Son Yazılar

Kalp Hastalıklarında Cerrahi Tedavi

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Pek çok kalp hastalığı bugün cerrahi yoldan tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviye imkân bulunmadığı hâllerde, sebepler, hastanın genel şartlarında ve hastalık prosesinin agırlığında aranmalıdır. Ameliyatlar, çeşitli kalp hastalıklarına göre iki büyük gruba ayrılabilir: Açık kalp ameliyatları ve kapalı kalp ameliyatları. Bu son grupta kalp faaliyetinin kesilmesini gerektirmeyen ameliyatlar yer alır. Birinci durumda ise ameliyatı yapmak için [...]

Devamını oku »

Damar Hastalıkları

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Dünya nüfusunun yaklaşık % 35′i (çoğunluğu kadın) bu rahatsızlıktan, kan damarlarının genişlemesinden şikâyetçidir. Bunlara varisli damarlar adı verilir. Varisin en çok görüldüğü yerler bacaklar ve ayaklardır. Ancak özofagusta (yemek borusu) ya da rektumda (kalın bağırsağın son kısmı) da görülebilirler.
Varislerin en sık meydana geldiği iki damar vardır: İç ve dış saf en toplardamarları (bacakta). Varislerin oluşmasında [...]

Devamını oku »

Kalp Yetersizliği – Kalp Yetmezliği

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Bazı hastalıkların sık rastlanan ve çok defa kötü sonuçlanan komplikasyonudur: Başlıca sebepler romatizma sonucu ortaya çıkan stenoz (darlık), aort yetersizliği ve mitral kapak yetersizliğidir. Zamanla kalbin pompa işlemi değişikliğe uğrar ve sol karıncıkta gittikçe daha fazla miktarda kan birikir. Bunun sonucunda tüm akciğer dolaşımında bir yavaşlama başlar. Bu dönemde akut tipte gelişmeler ortaya çıkar.
Aşağıda yer [...]

Devamını oku »

Doğuştan Gelen Kalp Hastalıkları

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Bu hastalıklar ana rahminde veya doğumdan hemen sonra kalpte ve büyük damarlarda ortaya çıkan hastalıklardır. Dünya çocuk nüfusunun yaklaşık % 3′ünü kapsar. Hastalıkların nedenleri çok çeşitli olup bazı nedenler de henüz tam bir açıklık kazanmış değildir. Annenin yaşı, kızamık, parotis bezi iltihabı (kabakulak), grip gibi hastalıklara yol açabilecek mikrobik’ faktörler ve farmakolojik etkenler  bu  hastalıklara  [...]

Devamını oku »

Damar Sertliği

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Orta Çağ’ın salgın hastalıklarının yerini yüzyılımız insanlarını tehdit eden damar sertliği almıştır. Özellikle teknolojik gelişmenin ileri olduğu toplumlarda bu hastalığa çok rastlanmakta, bu tür toplumlarda nüfusun yüzde 35′i damar sertliğine yakalanmaktadır. Damar sertliği hastalarının arasında erkekler çoğunluktadır. Bu hastalığın başlangıcı, genellikle atardamarların çeperindeki bir değişikliğe bağlıdır. Bu değişiklik sonucunda, çeşitli evrelerden geçtikten sonra damar tıkanmasına [...]

Devamını oku »

Endokardit, miyokardit, perikardit

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Bu hastalıklar kalbin normal çalışmasını bozar. Ancak tedavi edildikleri takdirde hiçbir komplikasyon bırakmadan zamanla iyileşmeleri mümkündür. Bu bakımdan hastalığın belirtilerini, nedenlerini ve gelişmesini iyi bilmek gerekir. Pratik olarak ele alınınca bu tür hastalıklar kalbin içinde başlamaz. Bir başka bölgede meydana gelmiş ve daha sonra kan aracılığıyla yayılmış bir hastalığın kalpte yerleşmesi sonunda ortaya çıkar. Hastalık [...]

Devamını oku »

Kalp Ritmindeki Değişiklikler

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Aritmiler (kalp ve nabız ritminin bozukluğu) kalp ritmindeki âni değişiklikler sonucu ortaya çıkar. Bundan başka bilinen ritim kontrol merkezlerinden kaynaklanmayan uyarıların kaybolmasına bağlı aritmiler de vardır. Bunlardan birincisi sinüse (kalpte bir uyarı bölgesi) bağlı olarak ortaya çıkar. İkinci tip aritmiler ise heterotopiktir (uyarının olmaması gereken yerde belirmesi). Sinüzal taşikardilerde (kalp atışının hızlanması) dakikada 100-140 çarpışlı [...]

Devamını oku »

Hipertansiyon

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Yetişkin kimselerde dolaşım sistemindeki bozukluklar, yüksek tansiyona (hipertansiyon) yol açan nedenlerin başında gelir. Hipertansiyonun başlı başına bir hastalık oluşturduğu durumlar vardır. Bundan başka ikincil hipertansiyonlardan da söz edilir. Böyle hallerde arter basıncındaki artma, temel bir hastalığın belirtisidir. Hastalığın nedenleri, zamanında ele alınıp tedaviye gidilirse, hipertansiyon, tam olarak değilse bile, kısmen engellenebilir. Damarlar eskiyip canlılık ve [...]

Devamını oku »

Göğüs Anjini Krizi

29 Eylül 2009 | Yorum yok

Göğüs anjini krizi (angina pektoris) birdenbire başlar: Göğsün sol tarafında, kalp hizasında bıçak gibi girip çıkan bir sancı duyulur. Sancı sol omuz, kol ve ele doğru yayılır. Hastanın yüzü solgunlaşır, iki büklüm olur ve şiddetli bir ızdırap duymaya başlar. Kalp kası hücrelerinin çalışması için gerekli oksijenin eksikliği sonucu beliren anjinin tipik saldırısı böyle gelişir. Bu [...]

Devamını oku »