<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; Kanamalar</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/saglik/kanamalar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İç Hastalık Belirtisi Olarak Kanama</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/ic-hastalik-belirtisi-olarak-kanama.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/ic-hastalik-belirtisi-olarak-kanama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 21:38:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağızdan kan gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Burun kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[dil kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[dilin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Hemostatik bağ]]></category>
		<category><![CDATA[iç hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[iç kanama]]></category>
		<category><![CDATA[İdrarda kan]]></category>
		<category><![CDATA[kulak kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Proktoraji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Transfüzyonun lüzumu]]></category>
		<category><![CDATA[üç bardak denemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Varisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Kulak kanaması. Burun kanaması. Ağızdan kan gelmesi. İdrarda kan ve üç bardak denemesi. Proktoraji. Transfüzyonun lüzumu. Varisler. Hemostatik bağ: Nasıl ve ne zaman kullanılmalıdır.
Kulaktan kan kaybı, önemli bir şey midir?
Kulak kepçesinde yara veya dış kulak yolunda herhangi bir nedenden ötürü bir kanama söz konusu olduğu takdirde önemli değildir. Ancak bir kafa travması sonucunda meydana gelirse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kulak kanaması. Burun kanaması. Ağızdan kan gelmesi. İdrarda kan ve üç bardak denemesi. Proktoraji. Transfüzyonun lüzumu. Varisler. Hemostatik bağ: Nasıl ve ne zaman kullanılmalıdır.</strong></em><br />
<strong>Kulaktan kan kaybı, önemli bir şey midir?</strong></p>
<p>Kulak kepçesinde yara veya dış kulak yolunda herhangi bir nedenden ötürü bir kanama söz konusu olduğu takdirde önemli değildir. Ancak bir kafa travması sonucunda meydana gelirse önemli bir nitelik kazanır. Bu durumda kafatası kaidesinde bir fraktür ihtimali bulunabilir. Basınçla tampone edilmeyip düz katlanmış steril bir gaz bezi koruyucu amaçla, kanamayı önlemekten çok pislenmemesi için konur. Kanamanın bloke edilmesi, kafa içi bir hematom oluşmasına sebebiyet verebilir. Hasta kafa travması geçirmiş bir kimse olarak kabul edilmesi ve bilinci yerinde olsa dahi bir ilk yardım merkezine götürülmelidir.</p>
<p><strong>Burun kanamaları ne şekilde açıklanabilir?</strong></p>
<p>Septum üzerinde her iki yanda üç arterin akmasıyla oluşan bir vasküler alanın varlığı nedeniyle en sık görülen spon-tan hemorajiler arasındadır. Kökü kemiksi olup sonra esnekleşen ve nihayet et hâlini alan burun piramidinin yüzden çık-<br />
ması nedeniyle en sık rastlanan postrav-matik hemorajiler arasında yer alır. Çok bol olabilmeleri ve tekrarlanmaları nedeniyle genellikle ağır kanamalar değillerdir.</p>
<p><strong>Burun kanamasında nasıl hareket edilir?</strong></p>
<p>Baş dik tutulup yedi dakika süreyle burun delikleri sıkılır. Bu arada sıkıp gevşetme yapılmamalıdır.</p>
<p><strong>Baş, arkaya doğru değil de neden dik tutulmalıdır?</strong></p>
<p>Dik pozisyonu, meydana gelebilecek bir tehlikeyi önler. Baş arkaya doğru tutulduğu zaman, burundan boşalan kan boğaza gider ve buradan da bronşlara ulaşır.<br />
Birdenbire bir boğulma hissi gelişir ve arka arkaya öksürük darbeleri başlar.</p>
<p><strong>Duran burun kanamaları kısa sürede tekrarlayabilir mi?</strong></p>
<p>Şüphesiz. Bir kanamayı durdurmak, ona yol açan nedenleri ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Meselâ burundan üfle-nildiği takdirde bir pıhtının kopmasıyla tekrar başlayabileceği gibi, aktif vazodila-tasyon (damar genişlemesi) nedeniyle, biraz alkol de kanama için yeterli olabilir.</p>
<p><strong>Ağızdan kanamalar, akciğer veya mideden gelen kana göre ayırt edilebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Akciğer kökenli kanın öksürükle birlikte görüldüğü köpüklü ve canlı kırmızı renkte; buna karşılık mideden gelen kanın akıcı ve şarabımsı görünüşte olduğunu hatırladıktan sonra ağızdan kanamanın görüldüğü üç durum daha vardır:<br />
1) Diş eti kanaması;<br />
2) dil kanaması;<br />
3) kulak-burun-boğaz hekimi müdahalesinden sonra (burun poliplerinin alınması, adenoidektomi, tonsillektom) boğaz kanaması.</p>
<p><strong>Kanın özelliği nasıldır?</strong></p>
<p>Mide suyuyla karışık olmaması nedeniyle kırmızı rengini muhafaza eder. Öksürük nöbetleriyle birlikte meydana gelmez. Bu durumda aşırı köpüklü de değildir. Kendi koyu kıvamı mevcuttur. Bu arada kişinin anamnezi yararlı olur.</p>
<p><strong>Diş etleri nasıl kanayabilir?</strong></p>
<p>Zayıflıkları nedeniyle, bazan diş çürüklerinden ötürü iltihabi nedenlerle kanayabilir.<br />
Bu son durumda kanla birlikte cerahat vardır ve diş ağrılarıyla ilgili uzun bir öykü söz konusudur. Bazı ilaçların alınması hâlinde veya sistemik hastalıkların ifadesi (bazı lösemiler) olarak diş etleri kendiliklerinden kanayabilir. Zayıf diş eti tümörleri olabilir veya yakın zamanda çektirilen bir dişe bağlı kanama düşünülebilir.</p>
<p><strong>Diş kanaması kolayca geçebilir mi?</strong></p>
<p>Hayır, her zaman kolay geçmez. Çoğunlukla bir diş hekiminin ilk yardımı gerekli olur.</p>
<p><strong>Dil kanaması nasıl meydana gelir?</strong></p>
<p>Çok acı verici bir ısırma, küçük bir anjiyomun yırtılması sonucunda dil kanaması gelişebilir.</p>
<p><strong>Burun ve boğaz ameliyatlarından sonra neden hemoraji meydana gelebilir?</strong></p>
<p>Ameliyatın hemostatik dikişlerle sonuçlandırılması nedeniyle bu tür kanamalar genellikle meydana gelmez. Ancak bir efor sonucunda (hapşırma, öksürük vb.) ameliyat merkezindeki pıhtılarda bir yırtılma veya kopma olur ve bu durum kanamaya yol açar. Ancak bu kanama, genellikle hastahanede, hastanın yatırıldığı bölümde kontrol altına alınır. Küçümsenmemesi gereken kanamalardır.</p>
<p><strong>Eğer idrarda kan varsa bunun sebebi nedir?</strong></p>
<p>Hekimler, bu durumdan «hematüri» olarak söz ederler. İdrarda kırmızımsı renk veya «açık şarap rengi» gözlendiği takdirde daima bir kan kaybı mevcuttur.</p>
<p><strong>«Üç bardak deneyi» nedir?</strong></p>
<p>Bir defada yapılan idrarın başlangıçtan sona kadar arka arkaya üç ayrı kavanoza yapılmasıdır.</p>
<p><strong>Ne gibi sonuçlar çıkarılabilir?</strong></p>
<p>İdrar gözlemlerine göre hematürinin değerlendirilmesi. Aynı anda yapılan idrar, birinci, ikinci ve üçüncü devrelerde üç ayn kavanozda arka arkaya toplanır ve analiz edil A, böbrek hematürisi; B, mesane hematüris C, ü&#8217;retral hematüri.<br />
Bu deney mantık açısından tam kesin bir deney olmamakla birlikte aşağı yukarı iyi bir yönlenmeye imkân vermektedir:<br />
Eğer başlangıçta hematüri görülüyor, sonra idrar berraklaşıyorsa kan üreterden geliyor demektir;<br />
eğer idrar başlangıçtan sona kadar kanlıysa, bu durumda kanamanın hareket noktası yüksektir ve böbreki ilgilendirir;<br />
eğer idrar başlangıçta berrak olup kırmızımsı renkte bitiyorsa, bu durumda kan mesaneden gelmektedir.</p>
<p><strong>Yapılacak bir şey var mıdır?</strong></p>
<p>Hayır. Kan kaybının daima ılımlı olması nedeniyle dramatize edecek bir şey yoktur.<br />
Hematüri türünü gözlemekle yetinmek gerekir. Alkollü içkiler içilmemeli ve idrarın nitelikleri bir hekime anlatılmalıdır.</p>
<p><strong>Doktora giderken idrar örneği de götürmek gerekir mi?</strong></p>
<p>Hayır, gerekmez.</p>
<p><strong>Spermle birlikte kan gelebilir mi?</strong></p>
<p>«Hemospermi» pek ender görülse de evet. Bu, uzmanlık gerektiren bir durumdur.</p>
<p><strong>Vajinal kanamalar, ilk yardım gerektirir mi?</strong></p>
<p>Evet. Kan genellikle rahimden gelir ve hekimler buna «metroraji» adını verirler. Bir düşük veya bir kürtaj sonucunda meydana gelmiş bir kanama söz konusuysa hasta baş aşağı ve bacaklar hafifçe yukarı gelecek şekilde yatmalıdır. Bir   ilk yardım merkezine götürmek yerinde olur.</p>
<p><strong>Karın üzerine buz torbası uygulanması yararlı mıdır?</strong></p>
<p>Bir düşük durumunda uygulanmamalıdır. Çünkü soğuk, rahimde bir kasılmaya sebebiyet verir. Buna karşılık diğer durumlarda uygulanabilir.</p>
<p><strong>«Metroraji», âdet kanamasıyla çakışır mı?</strong></p>
<p>Hayır, hattâ metrorajinin ortaya çıkması, âdet kanamalarının dışında bir olaydır. Düzenli âdet kanamaları, yani menst-ruasyonlar, bir kanama uzayacak olursa «menoraji»den söz edilir.</p>
<p><strong>Anal yoldan kan kaybı ne şekilde açıklanmalıdır?</strong></p>
<p>Eğer kan canlı kırmızı renkte, dışkıyla birlikte veya dışkıyı izliyorsa «hemor-roider kamıdır. Bu durumda bir soğuk uygulaması, bir beyaz rejim, alkollü içkilerin kullanılmaması ve dışkının kontrolü yeterlidir.</p>
<p><strong>Eğer az çok kırmızı renkte ise ve hiçbir ağrı olmaksızın tek başına akıyorsa ne düşünülür?</strong></p>
<p>Daha yüksek bir ihtimalle kalın bağırsaktan geliyorsa «proktorraji» ve ince bağırsaktan geliyorsa «enterorraji» adını alır. Ancak bu ayırım, özel gözlemler sonucunda mümkündür.</p>
<p><strong>Eğer dışkı siyah renkte ise neden korkulabilir?</strong></p>
<p>Ağızdan demir preparatlarının alınması gibi herhangi bir özel tedavi uygulanmıyorsa siyah dışkı («melena» mide merkezinde sindirilmiş bir kan emisyonuna işaret eder) bazan ağızdan şarabımsı tipte bir kan gelmesini (hematemez) izler. Mide veya onikiparmak bağırsağından bir kanama söz konusudur. Dışkı «kahve telvesi» gibi olup özellikle kötü kokuluysa «yalancı bir iç kanama» düşünülür.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong><br />
Hasta yatar vaziyette hastahaneye kaldırılmalıdır. Hiç yiyecek verilmemeli, özellikle alkollü içkiler ve hattâ su dahi verilmemelidir. Anemi, susuzluk hissi verir.</p>
<p><strong>Bir mide nasıl kanamaya başlar?</strong></p>
<p>Bir ülser olması gerekli değildir. Bazan antiromatik veya analjezik kompresler de, «hemorajik gastrit»e yol açabilir. Ağrı yoktur, hasta kuvvetinin tükendiğini hisseder, sararır, zor nefes alır ve daha sonra nefesi sıklaşır, soğuk ter döker, nabzı zayıflar ve ayağa kalkmaya çalıştığında etrafı kararır: Bu, bir «ağır akut anemi» tablosudur.</p>
<p><strong>Bir transfüzyon ne zaman gereklidir?</strong></p>
<p>Kan kaybı yarım litreyi aşarsa gereklidir. Değerlendirmede kanın çok kirlendiği göz önünde bulundurulmalı ve akut anemi belirtilerine dikkat etmelidir. Bu arada kan sayımı yaptırılması yerinde olur.</p>
<p><strong>Alyuvarların sayımı çok zaman gerektirir mi?</strong></p>
<p>Hayır, aksine en çabuk yapılan gözlemlerden biridir. Bugün hemen hemen elektronik olarak uygulanmaktadır. Özel bir tozla pıhtılaşmaz hâle gelen bir veya iki santimetreküp kan yeterlidir.</p>
<p><strong>Dolaşımdaki toplam kan ne kadardır?</strong></p>
<p>Kilogram olarak vücut ağırlığının on üçte birine litre olarak eşittir.</p>
<p><strong>Varisli bir kimsede bunların yırtılması sonucu bir hemortaji gelişir mi?</strong></p>
<p>Evet, bazan hiçbir  darbe veya yara olmaksızın «spontan yırtıklar» gelişebilir. Bir öksürük, eğilme veya bir banyo sırasında efor nedeniyle toplardamar basıncında bir artış nedeniyle ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Bu durumda hemoraji nasıldır?</strong></p>
<p>Koyu renkte, oldukça yavaş akışlı klasik bir «toplardamar kanaması»dır.</p>
<p><strong>Kendiliğinden durabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Gerek bu gibi hallerde aşırı ölçüde hasar görmüş toplardamar duvarının az direnci, gerek üstteki derinin kuruluğu nedeniyle kendiliğinden duramaz.</p>
<p><strong>Bu durumda ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Katlanmış bir gaz beziyle kanayan nokta üzerinde doğrudan bir basınç yapmak ve kanayan noktayı kalp hizasına kaldırmak, yani yatağa uzanıp ayakları yükseğe koymak yeterlidir.</p>
<p><strong>Kanama bu şekilde tampone edildikten sonra ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Alkollü içkiler içilmemeli ve zaman kaybetmeden ilk yardım, merkezine gidilmelidir. Bazan dikiş gerekli olabilir.</p>
<p><strong>Başka varislerin kanama ihtimali var mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Bacak varisleri en sık görülen şekiller olmakla birlikte hemorroidlerin de, anus dışına çıkabilen ve defekasyon sırasında yırtılarak kanayabilen varisler olduğunu unutmamak gerekir.</p>
<p><strong>«Yemek borusu varisleri» de var mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Yemek borusu toplardamarlarında bir dilatasyondan (genişleme) ibarettir. Özellikle alt kısımda olan venler, karaciğere venöz bir boşaltımda bulunurlar.<br />
Eğer ileri devrede bir siroz söz konusuysa diğer varisler gibi hareket ederler. Yırtılmaları sonucunda «kuvvetli bir he-matemez» gelişir.</p>
<p><strong>Hematemez geçirmekte olan bir siroz has tasma ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Bir havlu veya benzeri bir kumaş üzerine yerleştirilen başın bir tarafa çevril-mesiyle yapılacak antişok pozisyonundan başka herhangi bir pratik önlem yoktur. Hasta, süratle hastahaneye kaldırılmalıdır.</p>
<p><strong>Hemoraji bir kesikten ileri geldiği takdirde nasıl durdurulur?</strong></p>
<p>Bu, kesiğin merkezi ve derinliğim bağlıdır.</p>
<p><strong>Üzerine soğuk su atmak yararlı mıdır?</strong></p>
<p>Hayır, su hematik pıhtılaşmayı önler ve soğuğun damar sıkıştırıcı bir etkisi olmakla birlikte kanamaya sebebiyet verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/ic-hastalik-belirtisi-olarak-kanama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanamalar (hemorajiler) &#8211; Pratik Kavramlar</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/kanamalar-hemorajiler-pratik-kavramlar.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/kanamalar-hemorajiler-pratik-kavramlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 21:37:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanamalar]]></category>
		<category><![CDATA[bereler]]></category>
		<category><![CDATA[dış kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Hematom]]></category>
		<category><![CDATA[hemoraji]]></category>
		<category><![CDATA[hemorajiler]]></category>
		<category><![CDATA[iç kanama]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kan grupları]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı dış kanama]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı iç kanama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/kanamalar/kanamalar-hemorajiler-pratik-kavramlar.html</guid>
		<description><![CDATA[Kan, kanama, kan grubu. Venöz kanamalar ve arteryöz kanamalar. Durdurma mekanizması..
Kanama nedir?
Kanama çeşitli derecede, fakat bir kimsenin sağlık durumu üzerinde daima etki eden bir kayıp, damarlardan bir kan çıkışıdır.
Ancak kan hakkında birtakım şeyler bilmeden kanamadan söz edilemez: «Kan» nedir?
Kan basit olarak bir sıvı şeklinde tarif edilemez. Gerçek ve tam bir «akıcı organ» şeklinde tanımlanabilir.
Neden?
Çünkü «organ» [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kan, kanama, kan grubu. Venöz kanamalar ve arteryöz kanamalar. Durdurma mekanizması..</strong></p>
<p><strong>Kanama nedir?</strong></p>
<p>Kanama çeşitli derecede, fakat bir kimsenin sağlık durumu üzerinde daima etki eden bir kayıp, damarlardan bir kan çıkışıdır.</p>
<p><strong>Ancak kan hakkında birtakım şeyler bilmeden kanamadan söz edilemez: «Kan» nedir?</strong></p>
<p>Kan basit olarak bir sıvı şeklinde tarif edilemez. Gerçek ve tam bir «akıcı organ» şeklinde tanımlanabilir.</p>
<p><strong>Neden?</strong></p>
<p>Çünkü «organ» tanımı, bir destek sistemini oluşturan bir hücreler bütününe verilmiştir.</p>
<p><strong>Kan, bütün bunlara sahip midir?</strong></p>
<p>Şüphesiz. «Parankima»sı, hücresi kısım, her birinin değişik fonksiyonu olan üç farklı grup hücreden (alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositler) oluşmuştur. Başlıca özelliği katı yerine akıcı olmasıdır.</p>
<p><strong>Şekilli elementlerle kanın desteği arasında sabit bir bağlantı saptanabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Şekilli elementler, kan kütlesinin % 45&#8242;ini meydana getirir. Geri kalan % 55, genel olarak «plazma» adı verilen plazmatik proteinlerden oluşur.</p>
<p><strong>O halde «kan serumu» nedir?</strong></p>
<p>Kanın pıhtılaşmasından sonra fark edilen ve hattâ yaralar ve sargı bezleri üzerinde beliren limon renginde, şeffaf ve<br />
sıvı kısma verilen addır. Bu durumda «serum», özel proteini ve şekilli elementleri olmayan bir kan şeklinde tarif edilebilir.</p>
<p><strong>Eğer kan bir organsa, o halde transfüzyomı, bir organ transplantasyonuna eşit midir?</strong></p>
<p>Evet, fizyolojik ve patolojik amaçlar açısından transfüzyon, gerçekte tam bir organ transplantasyonudur. En yaygın ve sık uygulanan transplantasyondur. Bu arada başarıyla uygulanmış ilk insan transplantasyonu olarak da kabul   edilebilir.</p>
<p><strong>Kan grubunun belirlenmesi nedir?</strong></p>
<p>Çeşitli tipte insan kanlarının teşhisin-deki tipler arasında tahammül derecelerinin saptanmasıdır.</p>
<p><strong>Transfüzyon tarihinin ilk zamanlarında güvenilir bir grup saptanması var mıydı?</strong></p>
<p>Hayır. Çünkü 1818 yılında gerçekleştirilen tarihin ilk transfüzyonu şanslı bir vakaydı. Bunu birçok başarısızlıklar izledi. Nihayet 1900 yılında Avusturyalı fizyolog Kari Landsteiner, başlıca üç temel kan grubu olduğunu belirledi. Daha başka grupların da olması gerektiğini, ancak bunların daha az rastlandığını ve öneminin düşük olduğunu ileri sürdü.<br />
Günümüzde her transfüzyondan önce kan grubu dikkatle gözlenip belirlenmektedir.</p>
<p><strong>Kan grupları ve Rh faktörü aynı şey midir?</strong></p>
<p>Hayır. Kan grupları Landsteiner sisteminde uluslararası nitelikte kodlanmıştır:</p>
<p>«A grubu» «B grubu», «AB grubu» ve «O grubu» şeklinde bir ayırım yapan ABC sistemi.</p>
<p><strong>Başka sistemler var mıdır?</strong></p>
<p>Ancak yalnız küçük lezyonlarda tam ve spontan bir durma gerçekleşeceği belirtilebilir. Kanamanın durmasında spontan doğal iki faktör etkili olur: Kanın pıhtılaşması ve damarların uçlarının geri çekilmesi.<br />
Evet, daha pek çok sistem mevcuttur. Kan üzerine yapılan araştırmalar günden güne ilerlemektedir. Diğer sistemler arasında uluslararası düzeyde daha az kabul edilmekle birlikte MNS sistemi, P sistemi, Lewis, Duffy, Keli, Xg sistemleri, lökositer ve trombositer gruplar vb. sayılabilir.</p>
<p><strong>Diğer metodlar ne zaman kullanılır?</strong></p>
<p>Arteryöz kanamalar mı, yoksa venöz kanamalar mı daha tehlikelidir?<br />
Kayıp miktarına bağlı olarak arteryöz kanamalar şüphesiz daha tehlikelidir. Arteryöz kan çok daha büyük hızla dışarı çıkar (fışkırır), daha yüksek bir kuvveti vardır ve buna bağlı olarak zaman birimi içinde çok daha fazla kan kaybı olur.<br />
Özellikle daha ayrıntılı gözlemlerde ve özel vakalarda, annelik ve babalık araştırmalarında kullanılır.</p>
<p><strong>Bir transfüzyonda «yamhnmışsa» ne olur?</strong></p>
<p>Bir organ transplantasyonu olması nedeniyle gerçek ve tam bir «red» reaksiyonu görülür. «Alıcı, vericinin kanını reddeder».</p>
<p><strong>Miktar bir yana bırakılırsa, kanamalar değişik tipte midir?</strong></p>
<p>Evet, çeşitli durumlar esas alınmak suretiyle sınıflandırmalar yapılabilir. Bunların birincisi, kan kaybının arteryöz mü, yoksa venöz tipte mi olduğudur.</p>
<p><strong>Nasıl ayırt edilirler?</strong></p>
<p>Her şeyden önce kanamalar genellikle «miks» (karışık) tiptedir, yani arteryüz ve venöz kan bir aredadır. Bunlardan birinin, diğerine üstünlüğü vardır.<br />
Arteryöz hemorajilerde kan canlı kırmızı renkte olup nabızla senkron fışkırmalar hâlinde çıkar. Bazan bir metre, hattâ daha uzağa kadar fışkırabilir. Dışarı çıkma kuvveti, kişinin arteryöz basıncı ile yararlı arter düzeyinde kan hızı arasındaki ilişkiye bağlıdır.<br />
Venöz kanamalarda kan, fışkırmadan çok sızıntı hâlinde çıkar, şarabımsı, koyu kırmızı renktedir.</p>
<p><strong>Bu dış kanamalar kendiliklerinden durma eğilimi gösterir mi?</strong></p>
<p>Evet. Bu konuda fizyolojinin birtakım sürprizlerle dolu olmadığı    söylenemez.<br />
O halde venöz kanamalar tehlikeli değil midir?<br />
Venöz kanamaların da birtakım tehlikeleri vardır. Geçerli nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:<br />
1) Damarların duvarları spontan olarak kendilerinden çekilemez.<br />
2) Büyük dalaşım toplardamarlarının, toplam dolaşan kanın yaklaşık % 55&#8242;ini kapsadığını unutmamak gerekir.<br />
3) Toplardamar lezyonlarında bir başka tehlike daha vardır: «Hava ambolisi».</p>
<p><strong>Basit «bereler» nedir?</strong></p>
<p>Kılcal damar kanamalarına bağlı «eki-mozlar»dan (damarların yırtılmasından dolayı deri altına kan toplanması ve bu nedenle o kısmın mor renk alması) başka bir şey değildir. Bunlar daha çok toplardamar kanında yavaş akışlı hemorajilerdir.</p>
<p><strong>Berelerin bu renkte olmasının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Alyuvarlara bağlı olduğu takdirde kırmızı renkte olan hemoglobin adı verilen pigment deri aracılığıyla yansır. Oksijeni azalıp karbon dioksidi fazlalaşmaya başladığı zaman morumsu bir renk alır. Hiçbir iz kalmayıncaya kadar yeşilimsi ve sarımsı renklerden geçer.</p>
<p><strong>Hematomlar da aynı gelişmeyi mi gösterir?</strong></p>
<p>Hayır. Çünkü hematomlar, kan birikintileri olmaları nedeniyle tekrar emilmekten ziyade fibroz bir kapsülle korunma eğilimi gösterirler. Enfekte olup cerahatli bir birikime yol açmadan önce pıhtıların bisturiyle yarılıp boşaltılması gerekir.</p>
<p><strong>«Bakteriyemi» ile «septisemi» arasında ne fark vardır?</strong></p>
<p>«Bakteriyemi», virülan olmayan mikropların basit bir istilasıdır. «Septisemi» ise, virülan, aktif haldeki bakterilerin kanı büyük ölçüde istilasıdır. Ağır zehirlenme ve yüksek ateşle birlikte görülür.</p>
<p><strong>Hematomlara ne şekilde müdahale etmek gerekir?</strong></p>
<p>Doğrudan doğruya bir basınç ve oldukça sıkı bir bağla açık yaralar gibi müdahale edilmelidir.</p>
<p><strong>Bunların dağılmasını sağlayan pomatlar kullanılmamakta mıdır?</strong></p>
<p>Antienflamatuar etkileri ve kısmen an-tikoagülan etkileri nedeniyle flebit vakalarında da endike edilen bu pomatlar, he-matomların dağıtılmasında da tavsiye edilir.<br />
Ancak kan henüz boşalma devresinde bulunduğundan ve hematomda bir azalma yerine artış kaydedilebileceğinden ilk saatlerde kullanılmamalıdır; dört saat sonra kullanılabilirler. Pomatlar, yalnız küçük hematomlar ve çürüklere tesir edebilir. Bu arada mucize beklememek gerekir.</p>
<p><strong>Hematomlar, başlangıçta yaralar olarak kabul edildiğine göre bu durumda tetanos aşısı da yapılmalı mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Eğer aşı yapılmamışsa ve bu durumda korunulmamışsa, tetanosa karşı profilaksi kesinlikle gereklidir.</p>
<p><strong>Bir ekimoz veya hematom üzerine sıcak mı, soğuk mu uygulanması yerinde olur?</strong></p>
<p>Soğuk. Vazokonstriksiyon nedeniyle soğuk, lokal dolaşımı sınırlandıracağı için buz veya çok soğuk suyla ıslatılmış bezlerin uygulanması yerinde olur. Sıcak, kan akışına yol açan damar genişletici bir etki yapar.<br />
Alkol için de aynı etki söz konusudur. O halde «sıcak uygulamalar ve alkollü içkiler»den kaçmak gerekir.</p>
<p><strong>İç kanamalar nedir?</strong></p>
<p>Dıştan belirmeksizin vücut içinde meydana gelen kanamalardır.</p>
<p><strong>Kaslarda da birtakım kanamalar meydana gelebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Bunlar da, deride herhangi bir lezyon olmaksızın meydana gelen iç kanamalardır.</p>
<p><strong>Kas sıkışmasından ileri gelen bu kanamalar tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Evet, hattâ en tehlikelileri arasında yer alırlar. Kas kütlelerinin çok yaygın olması nedeniyle hemoraji, az ya da çok belirgin bir anemi hâline dönüşür. Sonraki günlerde «böbrek bIoku»na kadar varabilen önemli bir böbrek rahatsızlığı tablosu gelişir.</p>
<p><strong>Kas sıkışmasından ileri gelen bu gelişmenin, diğer hemorajilerden ayırt edilmesi için belli bir adı var mıdır?</strong></p>
<p>Bu patolojik tabloya «Bywaters sendromu» veya «crush sendromu» adı verilir.</p>
<p><strong>İç kanamalar arteryöz ve venöz kanamalar şeklinde ayrılır mı?</strong></p>
<p>Evet. Ancak kapalı boşluklarda birikintilerden oluştukları takdirde «kan boşalımları», adını alırlar.</p>
<p><strong>Daha başka kanamalar var mıdır?</strong></p>
<p>«Dış», «yalancı dış» ve «iç» kanamalardan başka «yalancı iç» kanamalar da vardır.</p>
<p><strong>Yalancı iç kanamalar nelerdir?</strong></p>
<p>Tam meydana geldikleri sırada değil de bir süre, hattâ birkaç gün sonra ortaya çıkan kanamalardır. Meselâ başlangıçta mide veya bağırsakta toplanan «sindirim borusu kanamaları», daha sonra ağız yoluyla (hematemez) veya anal yolla (mele-na) kendini gösterir.</p>
<p><strong>«Hemotiz» nedir?</strong></p>
<p>Akciğerlerden gelen kanın ağızdan dışarı çıkmasıdır. «Hemotiz», çoğunlukla tüberkülozla ilgilidir.</p>
<p><strong>Ağızdan gelen kanın, akciğerlerden mi, yoksa mideden mi geldiği nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p>Akciğer kökenli kan, bronşiyal sekresyonlar ve tükrükle karışık halde olması nedeniyle köpüklü canlı kırmızı renkte ve öksürükle birlikte gelen bir kanla karak-terizedir.<br />
Mide kökenli kan, birbiri ardına ve ağız dolusu gelir. Koyu kırmızı renkte ve akıcı, şarabımsı görünüştedir. Öksürük olmaksızın dalgalar hâlinde meydana gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/kanamalar/kanamalar-hemorajiler-pratik-kavramlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

