İlk Yardım Çantası Nasıl Düzenlenmelidir?


En önce kullanılması gereken ilaç ve malzemeler. Bulundurulması yararlı olan ilaç ve malzemeler. Şeker, kalp hastalıkları, tansiyon yükselmesi ve düşmesi gibi bilinen hastalıklara müdahalede kullanılan ilaçlar.

İlk yardım kutusunun, daha doğrusu ilk yardım çantasımn düzenlenmesi nasıl ol­malıdır?

Çantanın içini bölmelere ayırmak ya­rarlıdır:

1) Basit tedavi gereçleri.

2) İlk anda kullanılacak ilaçlar.

3) Özel durumlarda (şeker hastalığı, epi­lepsi, kalp yetmezliği ve diğer kalp hasta­lıkları gibi) kullanılacak ilaçlar.

4) Daha fazla yer kaplayan ilaçlar ve kı-rık-çıkık durumlarında kullanılacak ha-reketsizleştirme gereçleri için ayrı bir bö­lüm bulundurulması yararlı olur.

5) Bir kutu veya fermuarlı küçük bir çan­ta içinde, kapsül veya tablet şeklindeki haplar toplanarak gerektiğinde kolayca kullanılır. Ayrıca her ilacın üzerine ne için yararlı olduğunu, kullanım tarihini vb. gösterir kâğıdın iliştirilmesi gereklidir. İlaçların konduğu kutu da kolay taşınabi­lir büyüklükte ve el altında olmalıdır.

Basit tedavi gereçleri

— Dezenfektanlar: Kapağı sıkıca kapatıl­mış, plastik, kırılmaz esnek şişelerde bu­lunmalıdır

1) Renksiz alkol

2) Renkli alkol

3) Oksijenli su. 100 cc yeterlidir.

4) Euclorin paketleri. Bunlar suda eriti­lerek hipoklorit karışımlı bir mikrop öl­dürücü elde edilir. Ayrıca oksijenli su şi­şesi üzerinde üretim tarihi belirlenmelidir, çünkü dayanma süresi 2-3 aydır.

— Temizleyici maddeler.

— 1-2 tane küçük tip sabun.

— Küçük bir sünger.

— Küçük bir makas.

— Kullanıp atılan türden bir traş bıçağı.

— Ucuna pamuk sarılmış çubuklar.

— Çengelli iğne (yeterli sayıda).

— 10 x 10 boyunda 25 gaz bezi.

— Parmak için 2 sm, ayrıca 10 sm veya daha geniş sargı bezleri ve esnek bant.

— Bir paket hidrofil pamuk (temizleme, batma, burkulma, kompres gibi olaylarda kullanılacak olan pamuk hiçbir zaman ya­ra ile doğrudan temas etmemelidir. Pa­mukla sadece yaranın çevresinde bulunan kan temizlenebilir).

— Plastik şırıngalar ve bir defa kullanı­lıp atılan türden iÄŸneler. İğneler 2 sm’den 5 sm’e kadar deÄŸiÅŸik uzunluklarda olmalı­dır. Ayrıca, gerekiyorsa, ensülin için üze­ri dereceli olanı da eklemelidir.

— Uç kısmı tırtıklı, dişsiz bir cımbız. Cım­bız başka amaçla kullanılmamış olmalı ve kullanmadan önce alkole batırılarak veya ateşe tutularak mikropların ölmesi sağ­lanmalıdır.

İlk anda kullanılacak ilaçlar

— Her şeyden önce aile fertlerinin ilaçla­ra karşı allerjileri varsa, bunlar bir kâğı­da yazılıp, kolay görülebilecek bir yere iliş-tirilmelidir. Kâğıtta gerekli olabilecek te­lefon numaralarının yazılması da yararlı­dır.

Kullanım önceliğine ve ilaç türüne gö­re bölmeler meydana getirilmesi de büyük yarar sağlar.

— Ağrı kesiciler: Damla şeklinde noval-jin, yeni-cibaljin, optalidon gibi ağrı kesi­ci veya buscopan, baraljin gibi spazm gi­derici antispazmodik ilaçlar.

— Soğuk alkınhğına, nezleye karşı aspirin içeren, suda eriyebilen ve tok karna alı­nan, önceden bikarbonatla nötrleştirilmiş ilaçlar. Meselâ novaljin soğuk algınlığını tedavi ettiği gibi, ateş düşürücü etkiye de sahiptir.

— Sindirim ilaçları: Bunlar asit giderici (ağızda çiğnenebilen hap veya suda eriye­bilen toz biçimde) ve yiyecekleri kolay sin-dirilebilir duruma getiren enzimatik ilaç­lar olarak sınıflandırılır.

— Kalp ilaçları: Kalbi canlandıran (ana-leptik) ilaçlar: Genellikle damla veya dra­je şeklinde olur. Anti-anjinozlar: Bunlar kalbe giden damarları hızla genişletir. Yan etki olarak alın düzeyinde baş ağrısı ya­pabilir. Çiğnenebilen veya dil altında eri­tilen türden ilaçlardır. Bu ikinci tür daha hızlı ve etkilidir. Kalp atışlarını düzenle­yen ilaçlar tablet şeklinde satılır. Dozaj her zaman bir kalp doktorunun tavsiye­sine uyularak ayarlanmalıdır. Yoksa kalp atışlarında tehlikeli olabilecek bir yavaş­lama meydana gelebilir; tansiyon düşürü­cü ilaçlar da bir kalp doktorunun veya dahiliye uzmanının tavsiyesine göre alın­malıdır.

-Müsekkinler (sakinleştiriciler): Bun­lar hafif ve kuvvetli olarak ayrılır. Kuv­vetli olanlar kesinlikle doktor tavsiyesine uyarak kullanılmalıdır. Epileptik ilaçlar ise büyük oranda zehirleyici etkileri yü­zünden, kullanırken özel bir dikkat gerek­tirir.

—Solunum ilaçlan: Bunlar öksürük ke­sici (damla veya şuruplar) ilaçlardır. Kul­lanım dozunu iyi ayarlamak gerekir, yok­sa solunum güçlüğüne veya kabızlık gibi yan etkilere neden olabilir. Astim ilaç­ları: Bazan çiğnenebilen tabletler, bazan da ağza püskürtülen sprey şeklinde bu­lunur. Dolaşımı kolayca etkileyebildik­leri için doktor tavsiyesine uyulmalıdır. Dolaşım bozukluğu ise yüksek tansiyona, ayrıca kalp çarpıntısına neden olabilir.

— İdrar yolları ilaçları: Dozları iyi ayar­lanmış mikrop öldürücü ilaçlar veya an­tibiyotikler bu amaçla kullanılabilir. Böb­rek ağrılarına karşı kullanılanlar da tama­men zararsız değildir. Tansiyonun düşme­sine neden olabilir.

— Pomatlar: Allerjilere karşı ve genel kı­zarıkları gidermek için kullanılanlar; ha­fif yanıklara karşı, kan toplanmasını gi­derici, ezilme ve çürükleri tedavi edici ilaçları sayabiliriz. Ayrıca «jel» adı verilen, toplardamar iltihaplarında kullanılan po­matlar vardır. Bunlar son derece çabuk emilir ve buharlaşır. Öyle ki 10-15 dakika­da kullanıldıkları yer tamamen kuruyarak koruyucu bir tabaka oluşur.

— Göz yanmalarına veya allerjik nezlele­re karşı kullanılan ilaçlar. Bunlar küçük plastik şişelerde satılır. Her çeşitteki ara­lık veya deliklere sığacak şekilde hazırla­nır. Fakat bu ilaçların sürekli veya sık sık kullanılması, özellikle burun mukozası üzerinde olumsuz etkiler yapar. Burun iç zarının kalınlaşmasına neden olarak bur­nun devamlı kapalı olduğu duygusunu uyandırır.

Öze ldurumlarda bulundurulması gere­ken ilaçlar

Bu gruba, bütün ilaç olmasa bile, çok gerekli zamanlarda bulunabilmesi için hiç olmazsa bir miktar bulundurulması yararlı olan ilaçlar da girer. — Ensülin: Hangi tip kullanılıyorsa o tip­ten, etkisi hemen görülecek biçimde, yani hazır durumda, hattâ değişik türlerde bile bulundurmalıdır. Yanısıra şırıngalar ve iğne­ler de gereken dozun ayarlanabilmesi için hazır tutulmalıdır.

— Sık sık tekrarladığı durumlarda veya çok şiddetli olduğu zaman kramplara kar­şı kullanılmak üzere ilaçlar.

— Özel durumlarda ve doktor tavsiye et­mişse hissizleştirici etkisi olan ağrı kesi­ciler.

— Güçlü müsekkinler ve acı dindiriciler.

— Kam durdurucu veya pıhtılaşmayı sağ­layıcı ilaçlar. Bunlar da doktor tavsiyesi­ne göre kullanılmalıdır. Pamuk, kan için­de eriyip yaraya karışacağı için mümkün­se kullanılmamalıdır.

Ayrı bir bölümde bulundurulan ve hare­ketsiz bırakma amacıyla kullanılan ge­reçler:

— Finger-splint adı verilen ve parmakları hareketsiz bırakmak amacıyla kullanılan ayarlanabilir parmak çubukları.

— El ve bileğin hareketini önleyici el ge­reçleri.

— 15-20 cm elinde sargı bezi.

— Genel bölümde anlatılan fermuarlı şi-şirilebilir yastıklar.

— Çeşitli genişlikte pamuk.

— Değişik şişirilebilir plastikler.

Hasta veya kazaya uğramış kimse nefes almıyorsa ve kalbi atmıyorsa çok değerli olan zamanı kaybetmemek için o anda ne yapılabilir?

Bu durumlarda hazırlıksız bulunan kimselerin bile bilmesi gereken en azın­dan üç hareket vardır. Fakat bilmek ile uygulamak arasında tecrübe denen bir fark vardır. Bu nedenle bir ilk yardım gö­nüllüsünün en azından pratik çalışmalar yapması şarttır.

Çok önemli üç hareket şunlardır:

1) Hayat sarılması: İlk solunum yol­larına dışarıdan girmiş olan ve tıkayan yabancı cisimlerden kurtarmak için uy­gulanır. Yoksa cisim tıkanmaya yol aça­rak boğulmaya neden olur. Bu olaya daha çok çocuklarda rastlanır.

2) Hayat öpücüğü: Ağızdan ağza so­lunum adı da verilir. Çocuklarda ağızdan ağız ve burna olarak uygulanır. Çünkü çocuğun yüzü çok küçük olduğundan ilk yar­dım veren kimsenin ağzı çocuğun bütün yüzünü kaplar. Bu uygulama bir cisim kaçmaksızın solunum yollarının tıkanma­sı ve boğulma veya elektrik çarpması olaylarında gereklidir.

3) Dıştan kalp masajı: Bir enfarktüs sonucu durmuş olan kalbi yeniden çalış­tırmak amacıyla uygulanır. Bazan kalp atışları o derece hızlanır ki, kalp gerçek pompalama görevini yerine getiremez. Bu durumda da dolaşımın durduğu görü­lür. Bunların yanısıra elektrik çarpmala­rında veya yıldırım düşmesinde de kalp durabilir.

Bu tür uygulama alıştırmaları nerede ve nasıl yapılabilir?

Birçok resmî ve özel kuruluş ilk yar­dım kurları düzenlemektedir. Uygulama çalışmaları her şeyden önce anatomi ve fizyoloji bilgilerini gerektirir. Böylece bu çalışmalar için hazırlanmış cansız man­kenler üzerinde yapılan ilk yardım uygula­maları hareketlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Hayat sarılması» hareketi nasıl uygu­lanmalıdır?

Birincil solunum yollarının tıkanması sonucu hırıltılı ve ıslıklı soluyan kimse­nin arkasına geçilir. Tıkanma olayı, ya­bancı bir cismin yemek borusuna geçmek yerine boğazda kalması, sonunda mideye değil de, sindirim yollarının önünde bulu­nan solunum ve yemek borusunda kalma­sına denir. Bu tehlikeyle karşılaşmış kim­senin arkasına geçildikten sonra göğüs kolların altından kuşatılır. Eller, yumruk şeklinde, mide ağzı denen bölge üzerinde sıkılır. Bundan sonra, göğüs kafesinin al­tından üç, dört parmak derinliğinde çu­kur meydana gelecek şekilde yine üç dört sert darbe vurulur. Bu yolla hızlı ve güç­lü bir hava itimi sağlanır.

Bu olay, bir boru içine konan cismin büyük bir hızla dışarı itilmesi kuramına dayanır. Bu iÅŸlem olayların % 80′inde ba­şarılı sonuç verir. Bu arada öksürtmek ve çocuÄŸu bacaklarından tutup sallandırarak sırtını sarsmak gibi diÄŸer etkili olabilecek yöntemleri de yabana atmamak gere­kir. Bütün bunların yanısıra hastahaneye kaldırma iÅŸlemini de ihmal etmemek ge­rekir. Çünkü bu âcil yardım iÅŸlemleri sı­rasında iç yaralanma ve göğüs kafesi ke­miklerinde zedelenme meydana gelebilir.

Bu yöntem deneylerle mi, yoksa tıbbi araştırmalar sonucu mu bulundu?

Tıbbi araştırmalar sonucu Amerikalı fizyolog Heimlich tarafından bulundu. Heimlich, solunum sisteminde sıvıların hareketini düzenleyen kuralları uyguladı ve bu yolla meydana gelen ve tıkanmayı giderecek güçlü basınç artışını hesapladı.

Kalbin ve solunumun aynı anda durması hâlinde öncellikle ağızdan ağza solunum mu, yoksa kalp masajı mı uygulanmalı­dır?

Çoğunlukla kalbin durmasından bir­kaç dakika önce solunum durur. Fakat bu, kalp hastalarında her zaman görülen bir durum değildir. Her iki olayın aynı anda meydana geldiği durumlarda ise ne birine ne de diğerine öncelik verilir, yeniden ha­yata döndürme çalışmaları her iki durum için de aynı anda gerçekleştirilir. Yardım­cılar iki kişiye, göğüs kemiği üzerine uy­gulanan beş masaj hareketinden sonra bir ağızdan ağza hava verme hareketi, ya­ni beşte birlik bir oran uygulayabilirler. Bazılarına göre bu oran üçte bir veya on­da iki de olabilir. Bu son oran, yardım eden tek kişiyse uygundur. Hastanın ya da yaralının yanına diz çöken ilk yardım­cı, kalp üzerine basınç yapar. Basınç yap­ma işlemi gergin kollarla gerçekleştirilir­se az kuvvet sarfıyla daha kuvvetli ma­saj yapılır. Bu arada yüze eğilerek, kuv­vetle, açık tutulan ağızdan içeri hava üf­lenir.

Yalnız başın geriye itilmiş olmasına ve dilin ağzın gerisine kaymasının engel­lenmesine dikkat etmek gerekir. Aksi hal­de dil solunum yollarının tıkanmasına yol açar. İlk hava üfleme hareketinin ardın­dan yardım veren derin nefes almalı, tek­rar aynı biçimde hava üflemeli ve göğüs üzerine yapılacak basınç hareketiyle aynı işlemler tekrarlanmalıdır.