Kısırlık: Ne Demektir, Ne Gibi Araştırmalar Yapılmalıdır?


Eşlerin kısırlığına neden olan başlıca patolojik haller. Meninin patolojisi. Kadın jenital sisteminin morfolojisi ve bu sisteminin fonksiyonunu da ilgilendiren hastalık halleri. Bu üç hastalık şeklinde yapılması gereken testler nelerdir.

Eşlerin kısırlığı ne demektir?

Düzgün şekilde sürdürülen bir cinsî faaliyete rağmen en fazla 18 aylık bir süre içinde hamilelik meydana gelmezse, bu çift kısır kabul edilir. Bu süre içinde mantıki olarak hiçbir doğum kontrol yöntemi kullanılmamalı ve cinsel birleşmeler haftada iki veya üç defa olmak üzere ortala ma sıklıkla yerine getirilmelidir.
Altı aydan evvel bir çiftin kısır olup olmadığına dair araştırmaya girişmek gereksizdir. Çünkü normal eşlerden meydana gelen bir çiftte bile % 100 gebelik ihtimali yoktur.

Geçmişte bir çocuğu olmuş bir çiftin bir daha çocuğu olmuyorsa bu çift kısır kabul edilebilir mi?

Evet. Bu durumda hiç çocuk sahibi olmayan çiftlerin, birinci derecede kısırlığından farklı olan ikinci dereceden kısırlık söz konusudur. Tabii bu değişiklik, kısırlık durumunda belirli bir bekleyiş süresi sonrasında değerlendirilir. Bu durum için de daha evvelki cevapta gösterilen incelemeler geçerlidir.

Hamile kalmasına rağmen düzenli olarak düşük yapan bir kadın kısır kabul edilebilir mi?

Bu durumda «doğurma kabiliyetinden yoksunluk» veya «verimsizlik» adını alan özel bir kısırlık şekli söz konusudur. Erkekten çok kadında olan verimsizlik nedenleri bu kavramın çiftlere ait olmadığını göstermez. Tekrarlayan düşüklerde, gebeliği beklemek için geçirilen süreye bağlı kalmaksızın teşhis yollarını derinleştirmek gerekir.

18 ayın geçmesini beklemeden endişelenmek doğru mudur?

Eşlerin her ikisi de gençse (30 yaşın altında) ve ciddi hastalıklar geçirmemişlerse 18 ayın dolmasını beklemek gerekir. Kırk yaşına gelmiş eşlerde, eşlerden biri karınla ilgili karmaşık bir ameliyat geçirmiş veya karın zarıyla ilgili vahim bir iltihaplanmaya veya bir travmaya hedef olmuşsa, ilk beş-altı aydan sonra durumun araştırılması gerekir.

İlk yaklaşım nasıl olur?

Maalesef bütün söylenenlere rağmen, kısır eşlerin hikâyesi hayâl kurmalarla, hayâl kırıklarıyla, çok heyecanlı ilgilenme devreleri ve vazgeçmelerle; testlerin hızlanması ve yeniden heyecanlanmalarla doludur.

Bu her şeye yeniden başlamak gerektiğini mi gösterir?

Hayır. Yapılmış olan her şey bir kenarda tutulmalıdır. Çünkü tekrarlanması yararsız veya zararlı olan bir test söz konusu olabilir. Evrimini sürdüren bir proses varsa daha evvelki testler önceki devrelerin belgesel kanıtı sayılır.

İlk muayenede koca da hazır bulunmalı mıdır?

Kesinlikle evet. Eşlerin her ikisinin de varlığı gereklidir. İkisinden birinin normal olduğu kabul edilse veya mümkün hastalık halleri teşhis edilse bile karı-koca birlikte hazır bulunmalıdır. Ancak bu şekilde doktor problemi değerlendirirken eşlerin karakter yapısıyla ilgili anlamlı ve kaçınılmaz öğeler elde edebilir. Ayrıca doktorla eşler arasında psikolojik ilişki sağlamlaşır; hem de çiftlere daha sonraki incelemelerde yararlı olacak bilgiler verilmiş olur.

Daha sonraki muayenelerde eşlerin her birinin bulunması daima gerekli midir?

Değildir. Aslında heyecan bakımından eşlerin birlikte varlığı birçok güçlüğün yenilmesinde yardımcı olabilir. İlk muayenede amaç, değişik hastalık halleri arasında bir seçim yapmak ve sonuç olarak kısırlığın en mümkün nedenine varmaktır. Bu andan itibaren karı-koca birbirlerine bağlı kalmaksızın iki seri teste tâbi tutulur.

Bu seçimi yapmak için doktorun ilk muayenede istediği şeyler nelerdir?

Hasta daha evvelki testlerinin sonuçlarını düzenli ve tam olarak doktoruna sunmalıdır. Bunları inceleyen doktor eşlerin akrabalarıyla (anne-baba) ve kendilerinin çocukluklarıyla ilgili bilgileri alır. Bu yüzden eşlerin bu konudaki bilgileri evvelden hatırlamaları veya bir yere not etmeleri istenir.

Akılda tutulması gereken en önemli bilgiler hangileridir?

Konu erkek ve kadınlara göre değişir. Erkeklere amaca en uygun tedavi uygulanır. Kadın beş tip soruya kesin olarak cevap vermekle yükümlüdür:

1) Ailesindeki önemli hastalıklar (şeker, tiroid hastalıkları, damar hastalıkları, tüberküloz, şişmanlık, diğer kısırlık halleri).
2) Kişinin doğumundan başlayarak meydana gelen hastalıklar ve ameliyatların önemlileri (difteri, tifo, apandîst, peritonit; doğuştan olan iltihaplanmalar, diyatermik pıhtılaşmalar, yani vücudun hareketiyle ilgili olan pıhtılaşma vakaları; akciğer hastalıkları; doğuştan olan şekilsizliklerin düzeltilmesi, raşitizm).
3) Fonksiyonel problemler (hayatın belirli dönemlerindeki menstruasyon devrelerinin ağrı, sıklık süre ve uzunluk özellikleri; periyodik devreye veya ovnülas yona bağlı rahatsızlıklar; doğum kontrol haplarının alınması veya diğer hormonal tedaviler sonucu ortaya çıkan kişisel be lirtiler; bir yıl içinde meydana gelen menstruasyon düzensizlikleri).
4) Cinsiyetle ilgili problemler (cinsel arzu hastalıkları, penisin vajinaya girerken ortaya çıkardığı güçlükler, cinsel birleşme sırasındaki acılar, orgazm olma güçlüğü, birleşmelerin sıklığı, birleşmeyi engelleyen psikolojik, fiziksel, sosyal durumlar).
5) Kadının doğumla ilgili geçmişi (doğumla sonuçlanan evvelki gebelikler, kürtajlar, gebelik ihtimali gösteren âdet kanaması aksaklıkları, daha evvelki doğumların ve kürtajların patolojik sonuçları).

Sonuca varmak için kaç muayene yapılması gereklidir?

Bu konuda bir tahmin yapmak güçtür; çünkü çok değişken durumlar söz konusudur.
En basit durumlarda bir veya iki ay süren araştırmalar sonucunda kısırlığın nedeni ortaya çıkabilir. Eşlerin birçoğu tahminden sonra özel testlere geçmek için sekiz, dokuz aydan fazla beklememeyi tercih etmektedir.

Normal kabul edilen bir beklemeden sonra çocuğu olmayan ve daha evvelden de hiç çocuğu olmamış bir çift, problemi ilk defa nasıl halledebilir?

Bu durumda birinci dereceden kısırlık söz konusudur. Bu çiftler kısırlığın nedeni sayılabilecek muhtemel nedenler arasında asıl sorumlu durumun bulunmasına yönelik bir seçime tabi tutulur.

Bu işe nasıl başlanır?

Seçilen testin, kısırlığa en yüksek oranda teşhis cevabı vermesi ve en az oranda travma özelliğini taşıması istenir. Bu şekilde mümkün nedenlerden meydana gelen her grupta örneği bulmak için bir araştırma yapılır ve alman sonuca göre o grubun teşhis amacıyla kullanılmasına karar verilir.

İlk seferde kaç tane, hangi kısırlık grupları ortaya çıkar?

Seçim ilk yaklaşım sırasında yapıldığı için araştırmanın esası yine eşlere dayanır.
Başlıca üç grup vardır: 1) Meninin hastalık özelliği göstermesi, 2) kadınların jenital sistemine ait morfolojik hastalıklar, 3) kadınların jenital sisteminin fonksiyonel hastalıkları.

Bu üç grubun dışında başka kısırlık sebepleri yok mudur?

Evet, vardır. Rahim boynu mukozası ve meni arasındaki etkileşime ait bütün öğeler, spermatozoonların (yumurtayla karşılaşmak için) yolun ağzına çıkmalarını engeller. Bu şekilde spermler yumurtayla birleşecekleri yola giremez. Tabii bu olay da kısırlığa sebep olur. Bu ve bunun gibi sebeplerin başlangıçta ortaya çıkarılmamasının da iki sebebi vardır: A) Bu, çoğunluğu yararsız olacak testlere bütün hastaların tabi tutulması demektir. B) Bunlar gibi ikinci dereceden nedenlerin doğru olarak değerlendirilmesi için birinci dereceden nedenlerin üzerinde kesin fikir sahibi olmak gerekir.

Yukarıdaki kısırlık sebeplerinden hangileri, hangi oranlarda görülür?

Birinci gruba ait olan kısırlık sebepleri erkeklere ait olup % 45 oranındadır. Morfolojik hastalıklar % 30, fonksiyonel hastalıklar ise % 20′yi bulmaktadır.

İncelenmesi gereken grubun seçimi için doktor nasıl karar verir?

Daha önceden söylenildiği gibi, kısırlık nedenlerini teşkil eden grupların içinde en vahim problemler için basit ve acı vermeyen testler vardır. Erkek rahatsızlıklar için tam bir meni testi yaptırmak yeterlidir. Morfolojik hastalıklar için rahme ve rahim borularına hava verme işlemi uygulanarak işe başlanır. Fonksiyonel hastalıklar genellikle yumurtlamanın varlığına bağlı olduğu için kadından iki veya üç ay boyunca vücut hareketini kaydetmesi istenir.

Morfolojik grubun testleri hangileridir?

Bu testlerin anlamını iyice kavrayabilmek için kadın jenital sisteminin anatomisini tam olarak göz önüne sermek gerekir. Kadın jenital sistemi hepsi oyuk, bir seri teşkil eden organlardan meydana gelir.
Bu organlar (vajina-rahim-rahim borusu) dıştan karın boşluğuna doğru giden bir yol çizmek şeklinde birbirleriyle bağlantılıdır. Bu kesimlerin birbirine bağlanması spermotozoonun yukarı çıkması, yumurtalıktan itilen yumurtanın inmesi ve bunların rahim borusunun ortaya yerinde karşılaşması için şarttır.
Kadın jenital sisteminde boşluğu sınırlandıran bir iç yüzey, bir duvar ve bir dış yüzey bulunur. Bu sistemin özelliklerini değerlendirmek için en aşağı üç test uygulamak gerekir:
A) Rahim ve salpenksin (rahim borusunun) radyografisi, jenital boşlukları kontrast maddeyle doldurarak, bunların şeklini ve mukozalı yüzeyini değerlendirmeye yarar.
B) Rahim ve borularına hava verme işlemi, rahim borularının yolları hakkında bilgi edinmemizi sağlar ve jenital kesimdeki değişik duvarların kaslarındaki çekilme-büzülme özelliğinin nasıl olduğunu gösterir.
C) Pelvis radyografisi, karın boşluğundaki organların dış yüzeyini gösterir (rahim, rahim borusu, yumurtalıklar) ve bu organlarla diğer yapılar arasındaki ilişkiyi ortaya koyar (mesane, rektum, periton).

Fonksiyonel grubun diÄŸer testleri hangileridir?

Bu soruya uygun şekilde cevap vermek için normal bir jenital sistemin çalışması hakkında bilgi verelim. Menstruasyonun periyodik devresi, bu menstruasyonun ilk gününden, bir sonraki menstruasyonların bir önceki gününe kadar, gebeliğin başlangıcı sayılabilecek birtakım değişmeler gösterir. Ürinal sistemi meydana getiren bütün dokularda değişmeler olur; bu değişmelerin özelliğine göre spermatozoonun rahim boynu boyunca yukarı çıkması, yumurtalığın yumurtayı geliştirmesi ve bunu dışarı atması, bu yumurtanın rahim borusu boyunca iletilmesi, rahim boşluğunun duvarına yerleşmesi ve burada gelişmesi, döllendikten sonra kendi başına yaşamaya devam etmesi mümkün olur.
Bütün bunlar hormon denen bazı maddeler tarafından düzenlenir. Hormonlar periyodik olarak bazı endokrin bezlerinden salgılanır (hipotalamus, hipofiz, yumurtalık).
Bu hormonlar, jenital sistemin içinde bulunduğu menstruasyon devresinin durumuna göre, kanda ve idrarda değişik nitelik ve nicelik özelliklerine sahip olarak bulunurlar. Kadınların jenital fonksiyonunu değerlendirecek olan testler, periyodik devre boyunca alınan kan miktarı üzerinde uygulanır. Bundan başka, bir biyopsi ile, ovülasyon sonrası devrede, rahim boşluğunu örten ve döllenmiş yumurtayı alarak besleyen endometriyum katmanmda-ki değişimler gözlenir; bu şekilde dokuların hormonlara nasıl cevap verdiği anlaşılmış olur.