AİDS HASTALIĞI NEDİR?
AİDS hastalığı nedir? Bu hastalığın kesin bir açıklamasını yapabilir misiniz?
İmünolojik hastalıklar arasında sayılan AİDS, imüniter sistemde bulaşıcı hastalık bağışıklığını önleyen bir dengesizlik sonucu ortaya çıkar.
AİDS, İngilizce’de «Ac-quired immune Deficiency, Syndrome yani «muafiyet eksikliÄŸi sendromuna yakalanmak» sözlerinin baÅŸ harflerinden oluÅŸmuÅŸ bir kelimedir. 1981 yılında, hastalığa ilk teÅŸhisi koyan ABD, Atlanta Devlet Hastanesi profesörlerinden, Shandera tarafından adlandırılmıştır.
AİDS’in sebebi, lenfosit T’ye, yani kan hücrelerine, hücum ederek öldüren bir virüstür. Aynı virüs imüni-ter sisteme bağışıklık kazandıran lenfleri ve koruyucu tabakayı da yok eder.
Bu virüs, 1983 yılında Paris, Pasteur hastanesi doktorlarından Jean-Luc Montagnier ve Amerika’nın Bethesda Kanser AraÅŸtırma Merkezi doktorlarından Robert Gallo tarafından ayrı ayrı teÅŸhis edilmiÅŸ, daha sonra, İtalyan Yüksek SaÄŸlık Kurumu’nda görevli Profesör Giovanni Battista Rossi tarafından diÄŸer virüslerden yalıtılmıştır.
AİDS hastalığının bulaşma yolları nelerdir?
AİDS virüsü, kan ve organik akıntılar (meni, tükrük gibi) yoluyla bulaşır.
Milano Üniversitesi, Bulaşıcı Hastalıklar Kliniği Direktörü Profesör Moroni, bulaşmanın gerçekleşmesinde aşağıdaki 3 şartın rol oynadığını söylüyor:
1) Hasta ile sürekli seks ilişkisinde bulunmak,
2) organizmada sürekli artan virüs yükselmesi,
3) hasta olanın sağlıklı insana, kan veya diğer salgılarını, yine salgı yapan organları veya cilt yoluyla aşılaması.
«Bu şartları bir araya getirmek kolay değildir. Çünkü AİDS virüsü havada yaşayamadığı gibi, vücut ısısında da, az tahammüllü olduğu için, oldukça dayanıksızdır. AİDS virüsü çatal, bardak gibi eşyalardan, umumi tuvaletlerden, terden, göz yaşından veya
AİDS hastasının dokunmuş olabileceği hiçbir aracı yoluyla bulaşamaz.»
AİDS hastalığı virüsünü alanlarda hastalığa ait ne gibi belirtiler görülebilir?
AİDS, ateÅŸ ve titreme gibi özgün bulgular, gözle görülen zayıflama, gece terleri, kaşıntı, ishal ve a-şırı yorgunluk yapar. Boyun ve koltuk altlarındaki lenflerin aşırı büyümesi ile teÅŸhis edilir. Bu bulgular aylar veya yıllar sonra kay-bolabileceÄŸi gibi, kronikleÅŸip AİDS’e dönüşmeden de bünyede kalabiliyor.
Sinsi olduÄŸu kadar da berbat bir hastalık olan AİDS, enfeksiyonun alınmasından 5 yıl sonra bile ortaya çıkabilir. Henüz tedavi yolunun bulunmamasından ötürü, ölüme götüreceÄŸine kesin gözle bakılmaktadır. Buna raÄŸmen, bugüne kadar AİDS öncesi bulguları taşıyanlardan ancak binde birinin AİDS’e yakalanmış olması yaygın olmadığını gösterir.
Ancak, bu ağır hastalığın pyençesine düşenlerde, tüm bağışıklıklarını yitirmelerinden ötürü, her cins tümör, virüs enfeksiyonları, kaşıntılı mantarlar ve bakteri hastalıkları oluşabilir.
AİDS virüsünü olanlarda hastalık dalma öldürücü olarak mı seyrediyor, tedavi imkânı yok mudur?
AİDS enfeksiyonunun, yani organizmada hastalığa yol açacak AİDS virüsünün yayılması çok güçtür. Gerçek AİDS, hastalığın virüsünü alanların çoğunluğunda meydana çıkmıyor; tedavisinde kullanılacak ilaçların henüz belirlenememesi yüzünden, AİDS virüsünün, yaygınlaştığı gerçek hastaların % 50 ile %90 arasında ölüme sürüklemesi ihtimali vardır. Bunun dışında AİDS virüsü, birçok aşamada kendini yenerek iyileşebilir veya kalıcı olsa dahi, klinik olayı durumuna dönüşmeyebilir. AİDS virüsünü kapan hastaların küçük bir yüzdesi ise, birkaç hafta içinde AİDS hastalığı belirtilerini gösterir.
AJDS hastalığının kesin teÅŸhisi nasıl yapılır? Türkiye’de bu gaye için çalışan kuruluÅŸlar var mıdır?
AİDS-öncesi veya AİDS kuşkusu olan hastaya sadece bir kan tahlili yapılarak sonuç alınabilir. Virüs bulgusu pozitif çıkan hastaya «serumpozitif» adı veriliyor ve eğer hastada bağışıklığı engelleyen belirtilere de rastlanıyorsa AİDS teşhisi konulabiliyor.
Türkiye’de de üniversite kliniklerinde ve bazı özel kuruluÅŸlarda AİDS hastalığının teÅŸhisine yönelik çalışmalar ve gerekli aletler mevcuttur. Ancak hastalığın tedavisi ile özel olarak ilgilenen resmî veya özel bir kuruluÅŸ ÅŸimdilik mevcut deÄŸildir.
AİDS hastalığının tedavisi var mıdır, bu konuda ne gibi çalışmalar yapılıyor?
Tıp dünyası, bugüne kadar AİDS’i iyileÅŸtirebilecek hiçbir ilaç keÅŸfedemedi. Yapılan çalışmalardan böyle bir ilacın bulunmasının kolay olmayacağı da anlaşılıyor.
Aşı, AİDS için en mükemmel çare ise de henüz böyle bir aşı yapılamamıştır. AİDS virüsünü bulan Fransız Montagnier ve A-merikalı Gollo’nun birleÅŸtikleri nokta ise, AİDS aşısının uzun bir zaman aÅŸamasına gereksinmesi olduÄŸudur. Uzun araÅŸtırmalar, çalışmalar ve deneme safhalarından sonra bileÅŸimi yapılabilecek olan AİDS a-şısı için, ilk ağızda bulunan 100 çeÅŸit AİDS virüsü üstünden çalışmalar yapılıyorsa da, artan AİDS olayları ile virüs tiplerinin çoÄŸalması, çalışmaları büyük ölçüde engellemektedir.
AİDS hastalığına yakalanmamak için neler yapmalıyız? AİDS hastalarını tecrit etmek gerekiyor mu?
AİDS normal hayatımız içinde bulaşıcı bir hastalık değil. Hastalar aileleri içinde yaşayıp, işlerine devam edebilirler. Ancak temizlik kurallarına çok dikkat etmeleri, uyuşturucu kullananlardan ve özellikle erkek homoseksüellerden kesinlikle uzak durmalan gerekir.
Başkalarına ait saç veya diş fırçalarını, tıraş gereçlerini veya sıyrık ve çok az da olsa kanamoya neden olacak aletleri kullanmamalıdırlar. Seks hayatları boyunca, koruyucu önlem olarak prezervatif kullanmaları, kan vermekten kaçınmaları ve organ bağışlamamaları gerekir. Kısacası; uyuşturucu iğne yapanlara başkalarının şırıngalarını kullanmamaları, homoseksüel olanlara da, ilişkilerini belirii kişilerle düzene sokup, prezervatif-siz ilişkilerden kaçmaları tavsiye edilmektedir.
Kategori: Hastalıklar
Etiketler: aids, aids hastalığı, korunmak
