<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net &#187; Acil Durumlar</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/saglik/acil-durumlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 May 2010 16:30:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuklarda Ani Fenalaşma</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 10:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[ani fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda ani fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda fenalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[fenalaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda âni fenalaşmalar sık mı görülür?
Evet, inanıldığının aksine çocukların sık sık fenalaştıkları görülür. Küçük çocuklarda bu oran daha yüksektir. Fenalık, herhangi bir anda kendini gösterebilir: Oynarken, ev ödevlerini yaparken, yemek yerken veya uyurken. Bu gibi çocukların yanında bulunan kimselerin, değerli zamanı kaybetmemek için ne yapacaklarını iyi bilmeleri çok önemlidir. Hattö bozan olay, ölümle sonuçlanabilir.
O halde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklarda âni fenalaşmalar sık mı görülür?</strong></p>
<p>Evet, inanıldığının aksine çocukların sık sık fenalaştıkları görülür. Küçük çocuklarda bu oran daha yüksektir. Fenalık, herhangi bir anda kendini gösterebilir: Oynarken, ev ödevlerini yaparken, yemek yerken veya uyurken. Bu gibi çocukların yanında bulunan kimselerin, değerli zamanı kaybetmemek için ne yapacaklarını iyi bilmeleri çok önemlidir. Hattö bozan olay, ölümle sonuçlanabilir.</p>
<p><strong>O halde kendini fena hisseden bir çocuk korşısmda ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Çocuğu dikkatli bir şekilde gözlemeye başlayalım. Çünkü gerek süratle yönlenmek, gerek doktora başvurabilmek için gözlem son derece önemlidir. Ailenin gözlemi sayesinde doktor, ne yapacağını daha iyi bilecektir.</p>
<p><strong>Özellikle neyi gözlememiz gerekir?</strong></p>
<p>Rengini gözlemekle işe başlayalım. Renk son derece beyaz veya kesin siyanozlu, mavimsi ve yaygın ya da sınırlı olabilir. Özellikle etrafındaki kısım veya yalnız el ve ayaklar gibi uç kısımların gözlenmesinde yarar vardır.</p>
<p><strong>Çocuğa dokunmak suretiyle önemli sonuçlar elde edilebilir mi?</strong></p>
<p>Çocuğa dokunarak cildin soğuk mu yoksa sıcak mı, hattâ kuru mu olduğunu fark edebiliriz. Özellikle dudaklar kuru olabilir. Buna karşılık çocuk çok terlemiş-se veya az da terlemiş olsa cilt çok nemlidir. Çocuğun idrara az mı yoksa çok mu çıktığını ya da idrara çıkmak ihtiyacını duyup duymadığını bilmek önemlidir.</p>
<p><strong>Nabız önemli midir?</strong></p>
<p>Evet. hemen sayılmalıdır. Ancak çocukta nabzın ön kol kemiğinde anlaşılmasının zor olduğu söylenir. Kasık hizasında, yani uyluk kemiği üzerinde daha iyi anlaşılır.</p>
<p><strong>Kasık nabzı nasıl duyulur?</strong></p>
<p>El, yarısı hemen kasık kıvrımının altına gelecek şekilde düz olarak kasığa konur. Uyluk kemiği arterinin daha geniş olması sonucunda nabzın atışı daha kolay anlaşılabilir.</p>
<p><strong>Çocukta kalp atışı, yetişkindeki gibi midir?</strong></p>
<p>Hayır, belirgin şekilde çok daha hızlıdır. Eğer yetişkinde dakikada 60-80 vu-ruşluk bir frekansı normal kabul edersek, yaklaşık bir yaşına kadar küçük çocukta 170 vuruşa kadar normaldir. Böylece 90 atış a-normal kabul edilir.</p>
<p><strong>Bir çocukta âni bir fenalaşmayı belirleyen nedenler nelerdir?</strong></p>
<p>İyi olup oynayan ve âni bir fenalık geçiren çocukla zaten daha önceden hastd olan bir başka çocuk arasında hemen bir ayırım yapmak gerekir. Ya bir bronko-pnömoni, bir farenjit gibi akut bir olay nedeniyle hastalanmıştır, ya da diyabet gibi metabolik kronik bir hastalığı vardır, veya bir başka kronik hastalığı ya da konjenital bir kalp mal-formasyonu vardır.</p>
<p><strong>Bu, süratle yardımda bulunmak için önemli midir?</strong></p>
<p>Şüphesiz son derece ö-nemli bir belirtidir. Çünkü yapılacak yardım, bu farklı durumlarla bağıntılı olarak değişir.</p>
<p><strong>İki yaşın altındaki bir çocukta en sık görülen fenalaşmaların sebeplerinden biri ne olabilir?</strong></p>
<p>Şüphesiz afektif spazm adı verilen olaydır.</p>
<p><strong>Afektif spazm nedir?</strong></p>
<p>Çok eskiden, daha 1600 yıllarında tanımlanmış bir semptomatolojidir; yani yeni bilinen bir hastalık değildir. Çocuk, azarlanırsa veya istediği verilmezse, kısacası psişik bir nedenden ö-türü ağlamaya başlayınca, ya da bir kapris sonucunda bir an için solunum durur. Çocuk bilincini kaybeder.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Pratik olarak hiçbir şey yapmamalıdır. Kısa sürede çocuk kendine geldikten sonra bir başka krize neden olmamak için istediği verilmeye çalışılmalıdır. Şüphesiz çocuk, o belli şeyi çok arzulamaktadır<br />
.<br />
<strong>Çocuklarda lipotimi de görülebilir mi?</strong></p>
<p>Tabîi. Nabzın bir anlık kesilmesinden ileri gelir. Bunlar, âni bilinç kayıplarıdır.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Çocuğu, başı aşağı gelecek şekilde yatırmak yeterlidir.<br />
Bu şekilde genellikle süratle kendine gelir. Ancak bilinç kaybı, birkaç dakika sonra da devam ettiği takdirde daha fazla beklemeden dış kalp masajına geçilmelidir. Bu masaj, yetişkine uygulanandan farklıdır.</p>
<p><strong>Pediyatrik dıştan kalp masajının karakteristikleri nelerdir?</strong></p>
<p>Çocuk, sert bir yüzey ü-zerine sırt üstü (bir masa çok uygundur) yatırılır ve ayaklarının altına birkaç yastık konur. Baş, arkaya düşmüş durumda bulunmalıdır. Eğer çocuk küçükse avuç kullanılmamalı, masaj parmakların ucuyla yapılmalıdır.</p>
<p><strong>Sternum üzerine bastırma noktası hangisidir?</strong></p>
<p>Yetişkinde olduğundan daha yukarıdadır. Çocukta doğru nokta, sternumun tam ortasındadır.</p>
<p><strong><br />
Çocuk ne kadar küçükse, o kadar sık görülen bir başka fenalaşma hâli de «ısı yükselmesidir», değil mi?</strong></p>
<p>Evet, çocuk ne kadar küçükse ve ne kadar çok susuz kalırsa bu durum gelişir. Susuz kalma, hava değişimi olmayan ve aşırı derecede sıcak bir çevrede meydana gelir. Su kaybı çok hızlı ve bol olabilir. Bu durumda dolaşımı zayıflatır ve kalp hacminde bir azalma nedeniyle bir şoka sebebiyet verebilir. Bu durumda «ısı yükselmesi» çok ağır ve tehlikeli olabilir.</p>
<p><strong>Peki ısı yükselmesi ansızın mı meydana gelir, yoksa dereceli mi gelişir?</strong></p>
<p>Doğal olarak hayır. Belli ağırlıkta bir duruma ulaşmadan önce bunu izleyen devreler vardır. Bu başlangıç devrelerinde müdahale edilirse kötü durum önlenebilir.</p>
<p><strong>Ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Çocuk sıcak yerden çıkarılmalı, soyulmalı, alnına buz konmalıdır. İçecek bir şey verilmemesi yeğ tutulur. Ancak çok gerekli olduğu takdirde birkaç damlayla yetinilmelidir. Eğer çocuk tam şok hâline girmişse hiç zohıan kaybetmemeli ve süratle hastahaneye kaldırılmalıdır.</p>
<p><strong>Süratle hastahaneye gitmeyi gerektiren bir başka fenalaşma türü de, yabana bir cismin boğaza kaçmasından ileri gelen havasız kalmadır, değil mi?</strong></p>
<p>Evet, eğer bu cisim üst solunum yollarında ise çocuk oynarken sık sık ağzına bir şeyler alır ve bu cisim bir tıkanmaya sebebiyet vererek solunum yollarında son bulur. Çocuk nefes almakta zorluk çeker, tıkanır. Bazan bir çocuk, basit bir karameladan dolayı hayatını kaybedebilir.</p>
<p><strong>Bu çocuklar çocuk kliniğine mi kaldırılmalıdır?</strong></p>
<p>Hayır. Mümkünse kulak-burun-boğaz uzmanlarının bulunduğu merkezlere götürülmelidirler. Kulak-bu-run-boğaz hekimleri çoğunlukla bu cisimleri kolaylıkla çıkarırlar.<strong></p>
<p>Mamalar dolayısıyle boğulma vakaları meydana gelmez mi?</strong></p>
<p>Evet. Biraz önce içilmiş sütün aspirasyonu nedeniyle yeni doğmuş bebeklerde solunumun âni ve akut durmasıdır.<br />
Sık görülen bu vakalar özellikle yedikten hemen sonra yatırıldığı takdirde çocuğu uyku sırasında yakalayan olaylardır.</p>
<p><strong>Bununla ilgili uygulanabilecek önlemler var mıdır?</strong></p>
<p>Evet. Yemeğini bitiren küçük bebek, karın üzeri ve başı yan dönmüş pozisyonda yatırılır. Böylece kusacak olursa süt dışarı dökülecek ve aspirasyon gerçekleşmeyecektir.</p>
<p><strong>Bazan beşikte âni ölümlerden söz edildiğini duyarız. Bu tür olaylar nasıl meydana gelir?</strong></p>
<p>İstatistiklerde bu tür ölüm vakaları pek enderdir ve ölüm oranının ancak % 1-2&#8217;sini oluştururlar. Bugün bu konuyla ilgili olarak kalpte birtakım rahatsızlıklardan söz edilmektedir. Ancak ileri sürülen en son teorilere göre solunum merkezlerinde bir olgunlaşmama söz konusudur.</p>
<p><strong>Bu gibi durumlarda yapılacak bir şey varsa ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Bunlar, son derece acıklı vakalardır. Zamanında gelindiği takdirde yapay solunum denenebilir ve süratle hastahaneye kaldırılır.</p>
<p><strong>Yüksek ateşin, konvülsiyonlar oluşturabileceği doğru mudur?</strong></p>
<p>Evet. Hasta ve hafif ateşi olan ya da boğazı ağrıyan çocuklarda ansızın ateş yükselerek 40-41 °&#8217;ye çıkar ve çocuğa konvülsiyon gelir.</p>
<p><strong>Bu konvülsiyonlar uzun mu sürer?</strong></p>
<p>Evet. Birkaç dakika sürdükleri bir gerçektir, ancak bir ya da iki saat süren konvülsiyonlar da vardır.</p>
<p><strong>Konvülsiyon geçiren bir çocuğa ne yapmak gerekir?</strong></p>
<p>Her şeyden önce herhangi bir eşyanın üzerine düşüp kendine zarar vermemesine dikkat etmek gerekir.<br />
Sonra dilin arkaya gitmesine ve böylece asfiksi durumunun ağırlaşmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle dişlerinin arasına bir mendil veya tahta bir kaşık konmasında yarar vardır.</p>
<p><strong>Sonra?</strong></p>
<p>Sonra krizin uzun sürmemesi için bir şeyler yapmaya çalışılmalıdır. Çünkü henüz olgunlaşmamış bir beynin uzun süre oksijensiz kalması sonucunda düzeltilmesi imkânsız birtakım zararlar meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Krizler nasıl geçiştirilebilir?</strong></p>
<p>Evde Valium varsa (diazepam&#8217;ın farmakolojik ismi) bir şırıngayla çekilip makattan şırınga edilir. Basit ve etkili bir işlemdir. Eğer nöbet yine de geçmezse, çocuk, bir çocuk kliniğine götürülmelidir.</p>
<p><strong>Bronko-pnömonisi olan küçük bir çocuk kalp krizleri de geçirebilir mi?</strong></p>
<p>Evet, kalp durumu ağır-laşabilir. Nabız hızlanır ve duyulması çok zor bir hal alır. Bu durumda bir kalp yetmezliğine dönüşecek bir miyokardit düşünülebilir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Pratikte hiçbir şey yapılamaz. Vakit kaybetmeden süratle hastahaneye götürülmelidir.</p>
<p><strong>Kusma ve diyare de âni fenalaşmalara yol açabilir mi?<br />
</strong><br />
Tabîi. Akut dispepsi, bir kusma ve çok fazla sıvı kaybıyla birlikte aşırı bir diyareyle karakterize edilir. Bu noktada kan kütlesinde aşırı bir azalma nedeniyle kalp-dolaşım sistemiyle ilgili bir kollapsus gelişebilir.</p>
<p><strong>Bu durumda nasıl davranmak gerekir?</strong></p>
<p>Doktorların, kaybolan sıvıları tekrar vermeleri için süratle hastahaneye kaldırmak gerekir.</p>
<p><strong>Konjenital kalp hastalıkları, âni ağır fenalaşmaların nedeni olabilir mi?</strong></p>
<p>Genellikle hayır. Eğer konjenital kardiyopatiler (yani kalbin herediter mal-formasyonları) belli bir ağırlıktaysa, doğumdan sonraki ilk günlerde hemen teşhis edilir.<br />
Daha hafif ve kısmen bastırılmış olan diğerleri ise, genellikle ağır fenalaşmalarla tezahür etmeyip, zaman zaman fenalaşmalar tekrarlanır. Bu durumda teşhis daha kolaydır.</p>
<p><strong>Hangi belirtiler şüpheye yol açar?</strong></p>
<p>Zaman zaman kendini kötü hissetmeye başlar, renk değişir, taşikardi vardır, dudaklar siyanozlu olabilir ve dinlenmeyle kendine gelir.</p>
<p><strong>Daha büyük yaşta, meselâ okul çağındaki çocukta, yetişkin yaşa ait rahatsızlıklar görülür mü?</strong></p>
<p>Tabîi. Özellikle ortostatik senkop (yatarken ayağa kalkışta fena hissetme), epilepsi konvülsiyonları, şeker hastalığına bağlı rahatsızlıklar (devamlı susuzluk, fazla idrara çıkma, sinirlilik, zayıflık, büyümede gecikme) görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/cocuklarda-ani-fenalasma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boğulma (Asfiksi): Nasıl Meydana Gelir ve Başlıca Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/bogulma-asfiksi-nasil-meydana-gelir-ve-baslica-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/bogulma-asfiksi-nasil-meydana-gelir-ve-baslica-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 10:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[asfiksi]]></category>
		<category><![CDATA[boğulma]]></category>
		<category><![CDATA[boğulmalar]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Asfiksinin yol açtığı fizyolojik değişiklikler. Organizmanın oksijensiz kalabileceği en uzun zaman. Karbon monoksit nedeniyle asfiksiye girmiş kişilere ilk yardım.
Kısaca asfiksi nedir?
Normal hava solunumunun engellenmesidir.
Fizyolojik olarak ne gibi değişiklikler meydana gelir?
Bir oksijen yetmezliği (hipoksi adı verilen bu durum, oksijen tamamen yok olduğu zaman anoksi adını alır) ve aynı anda karbon dioksit birikimi (hiperkapni) yerleşir. Yeryüzünde hayat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Asfiksinin yol açtığı fizyolojik değişiklikler. Organizmanın oksijensiz kalabileceği en uzun zaman. Karbon monoksit nedeniyle asfiksiye girmiş kişilere ilk yardım.</em></strong></p>
<p><strong>Kısaca asfiksi nedir?</strong></p>
<p>Normal hava solunumunun engellenmesidir.</p>
<p><strong>Fizyolojik olarak ne gibi değişiklikler</strong> <strong>meydana gelir?</strong></p>
<p>Bir oksijen yetmezliği (hipoksi adı verilen bu durum, oksijen tamamen yok olduğu zaman anoksi adını alır) ve aynı anda karbon dioksit birikimi (hiperkapni) yerleşir. Yeryüzünde hayat esaslarının temeli, çeşitli maddelerin, enerjik hâle gelebilmeleri için yanmaları, yani oksidasyo-na dayandığına göre oksijen dokularımız için ana maddedir. Yokluğu hâlinde felce uğranır ve ölünür.</p>
<p><strong>Bir asfiksi hâli nasıl meydana gelebilir?</strong></p>
<p>Ya üst solunum yollarının tıkanması, ya zehirli gazların inhalasyonu (fermantasyonlar, kimyasal endüstri maddeleri, karbon monoksit) ya da organizmanın oksijen sağlama kapasitesinin eksikliği sonucunda meydana gelebilir.</p>
<p><strong>Bu durumda çocuklar için en büyük tehlikeler nelerdir?</strong></p>
<p>En büyük tehlikeler şunlardır: Astronotları taklit eden oyunlarda plastik torbalarla boğulma (bu bakımdan, saydam olan bütün torbalar evden atılmalıdır); çeşitli maskeler (burun ve ağız deliklerinin olup olmadığına dikkat edin); yeni doğmuş çocuğun beşiğine atlayan kedi (hayvanları evden uzak tutun, göz altında bulundurmanız yeterli değildir); ağzı yastığa gelecek şekilde dönen yeni doğmuş bebek (bebekler hiçbir zaman kendi hâline bırakılmamalı ve sık sık kontrol edilmelidir); eski bavullar, buzdolapları, kasalar ve gardrop gibi yerlerde kapalı kalmak (çocuklu evlerde bu tip eşyaların azaltılması veya içten açılabilen kol yapılması gerekir); nefes borusu veya bronşları tıkayan yabancı cisimlerin yutulması.</p>
<p><strong>Havasız kalmış çocukların görünüşü nasıldır?</strong></p>
<p>Yüzleri siyanozlu ve solgundur, dudaklar morumsudur, hava açlığı nedeniyle ağız aralıktır. Eğer inleme varsa, en iyi hayat belirtisi sayılır.</p>
<p><strong>Ne tip bir yardımda bulunulur?</strong></p>
<p>Önce solunum durduğu ve sonra kalbin durduğu göz önünde bulımdurulacak olursa ilk olarak yapılacak yardım hareketi, ağızdan ağza veya ağızdan burun ve ağza yapay solımum uygulanmasıdır. Gerekli durumlarda dış kalp masajıyla da müdahale edilir.</p>
<p><strong>Çocuk yabancı bir cismi içine çekmişse ve boğulduğunu hissediyorsa ne yapılmadır?</strong></p>
<p>% 80 etkili olan Heimlich metodunun uygulanmasında yarar vardır. Cismin daha derine gitmesi riskini ortadan kaldırmak için baş aşağı gelecek şekilde tutularak veya göğse belli bir enerjiyle bastırılarak cismin parmakla çıkarılmasına çalışılır veya küçük çocuk ayaklarından baş aşağı tutularak sırtına vurulur.</p>
<p><strong>Karbon monoksitten zehirlenen kimsenin görünüşü nasıldır?</strong></p>
<p>Karbon monoksit, oksijenden daha kuvvetli bir şekilde kandaki hemoglobini sabitleştirdiği için kişi, canlı kırmızı bir renk alır. Bu işlem sonucunda karbon monoksit (formülü CO, karbon dioksitin formülü CO2), atmosfer basıncında oksijenle gaz değişimlerine artık katılmayan meta-hemoglobin adı verilen canlı kırmızı renkte bir bileşik meydana getirir: Alyuvarlar, felce  uğramış haldedir.</p>
<p><strong>Karbon monoksit entoksikasyonu, herhangi bir şekilde anlaşüamaz mı?</strong></p>
<p>Hayır. En korkunç zehirlenmelerden biridir. Çünkü havaya herhangi bir matlık vermediği gibi özel koku da çıkarmaz. Uyuşukluk ve nihayet koma yaratacak şekilde yavaş yavaş yayılır.</p>
<p><strong>Karbon monoksit nedeniyle asfiksiye giren kişilere nasıl yardım edilir?</strong></p>
<p>Normal olarak bu kişiler, fırmlar veya şofbenlerden gaz kaçıran evlerde veya kapalı bir yerde çalıştırılan motorların yanında bulunurlar.</p>
<p><strong>O halde ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Gaz yayılmış yerlere girerken ışık açılmamah, kibrit çakılmamalı ve aynı şekilde sigara içilmemehdir. Ufak bir el feneri kullanmak suretiyle girilmeli, nefes alınmamalı, kapı açık bırakılmalı ve doğrudan doğruya diğer kapı ve pencerelere gidilerek bunlar da açılmalıdır. Kazazedeye yardım etmeden önce çevreyi havalandırmak için birkaç defa girilip çıkılmalıdır.</p>
<p><strong>Asfikside bulunan kişiye ne yapılmahdır?</strong></p>
<p>Eğer yerde yatıyorsa kaldırılmalıdır. Çünkü karbon monoksit yerden yaklaşık yarım metre yüksekliğe kadar çöken ağır bir gazdır. Daha sonra ağızdan ağza yapay solunum ve dış kalp masajına geçilir. Bu arada oksijen tüpü bulunan bir ambulans çağırılmalıdır.</p>
<p><strong>Bunlar, âcil olarak hastahaneye kaldırılmaları gereken hastalar mıdır?</strong></p>
<p>Evet. ilk yardımda bulıman kimsenin görevi, mümkün olduğu kadar geçerli bir oksijenlenmenin sağlanmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/bogulma-asfiksi-nasil-meydana-gelir-ve-baslica-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suda boğulma: Tehlikede Olan Bir Kimseyi Kurtarmak</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/suda-bogulma-tehlikede-olan-bir-kimseyi-kurtarmak.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/suda-bogulma-tehlikede-olan-bir-kimseyi-kurtarmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2009 10:21:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Durumlar]]></category>
		<category><![CDATA[acil durum]]></category>
		<category><![CDATA[boğulma]]></category>
		<category><![CDATA[boğulma tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[boğulmuş insan]]></category>
		<category><![CDATA[kramp]]></category>
		<category><![CDATA[kramplar]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[suda boğulma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli suda boğulma tipleri. Kaza sonucu suda boğulma. Neden yüzme bilmeyen bir kimse dahi kurtulabilir. İnsanın kendini iyi hissetmemesi nedeniyle suda boğulma. Yanlış beslenme ve soğuk nedeniyle boğulma. Kramplar. Su altında kalmış bir kimseye nasıl yardım edilir.
«Suda boğulma»nın tanımı nedir?
Nefes yollarına su dolmasıyla birlikte, bir vücudun suya batmasıdır.
İnsan su yutmadan boğulabilir mi?
Bir ısı şokuna bağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Çeşitli suda boğulma tipleri. Kaza sonucu suda boğulma. Neden yüzme bilmeyen bir kimse dahi kurtulabilir. İnsanın kendini iyi hissetmemesi nedeniyle suda boğulma. Yanlış beslenme ve soğuk nedeniyle boğulma. Kramplar. Su altında kalmış bir kimseye nasıl yardım edilir.</em></strong></p>
<p><strong>«Suda boğulma»nın tanımı nedir?</strong></p>
<p>Nefes yollarına su dolmasıyla birlikte, bir vücudun suya batmasıdır.</p>
<p><strong>İnsan su yutmadan boğulabilir mi?</strong></p>
<p>Bir ısı şokuna bağlı olarak bilinç kaybıyla birlikte solunumun durması hâlinde: Su yutmadan boğulma (halk arasında söylenen «çok su yutmuş» yanlış bir terimdir) durumu meydana gelir.</p>
<p><strong>Kumların üzerinde hareketsiz yatan bir kimse için havasız kalmış, boğulmuş sözü kullanılabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır, suda boğulmuş şeklinde tanımlamak yerinde olur. Süfokasyon (havasız kalma, boğulma), akciğerle kan arasında hava .değiş-tokuşu eksikliğine bağlıdır ve vücut suya batmaksızın üst solunum yollarının tıkanması veya bir kanamadan ileri gelebilir.</p>
<p><strong>Suda boğulmuş bir kimseye ne gibi bir yardımda bulunulabilir?</strong></p>
<p>Yapılabilecek yardımlar oldukça azdır. Ancak bütün suda boğulma tiplerini ve yerinde bir müdahalede bulunabilmek için her tipin ayrıntılarını iyice bilmek gerekir.</p>
<p><strong>Sözü edilen suda boğulma tipleri nelerdir?</strong><br />
Adli tıp açısından suda boğulma, kaza sonucundan başka intihar veya cinayet olabilir. Doğal olarak daha çok kaza sonucu boğulmalarla uğraşılmaktadır.</p>
<p><strong>Kaza tipi suda boğulmanın kendine özgü karakteristikleri mi vardır?</strong></p>
<p>Tabîi. Bu tür bir boğulma iki ihtimal sonucunda meydana gelebilir. Suya düşme (birincil «suda boğulma») veya dengenin kaybedilmesiyle âni bir fenalık hissetme ya da yanlış bir dalma («ikincil suda boğulma») sonucunda gelişir.</p>
<p><strong>Birdenbire suya düşüşte neler olur?</strong></p>
<p>Birbiri ardına üç devre gelişir:<br />
1) Tapa devresi.<br />
2) Otomatik olarak solunumu izleyen duyuların kaybı.<br />
3) Kalp durması.</p>
<p><strong>Tapa devresi nedir?</strong></p>
<p>Birdenbire suya düşen kimse bir içgüdü davranışıyla dibe gitmeden önce derin bir şekilde nefes alır. Böylece göğüs havayla dolarak şişer ve bu durum, dibe battıktan sonra tekrar yüzeye çıkmayı sağlar.</p>
<p><strong>Bu içgüdü davranışı, dibe gitme devrelerinin nasıl gelişeceğini bilmemekten de doğar mı?</p>
<p></strong>Şüphesiz. Kişi paniğe kapılır. Halbuki yüzmeye çalışıp yüzeye çıkar çıkmaz nefes almaya kendini zorlarsa kesin kurtuluşuna doğru bir adım atmış olur.</p>
<p><strong>Aksi takdirde ne gibi olaylar gelişir?</strong></p>
<p>Akciğerlerde bulunan oksijen birkaç dakika içinde tükenir ve beyin düzeyinde bir karbon dioksit birikimine (hiperkap-ni) bağlı olarak otomatik solunumun tekrar başlamasıyla bir duyu kaybı gelişir.</p>
<p><strong>O halde bu durumda da geçerli bir solunum yapma imkânı yok mudur?</strong></p>
<p>Hayır. Çünkü kazazede bilincini kaybetmiş haldedir ve otomatik solunum yüzey düzeyinde hattâ suyun altında ağızla yapılmaktadır. Bu arada atmosferdeki hava ile kan arasındaki iş değişim düzeyinin dereceli harabiyeti ile akciğerlere su dolar.</p>
<p><strong>Bir kimsenin «kendini iyi hissetmemesi» sonucunda batmasının nedenleri neler olabilir?</strong></p>
<p>En sık görülen ihtimal, termik şoktur. Deri ısısıyla su ısısı arasında aşırı bir ısı farkı meydana gelir.</p>
<p><strong>Bu fark niçin meydana geliyor?</strong></p>
<p>Çok fazla yeme, alkollü içki içme ya da yoğun bir spor yapma veya uzun süre güneşte kalma sonucunda çok fazla ısınan ve terleyen bir kimsenin deri ısısı 40°&#8217;ye yükselir. Bu nedenle genellikle 17-19°&#8217;de bulunan suyla temas hâlinde vücut uyum sağlayamaz. Bu durumda deri solgunlaşır ve soğur, dudaklar morarır ve bir bilinç kaybı gelişir.</p>
<p><strong>O halde bu kişilerin, tehlikede olduklarını belirtmek için bağıracak zamanları dahi olmaz mı?</strong></p>
<p>Evet, hemen hiç zamanları olmaz. Termik şok gelişir.</p>
<p><strong>Suda meydana gelebilecek diğer fenalıklar nelerdir?</strong></p>
<p>Daha çok yanlış bir beslenme ya da soğuğa bağlıdır.</p>
<p><strong>Bu şartlardaki bir kimseye nasıl yardım edilir?</strong></p>
<p>Tehlikede bulunan bu kişiler, su üstündeki bir araca alınır veya kıyıya çıkarılır.. Baş düşük pozisyonda olacak şekilde yatırılır ve herhangi bir giyecek ya da havluyla soğuktan korunurlar. Genellikle çok geçmeden bilinç berraklaşır ve kuvvetlerde bir canlılık başgösterir. Bu arada bir doktor kontrolü tavsiye olunur.</p>
<p><strong>Suda uzun süre kalındığı takdirde neden üşünür?</strong></p>
<p>Çünkü suyun ısı iletkenliği, havanın-kinden yaklaşık yirmi beş defa daha fazladır. Bu nedenle deri ısısını su ısısına adapte etmeye çalışan bir ısı kaçışı meydana gelir. Özellikle aynı ritimle yüzüldüğü takdirde bu duruma karşı konabilir. Daha sonra enerji tükenir ve yeni bir destek ihtiyacı duyulur.</p>
<p><strong>Suda «soğuk belirtileri» nelerdir?</strong></p>
<p>Uzun süre suda kalma sonucunda «deri hipotermisi» belirtileri, yani ürperme-ler, aşırı titremeler, dudakların morarması, el ve parmak uçlarında beyazlaşma görülür. Bu belirtileri kalp çarpıntıları ve genellikle göz veya alın çevresinde akut baş ağrısı krizleri izler.</p>
<p><strong>Bu gibi hallerde süratle yapılacak ilk yardım nedir?</strong></p>
<p>Hemen sudan çıkılmalı, bir havlu veya benzeri bir şeyle vücut ovularak kızış-tırılmalı, birkaç dakika oturarak dinlenmeli ve eğer imkân varsa alkollü olmamak şartıyla sıcak bir şey içilmelidir. Meselâ bir sıcak çay iyi gelir.</p>
<p><strong>Kramplar neye bağlıdır?</strong></p>
<p>Bol oksijenle beslenen bir kasın, soğukta ansızın kasılması sonucunda herhangi bir arterin şiddetli sıkışmasına bağlıdır. Kramp, eklemlerde dolaşım rahatsızlıkları olan kişilerde ve efor altında daha sık görülür. Daha çok bacak ve ayak parmaklarında meydana gelir.</p>
<p><strong>Kramp ciddi bir olay mıdır?</strong></p>
<p>Genellikle hayır. Çünkü bunlar, birkaç dakika içinde kendiliğinden geçici fenomenlerdir. Ancak son derece ağrı verirler ve yüzme ritmini engelleyebilirler. Bazı durumlarda sudaki insan için hayati bir tehlike teşkil ederler.</p>
<p><strong>Kramplar tekrarlayabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, özellikle soğuk suda ve eforla tekrarlavabilir.</p>
<p><strong>Peki insan Kuzey denizlerinde sık görülen donma olaymın farkına varmaz mı?</strong></p>
<p>Ürperme ve titremeler döneminden sonra soğuğa karşı bir duyarsızlık başlar.</p>
<p><strong>Bu tür donma vakalarında ne tip bir İlk yardım uygulanabilir?</strong></p>
<p>Lokal ovuşturmalar burada da öncelikle yapılmalıdır. Alkollü içkilerin kullanılması tehlikelidir. Kazazede yavaş yavaş ısıtılmalı, asla süratli bir ısıtma uygalanmamalıdır. Sıcak çay, yün örtüler, hastanm bacakları yatay şekilde oturması tavsiye edilir.</p>
<p><strong>Dibe batmakta olan bir kimseye nasıl yardım edilir?</strong></p>
<p>Eldeki zaman çok kısıtlıdır ve müdahalenin süratle yapılması temel nitelik taşır.</p>
<p><strong>Kazazedeyi yakalamak için gerekli teknik manevralar nelerdir?</strong></p>
<p>Boğulma tehlikesinde olan bir kimseye yardım etmek için yalnız iyi yüzücü olmak yetmez. Aynı zamanda bu konuyla ilgili antrenman ve bilgi de gereklidir. Meselâ çoğunlukla yüzme hocaları tarafından yapılan bu kurtarma işleminde tehlikeyi hesaba katmak gerekir. Çünkü boğulma tehlikesinde olan bir kimse, diğer kişiye ümitsizce asılacak ve onun hareketini güçleştirecektir.</p>
<p><strong>Uzmanlar nasıl hareket eder?</strong></p>
<p>Her şeyden önce yardım edilecek kişiye arkadan yaklaşılmasını ve bir kol koltuk altmdan geçirilerek kazazedenin suyun üstünde tutulması için alt çenenin sağlam şekilde sıkılmasını tavsiye ederler. Kurtarma işlemi, geriye doğru yüzmek suretiyle yapılır.</p>
<p><strong>Boğulma tehlikesi geçiren Idşi kurtarıldıktan sonra, ne yapılmalıdır?</strong></p>
<p>Bundan sonra yapılacak şey,   reanimasyondur. Bu gibi durumlarda en iyi yöntem, ağızdan ağza yapay solunumdur. Bununla birlikte dış kalp masajı yapılabilir.</p>
<p><strong>Bu reanimasyonun ritimleri nasıldır?</strong></p>
<p>Kazazedeye yardım eden iki kişi olduğu takdirde kalp basınçları ile solunum hareketleri arasındaki klasik ritim 5&#8242;e 1&#8242;dir.. Yardım eden kişi tek başına ise lO&#8217;a 2&#8242;dir.</p>
<p><strong>Boğulma tehlikesi geçirmiş bir kimseye ilk müdalıale yapıldıktan sonra bir ilk yardım merkezine götürülmeli midir?</strong></p>
<p>Evet, Aspire edilmiş suya göre kısa zamanda veya bir süre sonra birtakım sonuçlar gelişebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/acil-durumlar/suda-bogulma-tehlikede-olan-bir-kimseyi-kurtarmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
