<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; Cinsel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/tag/cinsel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Erkeklerin Seks hayatı: En Sık Görülen Cinsel Fonksiyon Bozuklukları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 14:14:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[geç boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[organik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Değişik iktidarsızlık tipleri. İktidarsızlığın organik sebepleri: Şeker, sinir hastalıkları, endokrin hastalıkları. Zehirlenmeyle ilgili olan sebepleri. Penisin ve dokularının sertleşmesi. Organik iktidarsızlık, psikolojik iktidarsızlıktan nasıl ayırt edilir. İktidarsızlığın psikolojik nedenleri.
Erkeklerin cinsî ilişkilerinde görülen fonksiyonel bozukluklarm en sık olanları hangileridir?
Bu rahatsızlıklar üç grupta toplanabilir: 1) İktidarsızlık, 2) erken boşalım (meni atımının çok çabuk gerçekleşmesi), 3) geç boşalım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Değişik iktidarsızlık tipleri. İktidarsızlığın organik sebepleri: Şeker, sinir hastalıkları, endokrin hastalıkları. Zehirlenmeyle ilgili olan sebepleri. Penisin ve dokularının sertleşmesi. Organik iktidarsızlık, psikolojik iktidarsızlıktan nasıl ayırt edilir. İktidarsızlığın psikolojik nedenleri.</strong></em></p>
<p><strong>Erkeklerin cinsî ilişkilerinde görülen fonksiyonel bozukluklarm en sık olanları hangileridir?</strong></p>
<p>Bu rahatsızlıklar üç grupta toplanabilir: 1) İktidarsızlık, 2) erken boşalım (meni atımının çok çabuk gerçekleşmesi), 3) geç boşalım (meni atımının çok güç veya hiç olamaması durumu).</p>
<p><strong>İktidarsızlık nedir?</strong></p>
<p>İktidarsızlık «ereksiyon» olayının (penisin kavernöz cisimlerine kan dolması ile sertleşmesi, dikilme) yetersiz şekilde olması veya hiç olmamasıdır. İktidarsızlıkla ilgili olarak bazı değişik sınıf-landırmalar yapılabilir: Birinci dereceden iktidarsızlık vakalarında hasta, seks ha-yatının başlangıcından beri bu durumdan şikâyet etmiştir ve etmeye devam etmektedir. İkinci dereceden iktidarsızlıklarda hastanın belirli bir zaman için tatmin olduğu, ancak sonradan bu dununla karşı karşıya kaldığı söylenebilir.</p>
<p><strong>Sadece bu iki tip iktidarsızlık olayı mı vardır?</strong></p>
<p>Bazen bu rahatsızlık belirli bir partnerler değil de bir başkasıyla sorun olabilir. Bazı durumlarda da iktidarsızlığın kısmi veya kesin özellik taşıdığı görülür.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>Bu rahatsızlık tek bir patolojik etkene bağlı değildir; tıp dünyasında iktidarsızlık bir semptom olarak kabul edilir. İktidarsızlık başta organik nedenlere ve psikolojik etkenlere bağlıdır.<br />
<strong><br />
Organik sebepler nelerdir?</strong></p>
<p>Organik, sebepler kendi aralarında gruplara ayrılır: Metabolik rahatsızlıklardan kaynaklanan organik nedenler, nörolojik rahatsızlıklardan kaynaklananlar.</p>
<p><strong>İktidarsızlık yapan metabolik rahatsızlıklar nelerdir?</strong></p>
<p>Şeker hastalığı iktidarsızlık   nedeni olabilir. Ancak şeker hastalarının sadece yarısının iktidarsız olması göz önünde tutulursa şekerden olan iktidarsızlık vakalarında psikolojik etkenlerin önemli bir rol oynadığını kabul etmek gerekir.</p>
<p><strong>Nörolojik ve endokrinolojik   nedenler hangileridir?</strong></p>
<p>Dokuların sertleşmesi ile ilgili hastalıkların dahil olduğu nörolojik   hastalıklar ve endokrinolojik rahatsızlıklar iktidarsızlık yapabilir.</p>
<p><strong>Zehirlenmeyle ilgili sebepler nelerdir</strong>?</p>
<p>İktidarsızlık yapan bazı kimyasal maddeler vardır: Çiçeksiz bitkilerle uğraşan çiftçilerde bazı iktidarsızlık vakalarına rastlanmıştır. Bundan başka sakinleştiriciler, tansiyon düşürücü ilaçlar ve ağrı dindirici   maddeler de iktidarsızlık nedeni olabilmektedir. Alkol ve tütünün ereksiyon üzerindeki etkisi olumsuzdur; bütün uyuşturucular da (hafif ve kuvvetli olanlar) cinsel kapasiteyi düşürmektedir.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın diğer organik sebepleri neler olabilir?</strong></p>
<p>Spesifik özellik taşıyan bir hastalık «penis induratyo»sudur. Penisin ve kavernöz cisimlerin sertleşmesi   anlamına gelir. Cinsel ilişkiye imkân veren organ sertleştiği zaman ereksiyon imkânsız hâle girebilir. Mide ameliyatı geçiren kişilerde de iktidarsızlık olabilir.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın öncelikle organik veya psikolojik kökenli olduğu nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Bazı iktidarsızlıklarda arzu hâlâ mevcut iken bazı durumlarda arzu ve istek kaybolur.<br />
Arzu ve istek hâlâ mevcut olduğu zamanlarda organik rahatsızlıklar daha ağır basar, ancak arzu kaybolduğu zaman psikolojik bir neden söz konusu olabilir.</p>
<p><strong>İtktidarsızlığın başlıca psikolojik nedenleri hangileridir?</strong></p>
<p>İktidarsızlığın başlıca psikolojik nedenleri kişinin içinde yatan psikolojik dengesizliklerdir ve bunların kökeni çocuklukta kalmış olabilir: Bunlar da kişiler arasında olan dengesizlikler, cinsel terbiyenin kötü şekilde verilmiş olması yüzünden ortaya çıkan dengesizlikler ve sosyal dengesizlikler şeklinde olabilir.</p>
<p><strong>Ruhsal dengesizliklerin başlıcaları nelerdir?</strong></p>
<p>Bu dengesizliğin sonucu olarak cinsiyet ve seks eziyet yeren bir kavram olarak kabul edilmiş olabilir: Kadının va-ginası erkeğin penisini dişleyecek bir tuzak imajı verebilir.</p>
<p><strong>Sosyal düzeyde olan kişiler arası dengesizlikler nelerdir?</strong></p>
<p>Grupları ilgilendiren bütün dengesizlikler, evlilik ve aile dengesizlikleri iktidarsızlık yapabilir. Seksle ilgili yanlış bilgiler de (tatmin olabilmek için jenital organların belirli boyutlarda olması gerektiği gibi) iktidarsızlık nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Kişi ilk rahatsızlık işaretleri belirdiği zaman ne yapar?</strong></p>
<p>İktidarsız kişi son derece huzursuz ve kuşkulu bir kişidir ve bu yüzden bu konuyu bir ölüm kalım sorunu hâline getirir.</p>
<p><strong>İktidarsızlık vakalarında uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>
<p>Birçok neden söz konusu olduğu için uygulanan tedavi yöntemleri de birden fazladır; hastalığa sebep olan organik neden yok edilse bile iktidarsızlık geçmeye-bilir, çünkü bu organik rahatsızlık psikolojik düzeyde birçok rahatsızlık doğurmuştur; işte bunların da birer birer tedavi edilmesi gerekir.<strong></p>
<p>Ejakülasyon prekos (erken boşalım) nedir?.</strong></p>
<p>Meninin cinsi münasebetin hemen ba-şında akmasıdır. Penisin kadının jenital organlarına temasını mümkün kılmayan<br />
ejakülasyon prekos durumu olduğu gibi, uzun bir zaman sonra olan ama, buna rağmen kişiyi tatmin etmeyen ejakülasyon prekos durumu da söz konusu olabilir. Bu kişi de çok huzursuzdur. Erken boşalım vakalarında organik nedenler çok ender olarak karşımıza çıkar, önde gelen nedenler psikolojik değer taşır ve kadın-dan korkma şeklinde dahi olabilir.</p>
<p><strong>Ejakülasyon prekos durumu nasıl tedavi edilebilir?</strong></p>
<p>Eğer varsa organik nedenler tedavi edilmelidir. Psikolojik kökenli rahatsızlıklarda depresyonu önleyen maddeler kullanılır. Bu maddeler boşalım refikinin biyokimyasal kontrolünü sağlar. Ayrıca eşin iş birliği ile hâstanın vücudu-nun en duyarlı kısımları tespit edilmeli ve zevk veren uyarıların neler olduğu açığa konmalıdır.</p>
<p><strong>Geç boşalım veya imkansız boşalım nedir?</strong></p>
<p>Bu, uzun zamandan beri bilinen bir rahatsızlıktır ama, şimdi çok az görülmektedir. Bu geç boşalan kişilerin çok kuvvetli oldukları zannediliyordu ama, asılında bu kişilerin zevk dereceleri çok düşüktür.<br />
Bu durumda da rahatsızlık değişik derecelerde olabilir. Bazıları geç boşalır, bazıları hiç boşalamaz veya ancak erotik rüyalar sonucu tatmin olabilir. Bu hastalığın nedenleri kesin olarak bilinmiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-en-sik-gorulen-cinsel-fonksiyon-bozukluklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORGANİK İKTİDARSIZLIK MI, PSİKOLOJİK İKTİDARSIZLIK MI?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/organik-iktidarsizlik-mi-psikolojik-iktidarsizlik-mi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/organik-iktidarsizlik-mi-psikolojik-iktidarsizlik-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 14:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[organik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme problemi]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[İktidarsızlık hakkında çok az yayın vardır. Bunun sebebi sizce nedir?
Bunun iki sebebi vardır: Birincisi kültürle ilgili olan değerdir. Bu biraz da insanların problemler karşısında ilgisiz kalmalarına bağlıdır. Son yirmi yılda bu konuda da çok aşama kaydedilmiştir; ben bugün bu konuyu öğrencilerime aktarmaktayım ki, bu, yirmi yıl evvel imkânsızdı.
İkinci neden pratik değer taşır. Son zamanlara kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İktidarsızlık hakkında çok az yayın vardır. Bunun sebebi sizce nedir?</strong></p>
<p>Bunun iki sebebi vardır: Birincisi kültürle ilgili olan değerdir. Bu biraz da insanların problemler karşısında ilgisiz kalmalarına bağlıdır. Son yirmi yılda bu konuda da çok aşama kaydedilmiştir; ben bugün bu konuyu öğrencilerime aktarmaktayım ki, bu, yirmi yıl evvel imkânsızdı.<br />
İkinci neden pratik değer taşır. Son zamanlara kadar organik iktidarsızlıklara yönelik hiçbir tedavi yöntemi yoktu. Bugün ise çok başarılı ameliyatlar yapılıyor.<br />
<strong><br />
Erkeğin iktidarsızlığı nedir?</strong></p>
<p>Değişik tipte iktidarsızlıklar olabileceğini söylemekle başlayalım: Tam iktidarsızlık ereksiyona, meni atımına ve orgazma varmayı önleyen iktidarsızlık şeklidir, yani uyarıyı men eden hastalık hâlidir. Bundan başka seks fonksiyonlarının sadece bir kısmını kısıtlayan   iktidarsızlık  tipleri vardır: Ereksiyon iktidarsızlığı, boşalım-meni atımı iktidarsızlığı, orgazm iktidarsızlığı gibi. Ancak genel olarak iktidarsızlık, ereksiyonu men eden rahatsızlık tipi olarak bilinir.</p>
<p><strong>İktidarsızlık büyüme çağındaki çocuklarda da başlayabilir mi?</strong></p>
<p>Tabîi. Bunlar, hiçbir zaman cinsel birleşmeye tanık olmamış kişilerdir. Yani çiftleşme, koit olayının ne olduğunu bilmezler.</p>
<p><strong>Penis ve testislerin oluşumu ile İktidarsızlık arasında bir ilişki var mıdır?</strong></p>
<p>Peniste meydana gelen bazı kötü oluşum şekilleri bazı mekanik aksaklıklar doğurur ve cinsel temasa imkân vermeyebilir. Eğer bir erkeğin penisi 90 derecelik açı yapıyorsa bu erkek cinsel teması gerçekleştiremez. Penisin normalden çok küçük olması da çiftleşmeyi imkânsız kılar. Bazan endokrin bezlerinin bozukluğu iktidarsızlık yapabilir ama, bu durum her zaman ikinci derecede gelir. Endokrin bezlerinin fonksiyonunda bozukluk olduğunu anlayan kişi endokrinoloji mütahassısına başvurur.</p>
<p><strong>İktidarsızlığın tercih ettiği bir yaş söz konusu olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Yaşın ilerlemesiyle cinsel faaliyetler de değerini kaybeder. Birçok hastalık ortaya çıkabilir ve bunlardan birinin de iktidarsızlık olması doğaldır.</p>
<p><strong>İktidarsızlık bir hastalığın neticesi olarak ortaya çıkabilir mi?</strong></p>
<p>Tabîi. Karnın alt kısmını ilgilendiren bir ameliyat, damar hastalığı, penis damarlarında meydana gelen damar sertliği, kavernöz cisimlerin tıkanması, perine hastalığı iktidarsızlık nedeni olabilir. Bazı ilaçların kronik şekilde alınması da aynı   sonuçları  doğurur:<br />
Gastrik ülser ilaçları, uyuşturucular, sakinleştiriciler gibi.</p>
<p><strong>Psikolojik iktidarsızlık nedir?</strong></p>
<p>Bu tip iktidarsızlıkta organik hiçbir neden söz konusu olmaz. İktidarsızlık âni olarak ortaya çıkar ve hemen belirgin bir hal alır.</p>
<p><strong>Bu tip iktidarsızlıkta verilen terbiye önemlidir denir. Bu doğru mudur?</strong></p>
<p>Verilen terbiye ile cinsel faaliyet arasında bir bağ olabilir ama, bu doğrudan bir bağ değildir.</p>
<p><strong>Cinsel ahlâk yönünden çok sert olan anne-babalar erkek çocuklarda iktidarsızlık nedeni olabilir mi?</strong></p>
<p>Bu çok spesifik bir konudur. Birçok psikolojik kökenli iktidarsızlık olayını incelememe rağmen kesin bir cevap vermenin doğru olacağını zannetmiyorum.</p>
<p><strong>Tipik bir örnek verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Klinik dosyalarını karıştırmadan örnek vermek mümkün değildir. Ayrıca benim konuma dahil olmayan bu tip durumlarla ilgilenmiyorum. Bu durumlarda hastanın kişiliğini zedelememek için uzman olmak gerekir. Ancak şunu söyleyebilirim: Bugüne kadar anne-babanın sert tutumu yüzünden iktidarsız olmuş hiçbir hastam olmadı.</p>
<p><strong>Kadının tutumu (anne, arkadaş, nişanlı) hâlen var o-kın iktidarsızlığı nasıl etkiler?</strong></p>
<p>Psikolojik düzeyde etkili olan bütün çevresel etkenler içinde bu kişilerin tutumu önemli rol oynar; bazan iyileşmeye, bazan da İyileşmeyi önleyen durumlara neden olur.</p>
<p><strong>Psikolojik kökenli iktidarsızlık vakaları için geçerli olan tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></p>
<p>Öncelikle durumların mantıklı şekle sokulmasını hedef alan tedavi yönteminden başlamak gerekir. Diğer bir yöntem «biofeed-back» adını alır ve reflekslerin durumu ile ilgilidir. Kişinin gevşemesini amaç e-dinen tedavilerde jimnastik, solunum ve konuşmanın ö-nemi büyüktür. Psikolojik iktidarsızlık vakalarında en önemli unsur hastanın huzursuzluğu, bunalımıdır. Bütün nedenleri tedavi etmek imkânsız olduğuna göre huzursuzluğu yok etmek yoluna gidilir.</p>
<p><strong>Organik iktidarsızlık nedir?<br />
</strong><br />
Bu iktidarsızlık organik bir hastalık sonucu ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Bu İki tip iktidarsızlık nasıl ayırt edilir?</strong></p>
<p>Psikolojik iktidarsızlıklarda hasta, eşinin uygun ve hazır durumda olduğunu anlayınca ereksiyon yok olur.<br />
Bunun aksine tamamen organik olan iktidarsızlıklar vardır: Meselâ bacaklarında damar hastalığı olan bir kişi ameliyat olduktan sonra iktidarsız kalabilir.</p>
<p><strong>Penimetre nedir?</strong></p>
<p>Organik kökenli iktidarsızlıkları psikolojik olanlardan ayırt etmeye yarayan bir alettir. Penisin çapındaki değişimleri kaydeden bir sistemdir. Pratikte penimetre ereksiyon ölçeği anlamına gelir.</p>
<p><strong>Bu test nasıl yapılır?</strong></p>
<p>Bu test gece yapılır. 6-7 yaşından başlayarak, 70 yaşında faaliyetini sürdüren kişilere kadar her normal erkek geceleyin ereksiyon yaşar. Bu ereksiyon-lar uykunun REM denen ö-zel bir bölümünde meydana gelir ve iyi uyuyan her erkekte görülürler. Psikoje-nik iktidarsızlık gösteren kişinin gündüz ereksiyon göstermemiş olması ama, gece ereksiyon olayını yaşaması mümkündür.</p>
<p><strong>Bu tip bir testi uygulamak için hastahanede yatmak gerekir mi?</strong></p>
<p>Hayır, bu gerekli değildir. Hem hastanın evinde bu işlemi yapmak daha iyi sonuç vermektedir, çünkü hasta kendi evinde daha iyi uyur.</p>
<p><strong>Bu test herhangi özel bir kurala dayanır mı?</strong></p>
<p>Çoğunlukla gece ereksiyonlarından hareket edilir. Bu ereksiyonlar kadınlara ve hayvanlara da ait olabilir. Bu şişkinlikler insanlara has biyolojik bir mekanizmanın ifadesi olabilir: Beslenmeyle veya buna benzer beşerî fonksiyonlarla ilgili olabilirler.</p>
<p><strong>Bu test ne kadar sürer?</strong></p>
<p>Test bütün gece boyunca yapılır ve bazan iki, üç. dört defa tekrarlanması gerekebilir.</p>
<p><strong>Bu test her zaman olumlu sonuç verir mi?</strong></p>
<p>Benim meslek hayatım ve tecrübelerim bunun % 99 oranda olumlu cevap verdiğini gösterir. Eğer diyagramda kuşkulu bir hal sezilmişse ertesi gece aynı test tekrarlanır. Alet, incelenen hastanın yanındaki bir odaya yerleştirilir; eksper kişi veya bir teknik sorumlu aletin yanında kalır ve uygun durumda erek-siyonun iyi olup olmadığını kontrol eder. Bu durumda uygulanırsa test olumlu sonuçlar verir, jyi uyuyamı-yan hastalar test sonuçlarının dışında kalır.</p>
<p><strong>Olumlu sonuç alındığı zaman hangi tedavi yolu izlenir?</strong></p>
<p>Organik bir nedeni olmadığı için psikolojik iktidarsızlık tedavisi yapılır.</p>
<p>Angelo Salvini</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/organik-iktidarsizlik-mi-psikolojik-iktidarsizlik-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERKEKLERİN PROBLEMLERİ KONUSUNDA BİR ANDROLOGUN FİKİRLERİ</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-problemleri-konusunda-bir-andrologun-fikirleri.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-problemleri-konusunda-bir-andrologun-fikirleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 11:42:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hayat]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkeklerde cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Hastalar androloji merkezlerine hangi nedenlerle, ne zaman başvuruyorlar?
Erkekler hâlâ bugün bile gerekli olduğu zaman and-rologları ziyaret etmemektedir. Androloji bugün endokrinolojinin yirmi yıl önce bulunduğu durumdadır; yirmi yıl evvel iç salgı hastalığından yakınan bir hasta bu tıp dalı iyice bilinmediği için başka mütahas-sıslara başvuruyordu. Bugün erkek hastalıkları mü-tahassısiarma başvuran hastaların çoğu kısırlıktan şikâyetçi olan hastalardır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hastalar androloji merkezlerine hangi nedenlerle, ne zaman başvuruyorlar?</strong><br />
Erkekler hâlâ bugün bile gerekli olduğu zaman and-rologları ziyaret etmemektedir. Androloji bugün endokrinolojinin yirmi yıl önce bulunduğu durumdadır; yirmi yıl evvel iç salgı hastalığından yakınan bir hasta bu tıp dalı iyice bilinmediği için başka mütahas-sıslara başvuruyordu. Bugün erkek hastalıkları mü-tahassısiarma başvuran hastaların çoğu kısırlıktan şikâyetçi olan hastalardır ve jinekologlar tarafından yönlendirilmektedirler.<br />
Bunlardan başka sadece cinsiyetle ilgili sorunları olan hastalarımız da var: Değişik tipte olan bu iktidarsızlık durumları genel olarak «uyarılma rahatsızlığı», «orgazm olamama rahatsızlığı» ve «erken meni atımı» şeklinde açıklanabilir.<br />
Bazı hastalar ise jenital organlarının boyutlarından şüphelenerek veya cinsel ilişkilerdeki kuvvetlilik derecelerinden kuşkulanarak bize başvurmaktadır.</p>
<p><strong>En sık karşınıza çıkan rahatsızlıklar nelerdir?</strong></p>
<p>Muayene edilen 2 200 hasta içinde 1 600&#8242;ünün kısırlık problemi olduğu anlaşılmıştır: Bu 1 600 vaka içinde 300&#8242;ünün nedeni «a-zospermi»dir, yani spermada spermatozoidlerin bulunmamasıdır; bu hal, erkeklerde görülen kısırlığın en sık rastlanan nedenidir. Bunların haricinde kalan 1 300 kişinin de «oligospermi»den şikâyet ettiği görülmüştür: Bu hastalarda menide spermatozoidlerin a-zalması durumu hastalık hâline girmektedir.<br />
Muayene edilenlerin 200&#8242;ü cinsel ilişkilerindeki dinamizm sorunlarından yakındıkları için bize başvuran hastalardır: Beyaz evlilikler, jenital organların boyutlarına ilişkin sorunlar veya jinekomasti (erkekte büyük memelilik) problemleri gibi.<br />
Diğer 400 hastada da iktidarsızlık problemi olduğu görülmüştür: Bunların 250&#8242;-sinde uyarılma ile ilgili iktidarsızlık, 100&#8242;ünde meni atımı ile ilgili iktidarsızlık ve geri kalan 50&#8217;sinde de orgazmla ilgili iktidarsızlık fark edilmiştir.</p>
<p><strong>Hastalarınızın yaşı genel olarak kaç civarındadır? Bunlar özel birtakım sosyal sınıflara ait hastalar mıdır?</strong></p>
<p>Kriptorşidi (testislerin torbalara kadar inmeyip, yolda takılıp kalması) hastalığından yakınan buluğ öncesi yaşlardaki çocuklardan, jenital organların gelişimiyle ilgili problemlerden yakınan ergenlik yaşlarındaki çocuklara kadar<br />
ve yetişkinler de dahil olmak üzere her yaşta hasta bize başvurmaktadır.<br />
İktidarsızlık problemi olarak biri 18 ve 22 yaşlar arasında, diğeri de 40 ve 50 yaşlar arasında olmak üzere iki tip durumla karşı karşıya kalıyoruz.<strong></p>
<p>Hastalar kendi istekleriyle mi, yoksa eşlerinin etkisiyle mi size başvuruyorlar?</strong></p>
<p>Birinci dereceden cinsel rahatsızlıklardan yakınarak gelen hastalar ya evlenmek istedikleri için, ya da bunun gibi nedenlerle evlilik öncesinde tedavi olmak amacıyla kendiliklerinden bize başvuruyorlar. İkinci dereceden iktidarsızlık problemi olanlar ise, uzun zamandır devam eden normal cinsel ilişkilerden sonra çıkan herhangi bir sorun nedeniyle eşlerinin etkisiyle bize başvurmakta ve hemen her zaman eşlerini bu durumdan sorumlu tutmaktadırlar. Bu hastalar eşlerinin çocuklarla ve aileyle ilgili olmasından ve kendilerini artık tahrik etmemesinden şikâyetçi  olmaktadır.<br />
Bunun gibi durumlarda hastayla iş birliği yaparak cinsel kapasiteyi azaltan nedenleri açığa kavuşturmak gerekir. Bundan başka sorunun sorumlusunun kendi olduğunu da hastanın aklına sokmak gerekecektir. Şeker, prostat hastalığı, fazla alkol ve sigara.<br />
idrar yollarındaki bir iltihaplanma cinsel kapasiteyi olumsuz yönde etkileyen etkenlerdir.<br />
<strong>Dispanserlerinizde uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir?</strong><br />
Tedavi seçimi tamamen teşhise bağlıdır. Bir iktidarsızlık söz konusu olduğu zaman, nedenleri çok fazla olabileceği için detaylı testler yapmak gerekir; bu şekilde hastalığın organik veya patolojik olduğu ortaya çıkar. Bütün organik nedenler teşhis dışı kalmışsa bu durumda psikolojik bir rahatsızlık varlığı söz konusu olacaktır. Ancak bu organik nedenleri kesin şekilde hariç tutmak için birçok uzmanın birlikte çalışması gerekir (endokrinoloji, üroloji, anjiyoloji, nevrop-sikiyatri).<br />
Cinsel rahatsızlığın tabanında yatan etkenler çoğunlukla organik değer taşır.<br />
Tedavi, hormonal prostat hastalıklarını, şeker hastalığını, idrar yollarındaki iltihaplanmayı, fimoz ve parafimoz (sünnet derisinin kendi kendine büzülüp daimi olarak çekilmesi) vakalarını göz önünde tutarak gerekli ilaçlarla uygulanır. Cinsel rahatsızlıklara mahsus olan ilaçlar arasında hormonal ilaçlar başta gelir: Testosteron türevleri gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-problemleri-konusunda-bir-andrologun-fikirleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Seks Hayatı: Normal Seksüel Tutum Nedir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-normal-seksuel-tutum-nedir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-normal-seksuel-tutum-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 11:39:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hayat]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sapkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[kinsey raporu]]></category>
		<category><![CDATA[seksüel tutum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Kinsey raporu. Kişisel normalik durumu nedir.Ahlâk normalliği, doğru seksüel tutum nasıl gelişmiştir.Nüfus artışı ve normal seksüel tutum. Seksüel sapıklıklar.
Erkeklerin normal kabul edilen seksüel tutumları diye bir kavram söz konusu olabilir mi?
Normallik kavramı, bütün diğer konularda olduğu gibi cinsel tutum konusunda da son derece değişkendir ve kesin bir kavram olarak kabul edilemez İstatistikleri esas alan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kinsey raporu. Kişisel normalik durumu nedir.Ahlâk normalliği, doğru seksüel tutum nasıl gelişmiştir.Nüfus artışı ve normal seksüel tutum. Seksüel sapıklıklar.</strong></em><br />
<strong>Erkeklerin normal kabul edilen seksüel tutumları diye bir kavram söz konusu olabilir mi?</strong></p>
<p>Normallik kavramı, bütün diğer konularda olduğu gibi cinsel tutum konusunda da son derece değişkendir ve kesin bir kavram olarak kabul edilemez İstatistikleri esas alan bir normallik kavramından bahsetmek daha doğru olur Bundan başka kişisel veya ideal normallik kavramları da söz konusu olabilir.<strong></strong></p>
<p><strong>İstatistikleri esas alan normallik kavramı çoğunluğun tutumuna mı dayanır?</strong></p>
<p>Evet. İstatistikleri esas alan normallik çoğunluk tarafından uygulanan cinsel tutuma göre belirlenir. En uygun cinsel tutum olarak çoğunluğun tutumunu benimsemek büyük tehlikeler teşkil etse de bir yerde çok faydalı sayılmaktadır.</p>
<p><strong>Bu tehlikeler nelerdir?</strong></p>
<p>Çoğunluğun yaptığı şeyleri hemen iyi sıfatıyla vurgularsak, azınlığın yaptığı her zaman ceza görmek zorunda kalacaktır. Bu, homoseksüellerden bahsedildiği zaman hemen akla gelen sorunlardan biridir. Çoğunluk karşı cinsten birine arzu duyan sınıftan olduğu için, homoseksüellerin bu şartlarda sapık olarak kabul edilmesi gerekmektedir. İstatistikleri esas alan normallik kavramı Kinsey raporu ile başlayan sistematik araştırmalar tarafından yerilmiştir.</p>
<p><strong>Kinsey raporu neyi ispat etmiştir?</strong></p>
<p>Bu rapor normal cinsel tutuma sahip olması gereken çoğunlukta, genel olarak sapıkça kabul edilen davranışların, birbirine karıştırıldığını ortaya koymuştur.</p>
<p><strong>Kişisel normallik nedir?</strong></p>
<p>Kişisel normallik kişinin kendi ruh sağlığı içinde kendisini tatmin olmuş hissetmesi anlamına gelir. Kişisel normallik, belirli ifadeler içine kapatılamaz, çünkü kişiye dışarıdan normal sayılamayacak bir durum da kendini iyi hissetme imkânını sunabilir. Rahatsızlık vermeyen ve ağrısız olan bir hastalık nasıl ihmal edilir, tedavi edilmezse; uygulayan kişiye zarar vermeyen bir cinsî tutum da aynı şekilde tehlikeli olabilir.</p>
<p><strong>Ahlaki normallik nedir?</strong></p>
<p>Ahlaki normallik hem dinî değerleri, hem de kültür değerlerini göz önünde tutmaktır.</p>
<p><strong>Ahlaki görüş açısından doğru kabul edilen cinsî tutum son yıllarda nasıl gelişmiştir?</strong></p>
<p>Çok yakın bir geçmişe kadar cinsî tutumun olumlu yönleri cinsel zevk ve üretkenlik arasındaki ilişkiye bağlı tutuluyordu. Normal olabilmek için düzgün cinsel etkinlikten başka doğurganlık da baş rol oynuyordu. Erkeğin kısır olmaması, çocuk sahibi ve özellikle erkek çocuk sahibi olması gerekiyordu.<br />
Bugün kültür değerleri değişmiştir; günümüzde toplumlar cinsel zevk ile üretim olayını ayırt edebilmekte ve meni atımı çok doğal bir şey olarak kabul edilirken döllenme imkânı taşıyan meni atımı vakalarına dikkat edilmektedir.</p>
<p><strong>Sapıkça kabul edilen davranışlar için ne söylenebilir?</strong></p>
<p>Mazohizm (cinsel isteklerin, başkasının yaptığı acı verecek hareketlerle giderilmesi), röntgencilik, kendini teşhir etme anomalisi gibi sapıklıklara karşı tutulan yöntemlerde de değişmeler olmuştur. Pornografiye imkân veren ve bunu ticarî amaçla kullanan bir toplum, röntgencilik yapan kişiyi muhakkak ki daha güç yargılar. Sadistlik ve mazohizm için durum daha değişiktir: «Tabii bu tutum sapıkça-dır ama, iki taraf da tatmin oluyorsa toplum bu duruma müdahale etme gereğini duymaz. Yasal tıp değerlerini tehlikeye sokmayan diğer bir sapıklık «karşı cinse ait bir eşyaya karşı gösterilen cinsel istek hastalığı yani fetişizmdir».</p>
<p><strong>Hâlâ vahim ve tehlikeli olarak kabul edilen sapıklıklar nelerdir? Bunların önüne geçilebilir mi?</strong></p>
<p>Hâlâ çok önemli bir sorun teşkil eden ve toplumun yok olmaları için savaştığı iki sapıklık vardır: Bunlar «yakın akrabalarla yapılan cinsî ilişkiler» ve «aşırı çocuk düşkünlüğü» yani «pedofili» dir.</p>
<p><strong>Günümüzde erkeğin saldırganlığına yönelik tutum nasıldır?</strong></p>
<p>Kişisel saldırganlık cinsel ilişkilerde yanlış değerlendirilmektedir. Birçok kadın cinsiyet eşitliği ve serbestlik amacıyla bu durumu kabul etmemek yoluna gidiyor.</p>
<p><strong>Bugünün toplumu cinsiyete karşı nasıl bir fikir taşımaktadır? Toplum cinsiyet karşısında kendini frenlemek zorunda kalıyor mu?</strong><br />
Bugünün toplumu cinsiyet denince uygunsuz fikirleri ve tahrikleri şuuraltına alan bir ruh hâli içinde bulmaktadır kendini. Bence bu kadar pesimist olmaya gerek yoktur: Eğer herhangi bir cinsi ilişki zararlı kabul ediliyorsa bunu tam ve ka-sin olarak bir ahlâki çöküş olarak görmemek daha uygun olacaktır, çünkü cinsiyette geçerli olan her kısıt Ivıe sınırlı kavram yine cinsiyet için yardımcı bir unsur olabilmektedir.<strong></p>
<p>Cinsel zevk zorlanma şeklini alabilir mi? Bu duruma girince olumsuz etki yapabilir mi?</strong></p>
<p>Günümüzde olduğu gibi cinsel zevkin zorlanma şekline girmesi tehlike teşkil edebilir. Zorla yapılan bir şey havasına girince bu zevk zıt ve diğer kavramlara ters düşen bir unsur olarak görülmektedir.<br />
Erkeği kesin ve kalıcı bir işlerlik hâline terk etmemek daha doğru olur.</p>
<p><strong>Tek kadınla sürdürülen ilişki toplum tarafından daha kolay kabul ediliyor. Bu doğru olabilir mi?</strong></p>
<p>Anglosaksonlar&#8217;da ortaya çıkan «open marriage» yani açık evlilik beklenen sonuçları vermemiştir. Tek partnerli ilişkilerde dinamik ve uyanık bir durum yaratmak hâlâ mümkündür; ancak yine de cevabı verilemeyen bir sorun söz konusudur:<br />
Cinsel uyarısını her zaman canlı tutmak için devamlı değişiklik yaşamak isteyen erkekler mi, yoksa aynı eşle bu uyarıyı sağlamak isteyen erkekler mi daha üstündür? Bu sorunun cevabını vermek güçtür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-normal-seksuel-tutum-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeklerin Seks Hayatı: İçgüdü ve Arzu</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 11:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerde Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[geç boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[İçgüdü ve arzu arasındaki fark nedir. İçgüdü hangi köklere dayanır. Bütün embriyonlar altıncı haftaya kadar dişidir, Erkek cinsiyeti içgüdüsünün yavaş yavaş terbiye edilmesi. Uyarı ve ereksiyon. Ereksiyon ne zaman azalır veya tamamen yok olur. Orgazm ve meni atımı. Cevap vermeyen ve etkisiz kalan devre nedir.
Erkekte seksüel tahrik nasıl açıklanabilir?
Erkekte seksüel tahrik organik ve psikolojik unsurların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İçgüdü ve arzu arasındaki fark nedir. İçgüdü hangi köklere dayanır. Bütün embriyonlar altıncı haftaya kadar dişidir, Erkek cinsiyeti içgüdüsünün yavaş yavaş terbiye edilmesi. Uyarı ve ereksiyon. Ereksiyon ne zaman azalır veya tamamen yok olur. Orgazm ve meni atımı. Cevap vermeyen ve etkisiz kalan devre nedir.</strong></em></p>
<p><strong>Erkekte seksüel tahrik nasıl açıklanabilir?</strong></p>
<p>Erkekte seksüel tahrik organik ve psikolojik unsurların katıldığı karmaşık bir olaydır. Bu olayın organik kökeninde psikolojik durum, hormon salgılanması ve kan dolaşımım görmek mümkündür. Bu organik birleşime içgüdü adı verilir; bu birleşimin genetik ve vücut yapışma ait özellikler taşıdığını söyleyebiliriz. Erkekte seksüel tahrikin etkili olmasına katkıda bulunan psikolojik öğeler de kişinin hayatı, kültür derecesi, içinde bulunduğu anla ilgili psikolojik ve heyecan verici, his etkenleridir. Bu etkenlerin bütününe «arzu» diyoruz.</p>
<p><strong>Erkekte seksüel tahrikin ortaya çıkmasında içgüdü ve arzu kendi başlarına mı, yoksa birlikte mi rol oynar?</strong></p>
<p>İçgüdü ve arzu her zaman birbirinden kopmayan iki etken olarak kabul edilmiştir. Ancak bu iki etkenden birinin daha üstün ve öncelikli olması doğal sayılabilir. Bazı belirli durumlarda içgüdü daha evvel harekete geçer.</p>
<p><strong>Meselâ ne zaman?</strong></p>
<p>Meselâ uzun süren bir seksüel tatminsizlik devresinden sonra, tahrik kuvvetinin ortaya çıkması, en başta içgüdünün ritmik ve tekrarlı faaliyetine bağlıdır.</p>
<p><strong>O halde bu durumda içgüdü organizma-nın bir ihtiyacı olarak kabul edilebilir mi?</strong></p>
<p>Evet, içgüdü için ihtiyaç kelimesini kullanabiliriz. Bu da içgüdü ve arzu arasındaki farkı daha bariz şekilde ortaya koyacaktır: Arzu hiçbir zaman kişi tarafından şiddetle istenen bir unsur olmamıştır.</p>
<p><strong>Tahrikte o arzu hangi şartlarda öncelik kazanır?</strong><br />
Çiftli ilişkilerde içgüdü serbest bir seçim yolu olarak kalırken arzu öncelik kazanır.</p>
<p><strong>Erkekte İçgüdü ve arzudan meydana gelen tahrik hangi köklere dayanır?</strong></p>
<p>Kişinin büyümesi sırasında içgüdü ve arzu eşit adımlarla ilerler, ama bu sorunun daha açık bir şekilde görülmesi için tahrik kuvvetinin esas kökenine inmek gerekir. Uzun süre beraber yaşamak, ço cuk sahibi olmak ve özellikle erkek çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftin arzusunda zaten sonradan yeni doğanın cinsel tahrik kuvvetini oluşturacak ilk tohum bulunmaktadır. Eğer gebe kalan kadın bu erkek arzusunun üzerinde giderse erkekte seksüel tahrikin ilk menşelerini burada bulmak mümkün olabilir. Günümüzde biyoloji, bu varsayıma birçok şey eklemiştir.</p>
<p><strong>Biyoloji bu konuda neler söylüyor?</strong></p>
<p>Bugün biyologların hemfikir oldukları bir konu vardır: Anne kanundaki fetüsün cinsiyeti bir zamanlar düşünüldüğü gibi nötr değil ama, dişidir. Altıncı haftadan sonra bu fetüs bazı hormonal etkenler yüzünden erkeğe dönüşebilir.</p>
<p><strong>Bu konu erkekteki seksüel arzunun kökenlerine nasıl bağlanabilir?</strong></p>
<p>Geleceğin erkeği muhakkak ki annenin rahmi içinde geçen hayatını hatırlamaz ama, yine de kendisinde bu dişilik durumundan kurtulmak ve kesin erkeklik kavramına girmek için derin bir biyolojik reaksiyon oluşabilir: Şiddetlilik, yırtıcılık, saldırganlık, sertlik gibi kavramlar tabii sonradan, yılların geçmesiyle ortaya çıkacak etkenlerdir. Erkekte var olan tahrik kuvveti ve arzu saldırganlığına ve sertliğine karışacak, kuvvetlilik esasına dayanan psikolojik öğeler bir yerde erkek cinsiyetinin itici kuvvetinin kesin bir anlam kazanmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Dış dünya ve kültür, erkeklik arzusunu yönlendirir mi?</strong></p>
<p>Freud ve ondan sonraki psikanalistlerin aynı fikirde oldukları bir konu da şudur: Erkek çocuklar önce annelerin istekleriyle doldurulduğu ve başarıya itildikleri halde, sonradan kendilerini daha erkeksi hissetmeleri için cinsiyet gelişimlerinin içinde yalnız bırakılmışlar ve kendilerini hemen çiftli ilişkiler içinde bulmuşlardır. Bu konuda kültür ve çevre şartlarının önemi büyüktür.</p>
<p><strong>Arzunun gelişmesine katkıda bulunan diğer şartlar nelerdir?</strong></p>
<p>Her şeyden evvel erkeğin jenital organı; gözle görünen, elle dokunulabilen ve gerçek olmasının kanıtı olarak erkek tarafından her an yanında taşınan bir elemandır. Bu organ, bütün bu özellikleriyle erkeğin arzusunun ortaya çıkmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Bu arzu erkeğin tek yanlı bir ifadesi olarak kabul edilebilir mi?</strong></p>
<p>Hayır, bu arzu erkeğin tek yanlı bir ifadesi sayılamaz; arzunun erkeğin eşinin arzusu tarafından kabul edilmesi, desteklenmesi gerekir. Eşinin kendisini arzu etmemesini anlaması sonucu erkeğin arzusu bloke olabilir veya tamamen yok olur.</p>
<p><strong>Kişinin gelişimi sırasında içgüdü tabii bir gelişim izliyor denir. Bu doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet, içgüdü gelişen cinsiyetin gelişimi ile birlikte büyür.</p>
<p><strong>Tahrikin ortaya çıkmasıyla başlayan, erkeğe ait seksüel cevap nasıl bir yol izler?</strong></p>
<p>Bugün bütün dünya tarafından kabul edilen Masters ve Johnson&#8217;un laboratuvar araştırmalarından sonra cinsiyet cevabının devresi üç bölüme ayrılmaktadır: İlk dönemde tahrikin meydana çıkması söz konusudur; ikincisinde arzu ve uyan artmakta; üçüncü dönem içinde ise orgazm devresi başlamaktadır. Orgazm devresi meni atılımının gerçekleştiği zamandır. Bu verilere dayanarak orgazm ve meni atımının, uyarı ve ereksiyonun (penisin kavemöz cisimlerine kan dolması ve penisin sertleşmesi) aynı şey olduğunu söylemek mümkündür.</p>
<p><strong>Uyarı ve heyecanlanmanın artması her zaman ereksiyona yol açar mı?</strong></p>
<p>Patolojik vakaları hariç tutsak bile (ki bu vakalarda uyan ve ereksiyon hiçbir zaman aynı anda olmamaktadır) normal kabul edilen bazı durumlar vardır ki bu gibi hallerde çok şiddetli arzu ve uyarı olsa dahi ereksiyon olmayabilir. Bu gibi durumlarda ereksiyon bazı değişik şartlarla, meselâ jenital organları uzun süre okşamak yoluyla elde edilebilir.<br />
<strong><br />
Arzuyla meydana gelen ereksiyon anatomik ve fizyolojik bir mekanizmaya mı dayanır?</strong></p>
<p>Ereksiyon olayının fizyolojik mekanizması penisin kavernöz cisimlerine kan dolması ile ilgilidir ama, bu mekanizmada organik öğeyi teşkil eden içgüdü ile psikolojik öğeyi teşkil eden arzunun rollerini tespit etmek kolay değildir. Hareket nedeniyle veya geceleri olan âni erek-siyonlarda içgüdünün öncelik ettiği söylenebilir.</p>
<p><strong>Cinsel faaliyet sırasında ereksiyon olayını olumsuz yönde etkileyecek veya tamamen yok edebilecek şey ne olabilir?</strong></p>
<p>Ereksiyon olayında arzunun yeri büyüktür. İkaro kompleksi yani uçuş korkusu denen teoride kalkan bir şeyin uçtuğu kadar düşme ihtimali de vardır denir; bu ifade ereksiyon olayında çok basit olarak görülebilir. Her cinsel cevap vakasında ereksiyon kendine has ve değişik bir hikâye yaşar: Bir eşle çok ba-şarılı olan bir ereksiyon olayı diğer bir eşle aynı cevabı veremeyebilir.</p>
<p><strong>Orgazma ve meni atımına varmanın yolları nelerdir?</strong></p>
<p>Uyarı en son derecesine vardığı zaman (Masters ve Johnson dakikası) orgazm devresi yaklaşıyor demektir. Uyarı zirveye gelince meni atımı gerçekleşir.</p>
<p><strong><br />
Orgazm ve meni atımı nasıl olur?</strong></p>
<p>Erkeklere ait orgazm olayı kişiden kişiye göre değişen nitelik, tatmin ve akım şiddeti özellikleri gösterir. Süresi kesin saptanmış bir süre değildir. Sperm, meni sırasında ritmik kasılma &#8211; çekilme hareketiyle vücuttan dışarı çıkmaktadır; bu ritmik hareketler ilk başta 0,8 saniyelik, sonra daha uzun süren aralıklarla tekrarlanmaktadır.</p>
<p><strong>Psikolojik görüş açısından, erkek, orgazm ve meni atımı olaylarını nasıl yaşar?</strong></p>
<p>Meni atımı arzunun yerine getirildiğinin bir kanıtıdır. Aynı zamanda orgz-mın olduğunu ve cinsel cevabın da tamamlandığını gösterir. Ama Batılılar için geçerli olan bir fikir vardır. Uyarının gelişmesiyle biriken ve ortaya çıkan enerji, sonunda orgazm ve meni atımı olaylarıyla vücuttan dışarı atılmalıdır; bu yüzden orgazm aynı zamanda bir serbest kalma durumu olarak da görülmektedir.</p>
<p><strong>Orgazm olduktan sonra erkekte cinsel cevap dönemi tamamlanmış olur mu?</strong></p>
<p>Sperm atıldıktan ve orgazm olduktan sonra erkek kendini çok yorgun hisseder ve çoğunlukla uyur. Bu, kadının yakındığı konudur. Masters, orgazmdan sonra uyuyan bir çifti incelemiş ve uyuyan kadının uykusunda bile erkeğine karşı enerji dolu olduğunu, erkeğin de orgazmdan kesin tatmin olmuş şekilde hareketsiz uyuduğunu görmüştür. Erkek o sırada cevap vermeyen ve etkisiz olan bir devreye girmiş sayılır.</p>
<p><strong>Bu cevap vermeyen etkisiz devre ne kadar sürer?</strong></p>
<p>Bu süre bazen çok kısa bir devre olarak görülür ve erkek ikinci bir temasa girebilir. Ama üçüncü temas ondan daha zor, daha sonrakiler de çok daha zor olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/erkeklerin-seks-hayati-icgudu-ve-arzu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

