülmez. Bazı vakalarda hastanın boğazında hafif bir ağrı olur, ateş 38.5 dereceyi geçmez, fakat çocuk kendini çok hasta hisseder.Döküntüleri küçük kırmızı plakalar halindedir ve daha ilk günden bütün vücuda yayılır. Ertesi gün lekelerin rengi biraz açılır fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hastalığın lekelerine kızamığınkine çok benzer. Oysa bu iki hastalık da birbirinden tamamen farklıdır. Kızamıkçıkta nezle ve öksürük görülmez. Bazı vakalarda hastanın boğazında hafif bir ağrı olur, ateş 38.5 dereceyi geçmez, fakat çocuk kendini çok hasta hisseder.Döküntüleri küçük kırmızı plakalar halindedir ve daha ilk günden bütün vücuda yayılır. Ertesi gün lekelerin rengi biraz açılır fakat bu lekeler biribirine birleştiğinden bütün vücudu kıpkırmızı olur.</p>
<p>Kızamıkçığın en belirgin özelliği ensede ve kulak arkalarındaki lenf bezlerinin şişmesidir. Bu şişkinlik daha lekeler görünmeden başlar ve lekeler bütün vücudu sardıktan sonra da devam eder.</p>
<p>Hastalığın kuluçka dönemi oniki ile yirmibir gün arasında değişir. Ateş ve vücutta kırmızılık devam ettiği sürece çocuk yataktan kalkmamalıdır. Bu hastalığı kızıl ve kızamıktan ayırmak güçtür, onun için kendiniz kara vermeyip çocuğu bir doktorun görmesini bekleyin.</p>
<p>Hamile bir kadın, hamileliğin ilk aylarında kızamıkçığa yakalanırsa doğacak bebekte bir takım anamoliler olması olasılığı vardır. O yüzden bu hastalığı geçirenden mutlaka uzak durmalılardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kizamikcik-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Ani Fenalaşma</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 10:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[ani fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda ani fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[fenalaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda âni fenalaşmalar sık mı görülür?
Evet, inanıldığının aksine çocukların sık sık fenalaştıkları görülür. Küçük çocuklarda bu oran daha yüksektir. Fenalık, herhangi bir anda kendini gösterebilir: Oynarken, ev ödevlerini yaparken, yemek yerken veya uyurken. Bu gibi çocukların yanında bulunan kimselerin, değerli zamanı kaybetmemek için ne yapacaklarını iyi bilmeleri çok önemlidir. Hattö bozan olay, ölümle sonuçlanabilir.
O halde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda âni fenalaşmalar sık mı görülür?</strong></p>
<p>Evet, inanıldığının aksine çocukların sık sık fenalaştıkları görülür. Küçük çocuklarda bu oran daha yüksektir. Fenalık, herhangi bir anda kendini gösterebilir: Oynarken, ev ödevlerini yaparken, yemek yerken veya uyurken. Bu gibi çocukların yanında bulunan kimselerin, değerli zamanı kaybetmemek için ne yapacaklarını iyi bilmeleri çok önemlidir. Hattö bozan olay, ölümle sonuçlanabilir.</p>
<p><strong>O halde kendini fena hisseden bir çocuk korşısmda ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Çocuğu dikkatli bir şekilde gözlemeye başlayalım. Çünkü gerek süratle yönlenmek, gerek doktora başvurabilmek için gözlem son derece önemlidir. Ailenin gözlemi sayesinde doktor, ne yapacağını daha iyi bilecektir.</p>
<p><strong>Özellikle neyi gözlememiz gerekir?</strong></p>
<p>Rengini gözlemekle işe başlayalım. Renk son derece beyaz veya kesin siyanozlu, mavimsi ve yaygın ya da sınırlı olabilir. Özellikle etrafındaki kısım veya yalnız el ve ayaklar gibi uç kısımların gözlenmesinde yarar vardır.</p>
<p><strong>Çocuğa dokunmak suretiyle önemli sonuçlar elde edilebilir mi?</strong></p>
<p>Çocuğa dokunarak cildin soğuk mu yoksa sıcak mı, hattâ kuru mu olduğunu fark edebiliriz. Özellikle dudaklar kuru olabilir. Buna karşılık çocuk çok terlemiş-se veya az da terlemiş olsa cilt çok nemlidir. Çocuğun idrara az mı yoksa çok mu çıktığını ya da idrara çıkmak ihtiyacını duyup duymadığını bilmek önemlidir.</p>
<p><strong>Nabız önemli midir?</strong></p>
<p>Evet. hemen sayılmalıdır. Ancak çocukta nabzın ön kol kemiğinde anlaşılmasının zor olduğu söylenir. Kasık hizasında, yani uyluk kemiği üzerinde daha iyi anlaşılır.</p>
<p><strong>Kasık nabzı nasıl duyulur?</strong></p>
<p>El, yarısı hemen kasık kıvrımının altına gelecek şekilde düz olarak kasığa konur. Uyluk kemiği arterinin daha geniş olması sonucunda nabzın atışı daha kolay anlaşılabilir.</p>
<p><strong>Çocukta kalp atışı, yetişkindeki gibi midir?</strong></p>
<p>Hayır, belirgin şekilde çok daha hızlıdır. Eğer yetişkinde dakikada 60-80 vu-ruşluk bir frekansı normal kabul edersek, yaklaşık bir yaşına kadar küçük çocukta 170 vuruşa kadar normaldir. Böylece 90 atış a-normal kabul edilir.</p>
<p><strong>Bir çocukta âni bir fenalaşmayı belirleyen nedenler nelerdir?</strong></p>
<p>İyi olup oynayan ve âni bir fenalık geçiren çocukla zaten daha önceden hastd olan bir başka çocuk arasında hemen bir ayırım yapmak gerekir. Ya bir bronko-pnömoni, bir farenjit gibi akut bir olay nedeniyle hastalanmıştır, ya da diyabet gibi metabolik kronik bir hastalığı vardır, veya bir başka kronik hastalığı ya da konjenital bir kalp mal-formasyonu vardır.</p>
<p><strong>Bu, süratle yardımda bulunmak için önemli midir?</strong></p>
<p>Şüphesiz son derece ö-nemli bir belirtidir. Çünkü yapılacak yardım, bu farklı durumlarla bağıntılı olarak değişir.</p>
<p><strong>İki yaşın altındaki bir çocukta en sık görülen fenalaşmaların sebeplerinden biri ne olabilir?</strong></p>
<p>Şüphesiz afektif spazm adı verilen olaydır.</p>
<p><strong>Afektif spazm nedir?</strong></p>
<p>Çok eskiden, daha 1600 yıllarında tanımlanmış bir semptomatolojidir; yani yeni bilinen bir hastalık değildir. Çocuk, azarlanırsa veya istediği verilmezse, kısacası psişik bir nedenden ö-türü ağlamaya başlayınca, ya da bir kapris sonucunda bir an için solunum durur. Çocuk bilincini kaybeder.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Pratik olarak hiçbir şey yapmamalıdır. Kısa sürede çocuk kendine geldikten sonra bir başka krize neden olmamak için istediği verilmeye çalışılmalıdır. Şüphesiz çocuk, o belli şeyi çok arzulamaktadır<br />
.<br />
<strong>Çocuklarda lipotimi de görülebilir mi?</strong></p>
<p>Tabîi. Nabzın bir anlık kesilmesinden ileri gelir. Bunlar, âni bilinç kayıplarıdır.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Çocuğu, başı aşağı gelecek şekilde yatırmak yeterlidir.<br />
Bu şekilde genellikle süratle kendine gelir. Ancak bilinç kaybı, birkaç dakika sonra da devam ettiği takdirde daha fazla beklemeden dış kalp masajına geçilmelidir. Bu masaj, yetişkine uygulanandan farklıdır.</p>
<p><strong>Pediyatrik dıştan kalp masajının karakteristikleri nelerdir?</strong></p>
<p>Çocuk, sert bir yüzey ü-zerine sırt üstü (bir masa çok uygundur) yatırılır ve ayaklarının altına birkaç yastık konur. Baş, arkaya düşmüş durumda bulunmalıdır. Eğer çocuk küçükse avuç kullanılmamalı, masaj parmakların ucuyla yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Sternum üzerine bastırma noktası hangisidir?</strong></p>
<p>Yetişkinde olduğundan daha yukarıdadır. Çocukta doğru nokta, sternumun tam ortasındadır.</p>
<p><strong><br />
Çocuk ne kadar küçükse, o kadar sık görülen bir başka fenalaşma hâli de «ısı yükselmesidir», değil mi?</strong></p>
<p>Evet, çocuk ne kadar küçükse ve ne kadar çok susuz kalırsa bu durum gelişir. Susuz kalma, hava değişimi olmayan ve aşırı derecede sıcak bir çevrede meydana gelir. Su kaybı çok hızlı ve bol olabilir. Bu durumda dolaşımı zayıflatır ve kalp hacminde bir azalma nedeniyle bir şoka sebebiyet verebilir. Bu durumda «ısı yükselmesi» çok ağır ve tehlikeli olabilir.</p>
<p><strong>Peki ısı yükselmesi ansızın mı meydana gelir, yoksa dereceli mi gelişir?</strong></p>
<p>Doğal olarak hayır. Belli ağırlıkta bir duruma ulaşmadan önce bunu izleyen devreler vardır. Bu başlangıç devrelerinde müdahale edilirse kötü durum önlenebilir.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Çocuk sıcak yerden çıkarılmalı, soyulmalı, alnına buz konmalıdır. İçecek bir şey verilmemesi yeğ tutulur. Ancak çok gerekli olduğu takdirde birkaç damlayla yetinilmelidir. Eğer çocuk tam şok hâline girmişse hiç zohıan kaybetmemeli ve süratle hastahaneye kaldırılmalıdır.</p>
<p><strong>Süratle hastahaneye gitmeyi gerektiren bir başka fenalaşma türü de, yabana bir cismin boğaza kaçmasından ileri gelen havasız kalmadır, değil mi?</strong></p>
<p>Evet, eğer bu cisim üst solunum yollarında ise çocuk oynarken sık sık ağzına bir şeyler alır ve bu cisim bir tıkanmaya sebebiyet vererek solunum yollarında son bulur. Çocuk nefes almakta zorluk çeker, tıkanır. Bazan bir çocuk, basit bir karameladan dolayı hayatını kaybedebilir.</p>
<p><strong>Bu çocuklar çocuk kliniğine mi kaldırılmalıdır?</strong></p>
<p>Hayır. Mümkünse kulak-burun-boğaz uzmanlarının bulunduğu merkezlere götürülmelidirler. Kulak-bu-run-boğaz hekimleri çoğunlukla bu cisimleri kolaylıkla çıkarırlar.<strong></p>
<p>Mamalar dolayısıyle boğulma vakaları meydana gelmez mi?</strong></p>
<p>Evet. Biraz önce içilmiş sütün aspirasyonu nedeniyle yeni doğmuş bebeklerde solunumun âni ve akut durmasıdır.<br />
Sık görülen bu vakalar özellikle yedikten hemen sonra yatırıldığı takdirde çocuğu uyku sırasında yakalayan olaylardır.</p>
<p><strong>Bununla ilgili uygulanabilecek önlemler var mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Yemeğini bitiren küçük bebek, karın üzeri ve başı yan dönmüş pozisyonda yatırılır. Böylece kusacak olursa süt dışarı dökülecek ve aspirasyon gerçekleşmeyecektir.</p>
<p><strong>Bazan beşikte âni ölümlerden söz edildiğini duyarız. Bu tür olaylar nasıl meydana gelir?</strong></p>
<p>İstatistiklerde bu tür ölüm vakaları pek enderdir ve ölüm oranının ancak % 1-2&#8217;sini oluştururlar. Bugün bu konuyla ilgili olarak kalpte birtakım rahatsızlıklardan söz edilmektedir. Ancak ileri sürülen en son teorilere göre solunum merkezlerinde bir olgunlaşmama söz konusudur.</p>
<p><strong>Bu gibi durumlarda yapılacak bir şey varsa ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Bunlar, son derece acıklı vakalardır. Zamanında gelindiği takdirde yapay solunum denenebilir ve süratle hastahaneye kaldırılır.</p>
<p><strong>Yüksek ateşin, konvülsiyonlar oluşturabileceği doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet. Hasta ve hafif ateşi olan ya da boğazı ağrıyan çocuklarda ansızın ateş yükselerek 40-41 °&#8217;ye çıkar ve çocuğa konvülsiyon gelir.</p>
<p><strong>Bu konvülsiyonlar uzun mu sürer?</strong></p>
<p>Evet. Birkaç dakika sürdükleri bir gerçektir, ancak bir ya da iki saat süren konvülsiyonlar da vardır.</p>
<p><strong>Konvülsiyon geçiren bir çocuğa ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Her şeyden önce herhangi bir eşyanın üzerine düşüp kendine zarar vermemesine dikkat etmek gerekir.<br />
Sonra dilin arkaya gitmesine ve böylece asfiksi durumunun ağırlaşmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle dişlerinin arasına bir mendil veya tahta bir kaşık konmasında yarar vardır.</p>
<p><strong>Sonra?</strong></p>
<p>Sonra krizin uzun sürmemesi için bir şeyler yapmaya çalışılmalıdır. Çünkü henüz olgunlaşmamış bir beynin uzun süre oksijensiz kalması sonucunda düzeltilmesi imkânsız birtakım zararlar meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Krizler nasıl geçiştirilebilir?</strong></p>
<p>Evde Valium varsa (diazepam&#8217;ın farmakolojik ismi) bir şırıngayla çekilip makattan şırınga edilir. Basit ve etkili bir işlemdir. Eğer nöbet yine de geçmezse, çocuk, bir çocuk kliniğine götürülmelidir.</p>
<p><strong>Bronko-pnömonisi olan küçük bir çocuk kalp krizleri de geçirebilir mi?</strong></p>
<p>Evet, kalp durumu ağır-laşabilir. Nabız hızlanır ve duyulması çok zor bir hal alır. Bu durumda bir kalp yetmezliğine dönüşecek bir miyokardit düşünülebilir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Pratikte hiçbir şey yapılamaz. Vakit kaybetmeden süratle hastahaneye götürülmelidir.</p>
<p><strong>Kusma ve diyare de âni fenalaşmalara yol açabilir mi?<br />
</strong><br />
Tabîi. Akut dispepsi, bir kusma ve çok fazla sıvı kaybıyla birlikte aşırı bir diyareyle karakterize edilir. Bu noktada kan kütlesinde aşırı bir azalma nedeniyle kalp-dolaşım sistemiyle ilgili bir kollapsus gelişebilir.</p>
<p><strong>Bu durumda nasıl davranmak gerekir?</strong></p>
<p>Doktorların, kaybolan sıvıları tekrar vermeleri için süratle hastahaneye kaldırmak gerekir.</p>
<p><strong>Konjenital kalp hastalıkları, âni ağır fenalaşmaların nedeni olabilir mi?</strong></p>
<p>Genellikle hayır. Eğer konjenital kardiyopatiler (yani kalbin herediter mal-formasyonları) belli bir ağırlıktaysa, doğumdan sonraki ilk günlerde hemen teşhis edilir.<br />
Daha hafif ve kısmen bastırılmış olan diğerleri ise, genellikle ağır fenalaşmalarla tezahür etmeyip, zaman zaman fenalaşmalar tekrarlanır. Bu durumda teşhis daha kolaydır.</p>
<p><strong>Hangi belirtiler şüpheye yol açar?</strong></p>
<p>Zaman zaman kendini kötü hissetmeye başlar, renk değişir, taşikardi vardır, dudaklar siyanozlu olabilir ve dinlenmeyle kendine gelir.</p>
<p><strong>Daha büyük yaşta, meselâ okul çağındaki çocukta, yetişkin yaşa ait rahatsızlıklar görülür mü?</strong></p>
<p>Tabîi. Özellikle ortostatik senkop (yatarken ayağa kalkışta fena hissetme), epilepsi konvülsiyonları, şeker hastalığına bağlı rahatsızlıklar (devamlı susuzluk, fazla idrara çıkma, sinirlilik, zayıflık, büyümede gecikme) görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

