<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Sitesi - yuzoniki.net</title>
	<atom:link href="http://www.yuzoniki.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yuzoniki.net</link>
	<description>Sağlıklı yaşam</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2010 00:45:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Adet Sancısına Ne İyi Gelir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/kadinlarda-cinsel-saglik/adet-sancisina-ne-iyi-gelir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/kadinlarda-cinsel-saglik/adet-sancisina-ne-iyi-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 00:43:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadınlarda Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[adet sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[adet sancısı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[adet sancısına iyi gelen]]></category>
		<category><![CDATA[adet sancısına ne iyi gelir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=324</guid>
		<description><![CDATA[




Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına Balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet sancılarına iyi gelir.
Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır. Adet döneminde muz yemek kadınları oldukça rahatlatır. Doğal bir ağrı kesici gibidir.


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Muz" src="http://www.nablusi.com/resim/data/media/108/muz_1.jpg" alt="" width="231" height="216" /></p>
<p><img class="alignleft" title="Tarçın" src="http://nutritionexpert.com/blog/wp-content/uploads/2010/02/cinnamon.jpg" alt="" width="192" height="167" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına Balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet sancılarına iyi gelir.</p>
<p style="text-align: center;">Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır. Adet döneminde muz yemek kadınları oldukça rahatlatır. Doğal bir ağrı kesici gibidir.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/cinsel-saglik/kadinlarda-cinsel-saglik/adet-sancisina-ne-iyi-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne sütü</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/anne-sutu.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/anne-sutu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 19:32:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü saklamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Anneler, yapabildikleri kadar bebeklerini emzirmelidir. Bebek altı aylık olduğunda doğum ağırlığının 2 katı olmuşsa sadece  anne sütü bebeğe yetmez. Genelde anne, altıncı aya kadar bebeğin normal büyümesine yetecek kadar süt üretir. Buna ek olarak, uzun süre yalnız
anne sütüyle beslenen bebek memeye bağlanır, kaşıkla yemek istemez, farklı besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anneler, yapabildikleri kadar bebeklerini emzirmelidir. Bebek altı aylık olduğunda doğum ağırlığının 2 katı olmuşsa sadece  <a title="anne sütü" href="http://bebekler.name.tr/anne-sutu-ile-beslenme-ve-onemi.html" target="_blank">anne sütü</a> bebeğe yetmez. Genelde anne, altıncı aya kadar bebeğin normal büyümesine yetecek kadar süt üretir. Buna ek olarak, uzun süre yalnız<br />
<a title="anne sütü" href="http://www.onlinehastane.net/anne-sutu-nedir-anneye-oneriler/anne-sutu-olusumu-ve-icerigi-3.html" target="_blank">anne sütü</a>yle beslenen bebek memeye bağlanır, kaşıkla yemek istemez, farklı besinlerin tadına ve kıvamına alışması zor olur. Anne sütü tek başına büyüyen bebeğe yetmez, bebek diğer besinleri de almak istemeyince büyüme ve gelişmesi yavaşlar, hatta zamanla büyüme durur ve çocuk hastalanır. Unutmayalım anne sütü ancak 6 aya kadar çocuğun tek besinidir. <a title="anne sütü saklamak" href="http://onlinehastane.net/anne-sutunu-saklama/anne-sutu-nasil-saklanir.html" target="_blank">anne sütü saklamak</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/anne-sutu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer kanseri ve belirtileri</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/akciger-kanseri-ve-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/akciger-kanseri-ve-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 19:30:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer kanseri ve belirtileri
Kanser vakalarının birçoğu, genellikle çok ilerlemeden klinik belirti vermemelerine rağmen, akciğer kanseri
nden bazısı belirtileri gösterebilir. Bu verilere önem verilirse erken dönemde teşhis edilebilen kanser hastalıklarının teşhis ve akciğer kanseri tedavisi mümkündür. Aşağıda listelediğimiz belirtiler akciğer kanseri için mutlaka önem verilmesi gereken akciğer kanseri belirtileri :
•  İnatçı geçmeyen öksürük
•  Derin nefes [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer kanseri ve belirtileri</p>
<p>Kanser vakalarının birçoğu, genellikle çok ilerlemeden klinik belirti vermemelerine rağmen, <a title="akciğer kanseri" href="http://www.onlinehastane.net" target="_blank">akciğer kanseri</a><br />
nden bazısı belirtileri gösterebilir. Bu verilere önem verilirse erken dönemde teşhis edilebilen kanser hastalıklarının teşhis ve <a title="akciğer kanseri tedavisi" href="http://www.onlinehastane.net" target="_blank">akciğer kanseri tedavisi</a> mümkündür. Aşağıda listelediğimiz belirtiler akciğer kanseri için mutlaka önem verilmesi gereken <a title="akciğer kanseri belirtileri" href="http://onlinehastane.net/kanser/kanser-belirtileri-3.html" target="_blank">akciğer kanseri belirtileri</a> :<br />
•  İnatçı geçmeyen öksürük<br />
•  Derin nefes sırasında göğüs ağrısı<br />
•  Ses kısık olması<br />
•  Nefes hırıltısı<br />
•  Kilo kaybetmek, iştahsız olmak<br />
•  Kanlı yada paslı balgam<br />
•  Nefes darlığı<br />
•  Kitle (kanserin deri yada lenf düğümlerine yayılması nedeniyle oluşan boyun veya köprücük kemiği civarında elle hissedilen kitle )<br />
•  Nedeni ortaya konamayan ateş<br />
•  Bronşit veya zatürre gibi tekrarlayan enfeksiyonlar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/akciger-kanseri-ve-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinüzit ve tedavisi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sinuzit-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sinuzit-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 19:29:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[burun akması]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[üst solunum yolu]]></category>
		<category><![CDATA[üst solunum yolu hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Yüzümüzde bulunan sinüs adı verdiğimiz kemik boşluklarının iç duvarını kaplayan iltihaba ve burada cerahat toplanmasına Sinüzit
denir. Başlıca belirtileri baş ağrısı ve burundan rahatça soluyamama duygusu, gözaltındaki ve göz üstündeki bölgelerde basınç agrısı olarak sıralayabiliriz. Sinüzit genelde medikal olmakla beraber çok gerekli vakalarda cerrahi olarak da sinüsler boşaltılabilir. Sinüzite iyi gelen bitkilerin başında Okaliptus ve ananas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzümüzde bulunan sinüs adı verdiğimiz kemik boşluklarının iç duvarını kaplayan iltihaba ve burada cerahat toplanmasına <a title="sinüzit" href="http://www.sinuzitintedavisi.blogspot.com">Sinüzit</a><br />
denir. Başlıca belirtileri baş ağrısı ve burundan rahatça soluyamama duygusu, gözaltındaki ve göz üstündeki bölgelerde basınç agrısı olarak sıralayabiliriz. <a title="sinüzit" href="http://www.sinuzitintedavisi.blogspot.com">Sinüzit</a> genelde medikal olmakla beraber çok gerekli vakalarda cerrahi olarak da sinüsler boşaltılabilir. <a title="sinüzit" href="http://www.sinuzitedavisi.blogspot.com/2009/11/sinuzit-nedir.html">Sinüzit</a>e iyi gelen bitkilerin başında Okaliptus ve ananas gelir. Alnın ve başın üst kısımlarını, okaliptus yağıyla ovulmasında sinüzite iyi gelmiştir.</p>
<p>Ananas, sinüzit tedavisinde oldukça yararlıdır. Günde 250-500 gram arası taze sıkılmış ananas suyu içebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sinuzit-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Cerrahisi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/beyin-cerrahisi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/beyin-cerrahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 16:13:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[Beyin Cerrahisi gün geçtikçe gelişen bir tıp dalıdır. Ülkemizde son yıllarda daha çok gelişen beyin cerrahisi tıbbın en zor dallarından biridir. Bu alanda Türkiye&#8217;nin en iyi beyin cerrahlarından biri olan Op. Dr. Murat KARAKUŞ kendini tanıtan websitesine gerek beyin cerrahisinin içerdiği sorunlarla, gerek kendi özgeçmişiyle ilgili bilgi vermiştir. Beyin cerrahı Op. Dr. Murat KARAKUŞ Hacettepe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beyin Cerrahisi gün geçtikçe gelişen bir tıp dalıdır. Ülkemizde son yıllarda daha çok gelişen beyin cerrahisi tıbbın en zor dallarından biridir. Bu alanda Türkiye&#8217;nin en iyi beyin cerrahlarından biri olan Op. Dr. Murat KARAKUŞ kendini tanıtan websitesine gerek beyin cerrahisinin içerdiği sorunlarla, gerek kendi özgeçmişiyle ilgili bilgi vermiştir. <a title="beyin cerrahı" href="http://www.beyin-cerrahisi.net">Beyin cerrahı</a> Op. Dr. Murat KARAKUŞ Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp mezunudur. Kendisiyle ilgili daha çok bilgi;</p>
<p><a title="beyin cerrahisi" href="http://www.beyin-cerrahisi.net">Beyin Cerrahisi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/beyin-cerrahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp-Dolaşım sistemi</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 23:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[damarlar]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşım sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs aortu]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp dolaşım sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kapakçığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp kulakçığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[Bir insan vücudu açılıp bütün olarak kalp-dolaşım sistemine bakılabilse, biri bütün vücuda yayılmış ; daha küçük olan diğeri ise doğrudan doğruya ciğerlere bağlı, iç içe iki çemberin bulunduğu görülür. Tam kesiştikleri merkezde öne doğru eğik bir kütle olan kalp yer alır. İki çember, karşılıklı olarak büyük ve küçük kan dolaşımını temsil eder. Görevleri, kanı vücudumuzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_305" class="wp-caption alignleft" style="width: 388px"><img class="size-full wp-image-305" title="Kalp Dolaşım Sistemi" src="http://www.yuzoniki.net/wp-content/uploads/2009/12/Untitled1-1.png" alt="kalp" width="378" height="311" /><p class="wp-caption-text">kalp</p></div>
<p>Bir insan vücudu açılıp bütün olarak kalp-dolaşım sistemine bakılabilse, biri bütün vücuda yayılmış ; daha küçük olan diğeri ise doğrudan doğruya ciğerlere bağlı, iç içe iki çemberin bulunduğu görülür. Tam kesiştikleri merkezde öne doğru eğik bir kütle olan kalp yer alır. İki çember, karşılıklı olarak büyük ve küçük kan dolaşımını temsil eder. Görevleri, kanı vücudumuzun her köşesine ulaştırmaktır.</p>
<p>Bu sistemin çeşitli kısımlarını görelim. Kalp: Yaklaşık 300 gram ağırlığında, yumruk büyüklüğünde (boyutları vücudun iriliği ve ağırlığı ile belli bir orandadır) ve piramit şeklindedir. Dış yüzeyi düz bir görünüştedir. İç bölünmeyi yansıtan biri dikey diğeri yatay iki derin çizgi dış yüzey üzerinde yer alır. Kalbin beslenmesini sağlayan koroner damarlar da buradadır. Dıştan içe doğru gidilince sıra ile üç tabaka karşımıza çıkar:<br />
a) Bir cins koruyucu kese görevini yapan perikard;<br />
b) kalbin hareketlerini sağlayacak yetenekte olan kalbin kas dokusu, miyokard;<br />
c) kalp kapakçıkları içine girmesi nedeniyle özel önem taşıyan endokard (ya da iç tabaka).</p>
<p>Kalbi ortadan ikiye açacak olursak dört boşluğa ayrıldığını görürüz. Bu boşlukların ikisi üstte, ikisi alttadır. Üsttekilere kulakçıklar «atrium = atriyum», alttakilere karıncıklar «ventrikulum=vantrikül» adı verilir. Üst kulakçık, kendisiyle aynı tarafta bulunan karıncıkla bağlantılıdır ve öbür yandaki karıncık veya kulakçıkla ilişkisi yoktur. Bu durumda sağ kulakçık ve karıncıktan oluşan bir sağ kalp, bir de sol kulakçık ve karıncıktan oluşan sol kalp vardır. Kalbin bu iki kısmı, kalın bir duvarla birbirinden ayrılmıştır. Ayrıca sağ ve sol kalbin kulakçıklarıyla karıncıkları da kastan yapılma birer duvarla birbirlerinden ayrılmıştır. Kulakçıklar hizasındaki bu bölmelere atriyum septumu, karıncıklar düzeyindekine de vantrikül septumu adı verilir. Üstteki kulakçıklarla alttaki karıncıklar arasında ulaşım, en dar kısmında iki kapakçık bulunan bir çeşit boru aracılığıyla sağlanır. Sağ kalpteki kapakçığa üçlü kapakçık, sol kalpteki kapakçığa ikili kapakçık veya mitral  kapak  adı  verilir. Kapakçıklar örümcek ağım andıran bir kas sistemiyle kalbin duvarlarına bağlıdır. Bunlara Papiller (ipliksi) kaslar denir. Sağ kulakçığa iki toplardamar ulaşır. Ana toplardamarlar&#8217; adı verilen bu damarlardan üstteki 6-8 cm uzunluğunda, alttaki ise 22-26 cm uzunluğundadır. Sol karıncıktan 2-3 cm uzunluğunda çok kısa ve kalın bir damar olan akciğer atardamarı çıkar.</p>
<p>Akciğerden çıkan akciğer toplardamarları sol kulakçığa ulaşırken, sol karıncıktan da organizmanın ana atardamarı olan aort çıkar. Bu damar, «çıkan aort», «inen aort» olmak üzere ikiye ayrılır. İnen aort&#8221; adı verilen aort yayından başa ve kollara giden bütün atardamarlar; göğüs aortu, karın aortu çıkar. Karın aortu, daha sonra kanı vücudun arka kısmına<br />
ve bacaklara götüren iç ve dış iliak atardamarlarına ayrılır.</p>
<p>Atardamarlar, toplardamarla, çapları milimetrenin 50-200 binde biri kadar olan son derece sık bir ağ oluşturan kılcal damarlar aracılığıyla birleşirler. Kılcal damarlar ağı toplam 100 000 kilometrelik bir uzunluğa ve toplam 6 000 metrekarelik bir alana ulaşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/kalp-dolasim-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan Hastalıkları</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kan-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kan-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 23:19:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[akut lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[akyuvarlar]]></category>
		<category><![CDATA[anemi]]></category>
		<category><![CDATA[hemofili]]></category>
		<category><![CDATA[hemorajik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kan hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kan hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Normal şartlarda kandaki alyuvarların sayısı, bu dokunun diğer elemanlarının sayısı gibi normal şartlarda hep aynıdır. Alyuvarlar azaldığı zaman anemiden söz edilir.
Aneminin nedenleri çok değişik olabilir. En çok bilineni kuvvetli bir kanamadır. Fakat bazı durumlarda fark edilmeyecek kadar hafif ama devamlı iç kanamalar da olabilir. Kanama, telâfi edilmeyecek bir şekilde demir kaybına neden olur. Bu yüzden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-302" title="alyuvarlar" src="http://www.yuzoniki.net/wp-content/uploads/2009/12/Untitled0-2.png" alt="alyuvarlar" width="405" height="291" />Normal şartlarda kandaki alyuvarların sayısı, bu dokunun diğer elemanlarının sayısı gibi normal şartlarda hep aynıdır. Alyuvarlar azaldığı zaman anemiden söz edilir.</p>
<p>Aneminin nedenleri çok değişik olabilir. En çok bilineni kuvvetli bir kanamadır. Fakat bazı durumlarda fark edilmeyecek kadar hafif ama devamlı iç kanamalar da olabilir. Kanama, telâfi edilmeyecek bir şekilde demir kaybına neden olur. Bu yüzden kemik iliği içindeki çok az hemoglobin (alyuvarlarda bulunan oksijen ve karbonhidratı taşıyan karmaşık protein) içeren alyuvarları üretmek zorunda kalır. Bu durumda hemoglobinin azalmasıyla, yani az renkli alyuvarlarla hipokrom anemi olur. Fazla miktarda hemoglobin taşıyan hiperkromik anemilerde ise. hastalık karaciğerde bulunan ekstrensek faktörden, B1 vitamininden veya siyanokobalamin&#8217;den meydana gelir. Bu ekstrensek faktör midedeki entrensek faktörle birleşerek kemik iliğinin normal alyuvarları yapmasını sağlar.<br />
Aplastik anemilerde kemik iliği, alyuvarları yeterli olgunlukta üretemez. Böylece olgunlaşmamış bir şekilde dolaşıma giren alyuvarlar görevlerini yapamazlar. Bazı tip anemiler genetik nedenlerle ortaya çıkar.</p>
<p>Akyuvarların çoğalmasıyla meydana gelen hastalığa ise lösemi denir. Lösemiler akut ve kronik olabilir. Akut lösemiler çoğunlukla çocuklarda, kronik lösemiler ise 45-50 yaşları arasındaki kimselerde görülür. Ayrıca çocukluk çağında sık görülen lösemi şekilleri özel ilgi çeker. Bunlar alyuvarların tipi ile ilişkili olarak lenfoblastik ve miyeloblastik olmak üzere ayrılırlar. Miyeloblastom 30 yaşma kadar belirli bir dayanıklık (değişmezlik) gösterir. Lenfoblastom ise 5 yaşma kadar akut süreklilik gösterir. Daha sonra, bu hastalığa yakalananlarda 40 yaşma kadar bir azalma olur. Bu yaşı geçtikten sonra her iki lösemi şekli de çoğalmak için tekrar yeni bir eğilim gösterir ve 55 yaşa kadar devam eder. 70 yaşında lenfoblastik şeküler en yüksek düzeye ulaşır.</p>
<p>Akut lösemilerin kökeni, bugün tıbbın en dramatik ve en zor sorunlarından biridir. Bu tür hastalıkların nedeni çeşitli faktörlere bağlanmaktadır: Japonya&#8217;da atom bombasının kullanılmasından sonra ve nükleer merkezlerde çalışanlarda görülmesi nedeniyle faktörler arasına nükleer radyasyonlar da girmiştir. Bir başka faktör de genetik tipte değişmelerdir. Meselâ lösemi özellikle mongoloid biçimi gösteren ve zekâ geriliği olan kişilerde görülür. Hayvanlarda virüslü löseminin varlığını kanıtlayan virüsün özel aksiyonları ve hücrenin kalıtım, maddesinin (DNA) düzeyinde değişmeleri de bu faktörler arasındadır.</p>
<p>Löseminin nedeni ne olursa olsun, başlıca üç çeşit semptomdan meydana gelmiştir: Ateş, soluk renk ve hemorajik olaylar. Çok defa özellikle çocuklarda, ateş romatizmaya aitmiş gibi görünmekte ve yalın bir anjin veya bir grip şekliyle karıştırılmaktadır. Buna rağmen özellikle dikkat edilecek husus diş etlerinde, dilde ve boğazda sürekli kanamalardır.</p>
<p>Akut lösemilerden vücudun bütün bölümleri etkilenir: Böylece sinir sisteminde menenjit belirtileri, baş dönmeleri; sindirim sisteminin bulantı, kusma, mide ağrısı, diyare belirtileri, kardiyovasküler sisteminin kalp ağrıları, taşikardi, vantrikül yetersizliği, perikardit, pankreas ve eklem ağrıları, şişlik, antiküler boşluklarda kan toplanması, karaciğer büyümesi (hepatomegali) ortaya çıkar. Ayrıca dalak da büyür ve hepatosplenomegali meydana gelir.</p>
<p>Akut lösemilerin tedavisi kimyasal maddelerin kullanılmasına bağlıdır. Bu maddeler, antifolikleri, antipürinleri, alkilanları, guanildrazonu, antimitotikleri, kortikosteroidleri, iyonlaştırıcı radyasyonları, antitüberküloz aşısını (BCG) içerir. Bütün bu tedavi ilaçlarının kullanılması çok defa hastanın 4-5 yıl daha fazla yaşamasını sağlamış ve bazen bu semptomlar kaybolmuş ve klinik iyileşmeden söz edilmiştir.</p>
<p>Kan hastalıkları arasında kanamaya kolayca eğilim gösteren hemorajik hastalıklar büyük önem taşır.<br />
Hemofili bu hastalıkların klasik bir örneğidir. Hemofilide küçük bir tırmıktan bile ortaya çıkan vahim kanamalar görülür. Hemofili sadece erkeklerde görülen ve kalıtım yoluyla geçen bir hastalıktır. Kadınlar bu hastalığı taşırlar ve kendileri yakalanmadan iletirler.<br />
Hemofiliye doğumdan itibaren rastlanır ve yeni doğmuş bebeğin hayatını tehlikeye sokar. Daha büyük çocuklarda hemorajiler yere düşmelerle görülür. Bir diş çekildiği zaman veya bademcikler alındığı zaman yine hemorajik belirtiler ortaya çıkar. Kan genellikle artiküler boşluklarda toplanır: Daha çok diz ekleminde görülür.</p>
<p>Diğer hemorajik hastalıklar Rendu-Os1er ve Werlhof hastalıklarıdır.</p>
<p>Rendu-Osler hastalığı derinin ve mukozaların terminal damarlarının ufak ufak genişlemesinden meydana gelir. Çok defa bu genişlemelerin birer özel şekli olur. En sık görüleni yıldız şeklindedir. Rendu Osler hastalığının sadece estetik değil pratik bir önemi de vardır; çünkü damar genişlemelerinin duvarları çok incedir, kolaylıkla yırtılabilir ve kanamalara neden olur. Bu hastaların % 80&#8242;inde küçük bir çarpmanın sonunda şiddetli burun kanamaları görülür. Hastalık kalıtımla ilgilidir.</p>
<p>Werlhof hastalığı, hastanın vücudunda kırmızı lekelerin görülmesiyle başlar. Bu küçük lekeler sonra morlaşır ve sonunda da kaybolmadan önce sarımtırak renk alır. Hastalık orta veya büyük kanamalara eşlik eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/hastaliklar/kan-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sindirim Sistemi Nasıl Çalışır</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sindirim-sistemi-nasil-calisir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sindirim-sistemi-nasil-calisir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 23:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Yiyecek lokması (yeşil renkte) kardiya (mide ağzı) seviyesine gelince (aşağıdaki sayfada mideden önce gösterilen) mideye girmeden önce hafifçe duraklar. Sonra midenin dibinde tabakalar hâlinde birikir. Yemeğin birikmesiyle midenin çeperini oluşturan kas lifleri gerilimini kaybederler, yani artık sıkmayan eski lastikler gibi olurlar. Her öğün için mide 500 santimetreküp mide suyu üretir (günde yaklaşık 1500 cm3). Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yiyecek lokması (yeşil renkte) kardiya (mide ağzı) seviyesine gelince (aşağıdaki sayfada mideden önce gösterilen) mideye girmeden önce hafifçe duraklar. Sonra midenin dibinde tabakalar hâlinde birikir. Yemeğin birikmesiyle midenin çeperini oluşturan kas lifleri gerilimini kaybederler, yani artık sıkmayan eski lastikler gibi olurlar. Her öğün için mide 500 santimetreküp mide suyu üretir (günde yaklaşık 1500 cm3). Bu mide suyu, kaslı lifleri yenen yiyeceklerden ayıran hidroklorik asiti, etli besinleri parçalayan pepsini, sütün kazeinini etkileyerek bunu pıhtılaştıran ve yeni doğan bebeklerin sütü hazmetmelerini sağlayan mide suyu lipazını içerir.</p>
<p>Mide suyu midenin duvarında oluşur. Hidroklorik asit kardiya&#8217;nm yanındaki bezlerden üretilir, pepsin ise gastrik mukozada yayılmış hücrelerden salgılanır (aşağıdaki yuvarlak). ilk olarak mideye giren yiyecek kısmi olarak sindirilmeye başlar. Yavaşça midenin pilorik ucundaki şişlik olan antruma geçer. Burada mide kasılmaları daha yoğundur. Yiyecekler, mideye girdikten yirmi dakika sonra pilor&#8217;u geçmeye başlarlar. Her kasılmada bütün kütlenin % l&#8217;ine eşit yiyecek duedonuma geçer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/sindirim-sistemi-nasil-calisir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykusuzluğa Ne İyi Gelir?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/uykusuzluga-ne-iyi-gelir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/uykusuzluga-ne-iyi-gelir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 08:37:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uyku sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[uyku tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluga iyi gelen]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[1- kendinize fazla yormayın.
2- gün içinde şekerleme yampmayın.
3- uyku gözlüğü ve kulaklığı kullanın
4- dinlendirici ve rahat yastık ve yatak tercih edin.
5-  yatmadan önce alkolden içmeyiniz.
6- kanepede televizyon karşısında yatmamaya çalışın ve yatak değiştirmeyin. 
7- Uyku saatlerinizdüzenli olsun. Her akşam her aynı saatte yatıp her sabah aynı saatte kalkın.
8- Eve iş getirmeyin. Evde dinlenin
9- yatmadan önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- kendinize fazla yormayın.<br />
2- gün içinde şekerleme yampmayın.<br />
3- uyku gözlüğü ve kulaklığı kullanın<br />
4- dinlendirici ve rahat yastık ve yatak tercih edin.<br />
5-  yatmadan önce alkolden içmeyiniz.<br />
6- kanepede televizyon karşısında yatmamaya çalışın ve yatak değiştirmeyin. <img src='http://www.yuzoniki.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
7- Uyku saatlerinizdüzenli olsun. Her akşam her aynı saatte yatıp her sabah aynı saatte kalkın.<br />
8- Eve iş getirmeyin. Evde dinlenin<br />
9- yatmadan önce hafif bi müzik dinleyin. uykuya iyi gelir.<br />
10- uyuduğunuz odayı bol bol havalandırın.<br />
11- yatamadan önce bişeyler yemeyin.<br />
12- uyku hapları metabolizmayı bozar, kullanmayın.</p>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px;">http://www.r10.net/domain-satis/526371-tum-uzantilari-dolu-mp3-domaini-satilik.html</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/uykusuzluga-ne-iyi-gelir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş İpi Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/dis-ipi-nasil-kullanilir.html</link>
		<comments>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/dis-ipi-nasil-kullanilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 10:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[diş ipi]]></category>
		<category><![CDATA[diş ipi ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[diş ipi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yuzoniki.net/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[Diş ipi, diş aralarında          kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir          araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi          kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.
Dişler fırçalandıktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş ipi, diş aralarında          kalan yiyecek artıklarının uzaklaştırılması açısından çok yararlı bir          araçtır. Çok küçük yaşlardan başlanarak uygun diş fırçalama ve diş ipi          kullanma tekniklerinin öğrenilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Dişler fırçalandıktan          sonra diş ve diş eti çizgisi ile dişler arasında kalan yemek          artıklarının temizlenmesi için diş ipi kullanılır. Bu artıklar en önemli          çürük nedenlerindendir.</p>
<p>1.   Otuz santimetre          kadar diş ipi alınır. Diş ipinin bir bölümü bir elin orta parmağına          diğer                         ucu da diğer elin          orta parmağına dolanır. İpin bir bölümü ortada kalmalıdır.</p>
<p>2.   Ortada kalan ip          bölümü işaret parmağı ile geriye doğru itilir.İp, dişler arasından geçirilir.                          Bu          hareket sırasında sert olunmamalıdır. İp diş etine kadar indirildikten          sonra ağız           boşluğuna doğru diş aralarını sıyıracak biçimde indirilir. Bu sırada diş etinin               kesilmemesine   özen gösterilmelidir.</p>
<p>3.   Aynı uygulama diğer bir parça          ip alınarak alt dişler için de tekrarlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yuzoniki.net/genel-saglik-bilgileri/dis-ipi-nasil-kullanilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
