<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; Hayvan Isırma ve Sokmaları</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/saglik/hayvan-isirma-ve-sokmalari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Nov 2011 15:26:50 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Deniz Ne Zaman Tehlikelidir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/deniz-ne-zaman-tehlikelidir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/deniz-ne-zaman-tehlikelidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 19:54:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Isırma ve Sokmaları]]></category>
		<category><![CDATA[deniz hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz kestaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz yılanları]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz yıldızları]]></category>
		<category><![CDATA[Denizanaları]]></category>
		<category><![CDATA[istiridyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Trakonya]]></category>
		<category><![CDATA[zehirli deniz hayvanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Deniz kestanelerinin dikenleri. Deniz yıldızlarının sebep olduğu entoksikasyonlar. Trakonyanın sokması. Denizanaları ile karşılaşma. Tehlikeli istiridyeler. Deniz yılanları.

Denizde de pek çok enfeksiyon ve sokma vakaları meydana gelir. Bir el ya da bir ayağı deniz kestanesi üzerine koymaktan ö-türü tatili yanda kesmemek için pratik önlemler yok mudur?

Şans eseri deniz kestaneleri zehirli değildir. Fakat dikenler incedir ve deri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Deniz kestanelerinin dikenleri. Deniz yıldızlarının sebep olduğu entoksikasyonlar. Trakonyanın sokması. Denizanaları ile karşılaşma. Tehlikeli istiridyeler. Deniz yılanları.<br />
</strong></em></p>
<p><strong>Denizde de pek çok enfeksiyon ve sokma vakaları meydana gelir. Bir el ya da bir ayağı deniz kestanesi üzerine koymaktan ö-türü tatili yanda kesmemek için pratik önlemler yok mudur?<br />
</strong><br />
Şans eseri deniz kestaneleri zehirli değildir. Fakat dikenler incedir ve deri içinde parçalanır. Küçük kıymıklar gibi yaptıkları ağrı yanında bir iltihaplanmaya da neden olabilirler: Her biri, bir abse kaynağı olabilir.<br />
<strong><br />
Bu hoş olmayan sonuç nasıl önlenir?</strong></p>
<p>Cilde kestane dikenlerinin battığını fark eder etmez, başlangıçta rahatsızlık pek belirgin değilse de, banyoyu kesmek gerekir. İlgili kısım büyük bir sabırla modem alkollerden biriyle güzelce temizlenir ve bir iğne alevde yakıldıktan sonra dikenlerin birer birer çıkarılması işlemine başlanır. Bir tane dahi bırakmamaya dikkat edilmelidir. Çabuk kırılabildiklerini unutmamak lâzımdır. Kullanılacak cımbız saf alkolle temizlenmelidir.</p>
<p><strong>İşlem bittiği zaman başka yapacak bir şey var mıdır?</p>
<p></strong>Daima bir dezenfeksiyondan sonra steril bantlar ya da basit kuru gazlı bezlerle muhafaza iyi gelir. Kortizonlu antienflama-tuar ve antihistaminli pomatlar her zaman işe yaramaz. Antibiyotikli olanlar da tavsiye olunmaz.</p>
<p><strong>Deniz şakayıklarının tehlikeli olduğu doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet. Bunlarda, kendileriyle temas hâline gelen küçük avları (küçük balıklar, yengeçler) öldürmek için kullandıkları zehirler vardır. Bazı tropikal türler, sinirsel bir paralizan olan korkunç «sulkatin»i içerir. Deniz şakayıklarına dokunulduğu takdirde ekstremite boyunca yakıcı, sert ağrılar duyulması, karıncalanmalar meydana gelmesi çok muhtemeldir. Tropikal deniz şakayıklarının neden oldukları entoksikasyonlar, daha tehlikelidir.</p>
<p><strong>Trakonyadan nasıl korunulur?</strong></p>
<p>Trakonya, sığda yaşayan bir balıktır. Bu balık kuma gömülü halde bulunur. Eengi bulunduğu yere uyar. Kumla örtülü olduğu zaman yalnız gözleri gözükür. Ancak üzerine basıldığı takdirde korkunç bir nörotoksik zehirle dolu sırt yüzgecindeki küçük yelpazeyi çıkarır. Trakonya ısırmaz, sokar.</p>
<p><strong>Trakonyanın sokması ağrı verir mi?</strong></p>
<p>Son derece ağrı verir. Uzunlukları birkaç santimetreye ulaşanları bile, şiddetli ağrılara neden olabilir. Bütün bacağı bir titreme duygusu kaplar ve bir süre kullanılamaz hâle gelir. Çok büyük olanları, zihin bulanıklığına da sebebiyet verebilir.</p>
<p><strong>Trakonya nasıl zararsız hâle getirilir?</strong></p>
<p>Aldatıcı bir balıktır. Avlandığı takdirde zararsız ve hareketsiz bir görünüştedir. Aslında saldırmak ve devamlı olarak sokmak için en uygun ânı beklemektedir. Eller korunarak balığı hareketsiz hâle getirmek ve sırt yüzgecini kesmek gerekir. Ölülerinde, toksisite hemen tamamen kaybolur.</p>
<p><strong>Ağrı nasıl hafifletilir?</strong></p>
<p>Sulandırılmış amonyakla zehir nötralize edilerek (denizciler ve balıkçılar, hijyenik olarak doğru olmasa da; gerçek kimyasal bir prensibe göre yaralı kısım üzerine işerler ve sonra havayla kurumaya bırakırlar: Kuru idrar amonyak etkisi yapar).</p>
<p><strong>Denizanalarıyla karşılaşmak neden tehlikelidir?</strong></p>
<p>Kıskaçlarının kabartıcı ve yakıcı gücü, birkaç saat süreyle kızarık ve ağrılı izler bırakır. Bazen insan denizde, etrafta hiçbir şey görmeden yandığını hisseder. Bu, şeffaf bir denizanası olabilir.</p>
<p><strong>Ne gibi önlemler alınabilir?</strong></p>
<p>Daha önce de sözü edildiği gibi alkalinli pansumanlar (zararsız amonyaklı solüsyonla) ve her zamanki pomatlar uygulanabilir.</p>
<p><strong>Tropikol denizlerde tehlikeler daha sık ve daha mı ağırdır?</strong></p>
<p>Evet, çok geniş bir tehlike söz konusudur. Bu nedenle açık denizler yerine havuzlara girilmesi tavsiye olunur. Deniz yılanları, öldürücü istiridyeler, sokan balıklar, mercanların tehlikesini bilen ne kadar az kişi vardır.</p>
<p><strong>Deniz yılanları büyük bir tehlike mi oluşturur?</strong></p>
<p>Evet, özellikle Büyük Okyanus adaları çevresinde bulunan bu yaratıklar, balık yumurtaları ve küçük  deniz  hayvanlarıyla beslenerek yaşarlar. Yüzeyde solunum yaparlar ve sonra çok uzun süre (hattâ kırk dakikadan fazla süre) su altında kalırlar. Kolaylıkla kıyılara yaklaşır ve yosunların arasına saklanırlar; ya da son derece güzel tropikal balıkların yumurtalarını bıraktıkları mercan oluşumlarının içine girerler. Genellikle kendilerini korumak dışında saldırmazlar.</p>
<p><strong>Isırmaları tehlikeli midir, yoksa yalnız</strong> <strong>şiddetli ağrı mı verir?</strong></p>
<p>Hemen hemen daima ölüme yol açan bir zehir söz konusudur. Hemotoksik ve aynı zamanda nörotoksik olan bu zehir, birkaç saat içinde ölüme sebebiyet verebilir. Koruyucu serumların etkili olup olmadığı tam kesin değildir. Bunlar, henüz deneme devresindedir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Yapacak bir şey yoktur. O bölgede tavsiye olunan işlemleri uygulamaktan başka bir şey yoktur.</p>
<p><strong>Ölüme yol açan istiridyeler hangileridir?</strong></p>
<p>Bunların kabukları uzunca olup geniş kısımdan dar kışıma doğru spiraller halindedir. Uç kısımdan nörotoksik nitelikte bir zehir salgılarlar.</p>
<p><strong>Ne gibi zararlara sebebiyet verirler?</strong></p>
<p>Girdikleri noktada son derece şiddetli bir ağrı başgösterir. Kısa zamanda nefes darlığı, zihin karışıklığı, konvülsiyonlar, bilinç kaybı ve solunum durması gelişir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Mümkün olduğu kadar kısa zamanda hastahaneye kaldırılmaya çalışılmalıdır. Bu arada ağızdan ağza yapay solunum uygulanır. Hasta, hastaneye uçak veya helikopterle taşındığı takdirde oksijen maskesi kullanılması şansı olur.</p>
<p><strong>O halde bu istridyeler toplanamaz mı?</strong></p>
<p>Yasaklanmamış bölgeler dışında (tehlike önleminden çok ekolojik kurtarma amacıyla) avlanabilirler. Ancak daha kalın kısımlarından tutulmalı ve bu arada canlı yumuşakçalar oldukları unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/deniz-ne-zaman-tehlikelidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böcekler ve Örümceklerin Sebep Olduğu Lezyonlar</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/bocekler-ve-orumceklerin-sebep-oldugu-lezyonlar.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/bocekler-ve-orumceklerin-sebep-oldugu-lezyonlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 19:48:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Isırma ve Sokmaları]]></category>
		<category><![CDATA[akrepler]]></category>
		<category><![CDATA[arı sokması]]></category>
		<category><![CDATA[atsineklerinin sokması]]></category>
		<category><![CDATA[bitler]]></category>
		<category><![CDATA[karınca ısırması]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[keneler]]></category>
		<category><![CDATA[örümcekler]]></category>
		<category><![CDATA[pireler]]></category>
		<category><![CDATA[sivrisinekler]]></category>
		<category><![CDATA[yaban arısı]]></category>
		<category><![CDATA[zehirli örümcekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Tırtılların yakıcı kılları. Arı sokması. Yaban arısı, büyük eşekarısı ve atsineklerinin sokması. Pireler, bitler ve keneler. Karıncaların ısırması. Tatarcıklar ve sivrisinikler. Tehlikeli örümcekler. Akreplerden nasıl korunulur.
Birçok tırtıl türü, cildimizle temasta çok tahriş edicidir, neden?
Çünkü yakıcı kıllarının, yumuşak vücutlarını koruma amacı vardır. Çok defa bunlar (formik asit ve histamin gibi) tahriş edici maddeler içerirler. Cildimiz, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Tırtılların yakıcı kılları. Arı sokması. Yaban arısı, büyük eşekarısı ve atsineklerinin sokması. Pireler, bitler ve keneler. Karıncaların ısırması. Tatarcıklar ve sivrisinikler. Tehlikeli örümcekler. Akreplerden nasıl korunulur.</strong></em></p>
<p><strong>Birçok tırtıl türü, cildimizle temasta çok tahriş edicidir, neden?</strong></p>
<p>Çünkü yakıcı kıllarının, yumuşak vücutlarını koruma amacı vardır. Çok defa bunlar (formik asit ve histamin gibi) tahriş edici maddeler içerirler. Cildimiz, bu maddelere iltihaplanma olaylarıyla cevap verir.</p>
<p><strong>Ciddi durumlara yol açarlar mı?</strong></p>
<p>Hayır. Bunlar daha çok kaşıntılı kızarıklıklarla birlikte basit cilt tahrişleridir.</p>
<p><strong>Ne gibi işlemlere başvurulabilir?</strong></p>
<p>O cilt bölgelerini soğuk suyla yıkamak, gerek lokal vezokonstriksiyon, gerek soğu-ğun analjezik etkisi nedeniyle ânında bir rahatlama duygusu yaratır. Kortizonlu veya antihistaminik pek çok krem ve pomatlar vardır. Rahatlıkla kullanılabilecek maddelerdir. Bu arada ilgili bölgeyi kaşımamak ve ovalamamak gerektiğini de unutmamak gerekir. Çok şiddetli bir kaşın-tıda dahi kaşınmamalıdır. Çünkü lokal konpenstiyonu arttırmaktan başka bir işe yaramaz.</p>
<p><strong>An sokmasının tehlikeli olabileceği doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet. Kamın arka tarafından çıkan iğne, böceğin kendisine doğru dönük uçlardan oluşmuştur. İğne zehirle doludur. Zehrin içinde formik asitten başka alyuvarları çözmeye yarayan kan zehirleri bulunur. Bu nedenle an sokması ağrı vericidir ve bir merkezî ekimoz şeklinde gelişir. Genellikle tek bir sokma, bir çıban gibi ağrı verici olmakla birlikte, tehlikeli değildir.</p>
<p><strong>Peki, birçok an birden sokarsa ölme riski söz konusu olabilir mi?</strong></p>
<p>Ölmek söz konusu olmasa da çok sayıda arının sokması hâlinde hemoliz olaylarıyla birlikte bir akut entoksikasyon geli-şebilir. Hemolizler, dikkatle izlenmelidir. Çünkü en azından belli bir derecede bir böbrek yetmezliğine yol açabilecek niteliktedirler.</p>
<p><strong>Arıların hücumundan nasıl kurtulunur?</strong></p>
<p>Fazla hareket edilerek hiçbir şey çözümlenemez. Hattâ bu durumda anlar daha çok delirirler. Giysilerin altına da kolayca girip yalnız açıktaki kısımları sokmakla kalmaz, aynı zamanda korunduğu zannedilen kısımları da sokarlar. Korktukları yegâne şey, sudur (haşere ilacı sıkmak, ağır bir otolezyonizmdir!). Bu nedenle en iyi kurtulma yolu suya girmek veya duşun altına kaçmak ya da kova kova suları kendi başından aşağı dökmektir.</p>
<p><strong>Daha sonra ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Entoksikasyon, zehrin emilmesi nedeniyle belli bir süre sonra ortaya çıkacağı için bir ilk yardım merkezine gidilmelidir. Bugün antişok etkili damar içi kortizonlu ilaçlar, her çeşit serumlar ve daima daha yeni ve etkili işlemler vardır.<br />
<strong><br />
Zehri, ciltten biraz olsun temizlemek için batmış iğneleri çıkarmak yararlı olmaz mı?</strong></p>
<p>Bu, tek sokma için tavsiye olunacak bir yoldur. Daha fazla sokmalar hâlinde bir ilk yardım merkezine başvurmak yapılacak en akıllı iş olur.</p>
<p><strong>İğne çıkarıldığı takdirde tetanos aşısı gerekir mi?</strong></p>
<p>Evet. Bu da, küçük bir cilt yarasıdır. Tabii bu durumda da risk mevcuttur.</p>
<p><strong>Yaban ansı, büyük eşekarası ve atsineğinin sokmaları da arınınkilere benzer mi?</strong></p>
<p>Hayır. Her şeyden önce bu soionalarda iğne yoktur. Bu durumda herhangi bir iğnenin çıkarılması da gerekmez. Bundan başka zehrin farklı bir formik asit düzeyi mevcuttur ve aynı zamanda histamin ve serotonin içerir. Kolaylıkla abseye dönüşebilecek sokmalardır. Ağrılı şişliklere (ö-demler) sebebiyet verebilir, serumlu kabarcıklar oluşturabilirler.</p>
<p><strong>İlk tedavi nedir?</strong></p>
<p>Soğuk suyla yıkanmalıdır. Ne kadar soğuk olursa o kadar iyidir. Gerekirse buz torbası kullanmakta da yarar vardır. Bundan sonra daima doktor tavsiyesine uymak şartıyla antihistaminik ve antienflamatuar tedavisine başlanır. Yine doktor tavsiyesine göre tetanos profilaksisi ve eğer gerekliyse antibiyotik tedavisi de uygulanabilir.</p>
<p><strong>Kene sık görülür mü?</strong></p>
<p>Şehir merkezlerinde pek bulunmamakla birlikte tarım merkezleri veya hayvancılık yapılan bölgelerde belirli bir dağılımları mevcuttur. İnsan topluluklarının yaşadıkları bölgelerde, özellikle hijyen ihtiyaçlarının tam karşılanmadığı yerlerde ise hayvan keneleri yanında pireler ve bitler de görülebilir.</p>
<p><strong>Pire ve bitlerden nasıl kurtulunur?</strong></p>
<p>Doktora danışmadan bile herhangi bir eczaneden sağlanabilecek haşere ilaçları, hiçbir şekilde kullanılmamalıdır. Bunlar, temas hâlinde dahi son derece toksik nitelikte olabilirler.</p>
<p><strong>O halde?</strong></p>
<p>Pireler için: Bunlar, herhangi bir şekilde cilde veya kıllara yapışmaz. İnsanın üzerindekileri çıkarıp yıkanmaya atması ve kendisinin bir duş alıp sabunlanması yeterlidir. Bitler ise daha çok saçlara yapışır. Elbiselerin değiştirilmesi ve duş yetmez. Petrole batırılmış bir pamuk parçasıyla friksiyon yapılmalıdır. Aksi takdirde ilgili bölgenin traş edilmesi gerekir. Bitler çok kaşıntı yapar. Bu nedenle tahriş olmuş bir cilt üzerine petrolle ovuşturma acı verici bir müdahale olduğu gibi aynı zamanda lokal bir kötüleşmeye de sebebiyet verir. Bu durumda traş edilip antihistaminli ve antienflamatuar pomat ve kremlerin kullanılması daha iyidir.</p>
<p><strong>Av köpeklerindeki keneler, bazen insan cildine de geçebilir. Bunlar ciltten nasıl çıkarılır?</strong></p>
<p>İlk anda akla gelebileceği gibi basit o-larak çekmek suretiyle çıkarılmazlar. Çünkü baş ve bacaklar çıkmaz, parçalanır ve derinin içinde kalır; bazen yaşamaya devam ederler. En basit yöntem, petrole batırılmış bir pamuk parçasının, kenenin üzerine bastırılmasıdır. Kene buna dayanamaz, boğulur ve düşer. Ancak bu şekilde tamamen temizlenme imkânı vardır.</p>
<p><strong>Tropikal keneler, gerçekten çok tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Evet. Öldürücü kuvvette olanları vardır.</p>
<p><strong>Karıncaların ısırdığı yer neden çok acır?</strong><br />
Çünkü düşmanlarını felce uğratmak için böceklerde ortak bulunan formik asit, karıncalarda da vardır. İlk anda duyulan acı bir tarafa bırakılacak olursa, o kısım ovuşturulmadığı takdirde, tek bir ısırığın formik asit miktarının çok sınırlı olması nedeniyle, birkaç dakika sonra başka semptomlar görülmez.</p>
<p><strong>Eğer bir karınca yuvasının içine düşülecek olursa?</strong></p>
<p>Bu durumda genel etkiler ihtimali söz konusudur. Ancak ekseriya suya girme hâlinde karıncalar uzaklaşır ve ağrı hafifler. Çok sulandırılmış amonyak (biraz kokusu olsun yeter) tatbikleri ve her zamanki antlhistaminli kremler, kısa zamanda yararlı olur.</p>
<p><strong>Tatarcıklar ve sivrisinekler de, klasik sıtma gibi birtakım hastalıklar taşıyabilirler. Bunlardan nasıl korunulur?<br />
</strong><br />
Haşere ilaçlarının püskürtülmesi (gözlere püskürtmemeye dikkât),  cibinlik kullanılması ve hayvanlar için çekici olan ı-şıklara dikkat etmek suretiyle korunulur. Bazı özel bölgelerde yol arkadaşlarının belirttikleri profilaksilere dikkat edilmelidir. Yalnız sıtmayı düşünmemeli, aynı zamanda yine sivrisineklerden geçen sarı hummayı da unutmamalıdır.</p>
<p><strong>Örümcekgiller nedir ve ne şekildedirler?</strong></p>
<p>Bunlar, böcek değildir; kendilerine özgü bir sınıfları vardır. Vücutları, üçe değil de (baş++göğüs++karın) ikiye (baş ve göğüs, sefalotoraksta karışmıştır+karın) ayrılmıştır. Bundan başka üç yerine dört çift ayakları vardır. Bunların ısırma ve sokmaları toksikolojiye göre en önemli sırada yer alır. Örümcekler ve akrepler bu sınıfa dahildir.</p>
<p><strong>Avrupa örümceklerinin ısırması tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Genellikle hayır. Güney Amerika ormanlarının tropikal örümcekleri (lathro-dectes hasselti) veya Afrika tropikal örümceklerine (lathrodectes mactans, «kara dul» ya da «büyü» adıyla tanınır) oranla daha az saldırgandırlar ve bunlarla kıyas-lanamazlar. Avrupa topraklarında yaşayan en korkunç örümcek lathrodectes tre-decimguttatus adı verilen türdür. Birkaç santimetrelik, kırmızı üzerine on üç lekesi olan, tüylü, siyah bir örümcektir.</p>
<p><strong>Isırması neye yol açar?</strong></p>
<p>Isırma, son derece acılı bir şekilde fark edilir. Sonra oluşum hâlinde bir abse gibi ağrılı bir şişlik belirir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Soğuk lavaj (yıkama), saf amonyaklı solüsyonla tatbikler, antihistaminikler veya kortizonlu antienflamatuarlar, basit ağ rı kesiciler. Spesifik bir panzehir serumunun mevcut olması nedeniyle doktora baş vurulması gereklidir.</p>
<p><strong>Akrepler, soktukları takdirde öldürür mü?</strong></p>
<p>Hayır. Yalnız kendi özel avları için veya toprak sorunlarıyla ilgili olarak savaştıkları zaman öldürücü olurlar. Avrupa&#8217;da insanı öldürücü güçte akrep türleri bilinmemektedir. Halbuki Güney Amerika&#8217;da veya Afrika çölleri, Meksika ya da Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bu tür akrepler mevcuttur.</p>
<p><strong>Akrep sokması hâlinde doktorun özel müdahalesinden önce uygulanacak pratik işlemler var mıdır?</strong></p>
<p>Yapılacak işlemler birçok defa sözünü ettiklerimizin aynıdır. Bazen sokma noktası, çok belirgin bir şişlik şeklinde ve bir arı sokmasında olduğu gibi ekimozlu merkezî bir alan görünüşünde belirebilir. Bunun nedeni tropik akreplerin zehrinin, zehirli sürüngenlerinken benzemesidir: He-motoksik ve nörotoksik. Çocuklar ve bazı yaşlı kimseler bir doktora muayene olmalıdır. Özel serumlar vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/bocekler-ve-orumceklerin-sebep-oldugu-lezyonlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayvan Isırması Lezyonları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/hayvan-isirmasi-lezyonlari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/hayvan-isirmasi-lezyonlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 19:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayvan Isırma ve Sokmaları]]></category>
		<category><![CDATA[böcek ısırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan ısırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan ısırması]]></category>
		<category><![CDATA[kedi tırmalaması]]></category>
		<category><![CDATA[köpek ısırması]]></category>
		<category><![CDATA[kuduz]]></category>
		<category><![CDATA[zoonoz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Antitetanik profilaksi. Zoonoz. Isıran hayvanların bildirilmesi. Köpek ısırması ve kuduz. &#8220;Kedi tırmalaması hastalığı&#8221;. Leptospirozis.
Bir hayvanın ısırması karşısında genellikle ne yapmak gerekir?
Hayvan ısırmaları karşısında yapılacak şeyler ısırmanın durumuna göre değişir. Ancak hangi hayvan ve hangi ısırık şekli olursa olsun yapılacak ilk iş antitetanik profilaksiye başvurmak ve kuduz tedavisine başlamaktır. Ayrıca ısırma olayım ilgili makamlara bildirmek de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Antitetanik profilaksi. Zoonoz. Isıran hayvanların bildirilmesi. Köpek ısırması ve kuduz. &#8220;Kedi tırmalaması hastalığı&#8221;. Leptospirozis.</strong></em></p>
<p><strong>Bir hayvanın ısırması karşısında genellikle ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Hayvan ısırmaları karşısında yapılacak şeyler ısırmanın durumuna göre değişir. Ancak hangi hayvan ve hangi ısırık şekli olursa olsun yapılacak ilk iş antitetanik profilaksiye başvurmak ve kuduz tedavisine başlamaktır. Ayrıca ısırma olayım ilgili makamlara bildirmek de gerekir.</p>
<p><strong>Antitetanik profilaksi nedir?</strong></p>
<p>Bunu şöylece özetleyebiliriz:<br />
— Bir doz özel antitetanik imünoglobü-1in yapılması.<br />
— Ardından tetanos aşısı uygulaması. Aşı ve imünoglobülin birlikte de yapılabilir.</p>
<p><strong>Antitetanik profilaksi ne zaman yapılma-lıdır?</strong></p>
<p>Isırmadan sonraki ilk 12 saat içinde.</p>
<p><strong>Âdet gören veya hamile bir kadına da aynı şekilde antitetanik profilaksi uygulanabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Aksi düşünceler Orta Çag&#8217;dan kalma boş önyargılardır. İmünoglobülinler, insan plazmasından elde edilmeleri nedeniyle allerjilere sebebiyet vermezler. Annedeki her değişiklik, belirli derecede fe-tüse de geçer. Nitekim ilk altı ay içinde pekçok hastalığa karşı korunmaktadır. Sonra değişikliği ve önemli ölçüde büyümesi nedeniyle bu doğal korunmalarım kaybeder.</p>
<p><strong>Zoonoz nedir?</strong></p>
<p>Hayvandan insana geçen hastalıklara zoonoz hastalıklar denir. Bu hastalıklar insandan da hayvana bulaşabilir. Bu hastalıkların bulaşması çeşitli şekillerde olur:</p>
<p>Bazıları süt ve et gibi hayvansal besinlerle doğrudan doğruya bulaşırlar: Bunlar arasında bakterilerden olan brüselloz, şarbon, leptospiroz, salmonelloz, tüberküloz vb. gibi hastalıkları; kuduz, «kedi tırmalaması hastalığı» gibi viral olanları; Toksop-lazmoz, trişinoz, Kandidyaz gibi parazitler olanları sayabiliriz. Bımların dışında tenya ve elcinokoklar gibi parazitler de bu gruba girer. Nihayet, bit ve pirelerin taşıdığı hastalıkları da zoonoz hastalıklar arasında sayabiliriz.</p>
<p><strong>«Hayvan ısırmasının bildirilmesi» nedir?</strong></p>
<p>Işınlan kişi için koruyucu bir uygulamadır. Yasalara göre zorunlu bildirme, hekim tarafından belirlendikten sonra çevre belediyesinin ilgili kuruluşuna yapılır. Böylece ilgili hayvan aranıp bulunur, aşılı olup olmadığı değerlendirilir.</p>
<p><strong>Köpek ısırması, genellikle tehlikeli midir?</strong></p>
<p>Diğer yaralarla kıyaslanacak olursa evet. Çünkü genel olarak hayvanların salya-sında ve özellikle köpeğinkinde son derece güçlü proteolitik enzimler mevcuttur.</p>
<p><strong>Bu proteolitik enzimler nedir?</strong></p>
<p>Bunlar, et liflerini sindirmek için bizim mide sularımızda da salgılanan maddelerdir. Fakat köpekte bu salgılar özellikle güçlüdür. Köpeğin hayvanların derilerini ve kemik kalıntılarım da sindirdiğini unutmamak gerekir. Köpekler için suni kemikler, aşılı köseleden (deriden) yapılmaktadır. Ancak bunlar da aynı şekilde eritilip sindir ilebilir.</p>
<p><strong>Bu özellik, köpek ısırmasından ileri gelen yaralarda neye yol açar?</strong></p>
<p>Dokuların derinliğine kadar inme söz konusudur. Bu durumda bunlar, iyileşmesi uzun süren ve cerahatlenmeye kolay yüz tutan yaralardır.</p>
<p><strong>O halde bu tip yaralara nasıl müdahale edilmelidir?</strong></p>
<p>Dezenfekte edilip pansumanın yapılmadan önce ya normal su (özellikle patojen mikroplar içermeyen, içilebilir su olmak şartıyla) ya 10 hacimlik oksijenli su ya da o/o 0,5&#8242;lik borikli eriyikle devamlı yıkanır.</p>
<p><strong>Bu yaralann üzerine birtakım toz veya pomatların sürülmesi doğru mudur?</strong></p>
<p>Hayır. Diğer yaralarda da olduğu gibi bu tip tozlar veya pomatlar, serumlu örtüyü ve buna bağlı olarak doğal kabuğa doğru katılaşmaya dönüşümü engeller. Bu kabuk, dikiş gerekmedikçe, her yaranın en iyi korunma şeklidir.</p>
<p><strong>Sonraki günlerde antibiyotik kullanmakta yarar var mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Bu yaralara bağlı oldukça sık görülür.</p>
<p><strong>Kuduz aşısının yapılması her zaman yararlı mıdır?</strong></p>
<p>Hayır. Bu aşı, ancak köpek hidrofobi (sudan korkma) belirtileri gösteriyorsa, yani su içmekten kaçıyorsa, yırtıcı ve si-nirliyse (hastalığın belirtileri) endike edilir. Çünkü yutma, boğulma duygusuyla birlikte gırtlak kasılmalarına neden olur. Isırmanın bildirilmesi sonucunda ısıran hayvanın birkaç gün süreyle yetkili kimseler tarafından gözlenmesi imkânı da doğar.</p>
<p><strong>Peki bu süre zarfında kuduz hastalığı ortaya çıkmaz mı?</strong></p>
<p>Hayır. Çünkü hastalığın kuluçka dönemi, iki hafta ile iki ay arasında değişir. Halbuki kuduran hayvan, birkaç günden fazla yaşamaz. Bu durumda aşının uygulanması için yeterli zaman vardır.</p>
<p><strong>Kuduz, yalnız köpekten mi bulaşır?</strong></p>
<p>Hayır. Bu viral hastalık, kediler, tarım hayvanları (büyükbaş, inek), beslenen hayvanlar (küçükbaşlar) veya vahşi hayvanlardan da (tilki, kurt ve tropikal iklimlerde çakallar gibi) geçebilir. Bu arada fare ısırmasıyla geçen ve Güney Amerika&#8217;da memelilerden kan emen yarasalardan bulaşan kuduz vakaları kaydedilmiştir.</p>
<p><strong>«Kedi tırmalaması hastalığı» nedir?</strong></p>
<p>Yüzeysel de olsa yarada virüslerin depolanmasından ileri gelen bir enfeksiyondur.</p>
<p><strong>Ne şekilde gelişir?</strong></p>
<p>Yara, çevresi ağrılı bir şişlikle çevrili kızarık bir şerit halindedir. Bu yaradan yüzeysel kızarık çizgiler uzanır. Bunlar, «bezlerin büyüdüğü» eklemlerin köküne kadar giderler. Bu olay, lenfatik yol boyunca bir enfeksiyonun yayılmasını ifade eder. Bu durum ilerlerse, korkulan septisemi ortaya çıkar.</p>
<p><strong>O halde bir kedi tırmığına nasıl müdahale edilir?</strong></p>
<p>Oksijenli suya batırılmış gaz bezleri veya modem dezenfektanlarla pansuman yapılır.</p>
<p><strong>Burada da tetanos aşısı işe yarar mı?</strong></p>
<p>Evet. Doktor tavsiyesine göre antibiyotikler ve antienflamatuarlarla korunma tedbirleri uygulanabilir.<br />
<strong><br />
Peki kemirgen ısırmasından hemorajik leptospirozisikter bulaşmaz mı?</strong></p>
<p>Evet, gerçekte bu mikroplardan ileri gelen leptospirozis şekilleri çoktur. Fakat şans eseri son derece ender olarak hemo-rajik-ikterler, zamanında teşhis edilmediği takdirde ölüme de yol açabilen en ağır şeklidir.</p>
<p><strong>En ağır şekil olan hemorajik-spiroketozis ikter, hemen kendiliğinden belirti verir mi?</strong></p>
<p>Hemen hemen hayır. Altı ilâ on iki gün arasında değişen ve hiçbir rahatsızlığın görülmediği bir kuluçka dönemi vardır. Sonra romatizma krizi geçirir gibi kaslar ve eklemlerde ağrılar, titremeyle birlikte çok yüksek ateş (39-40°) ortaya çıkar. Birkaç gün sonra tabloya böbrek yetmezliği (kalın, tortulu, az idrara çıkma, azotemi yükselmesi nedeniyle zihin bulanıklığı) eklenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hayvan-isirma-ve-sokmalari/hayvan-isirmasi-lezyonlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

