Damar Hastalıkları


Dünya nüfusunun yaklaşık % 35′i (çoÄŸunluÄŸu kadın) bu rahatsızlıktan, kan damarlarının geniÅŸlemesinden ÅŸikâyetçidir. Bunlara varisli damarlar adı verilir. Varisin en çok görüldüğü yerler bacaklar ve ayaklardır. Ancak özofagusta (yemek borusu) ya da rektumda (kalın bağırsağın son kısmı) da görülebilirler.
Varislerin en sık meydana geldiÄŸi iki damar vardır: İç ve dış saf en toplardamarları (bacakta). Varislerin oluÅŸmasında rol oynayan nedenler çeÅŸitlidir. Bir flebit sonrasında ortaya çıkan damar geniÅŸlemelerine postfIebit (flebit sonrası) varisleri denir. Damarlarda doÄŸuÅŸtan olan bozukluklar nedeniyle çocukluktan itibaren ortaya çıkabilir, ya da hamileliÄŸin son aylarında belirebilirler. En önemli varis sınıfı (tüm varislerin % 90′ı böyledir) nedeni belli olmayan varislerdir. Bunların bu ÅŸekilde adlandırılmalarının sebebi herhangi bir hastalık sonucunda ortaya çıkmamalarıdır.
NedbeleÅŸtirici tedaviden (tıkanmaya yol açacak kimyasal bir eriyiÄŸin ilgili damara verilmesi) sonra kanın kendine bir yol açması ve varisli durumu yeniden iyileÅŸtirmesi imkânı vardır. Åžekilde de görüldüğü gibi iÅŸlem derin dolaşımı ilgilendirebilir. İlerlemiÅŸ durumda, normal kan dolaşımını saÄŸlayacak yetenekte toplardamar bulunmaması nedeniyle yüzeydeki damarda bir kırışıklık belirir. Bununla birlikte yetersizdir. Kan, derin damarda hâlâ bir delik aramak zorundadır. Bu durumda gücünü kaybeden toplardamar, varis faaliyetinin merkezi hâline gelir. SaÄŸda, “safen”in çıkarılması görülmektedir.